Dünyanın en iyi çorbaları sıralamasında Türk mutfağından 4 lezzet yer aldı. Beyran’dan mercimeğe hangi çorbalar kaçıncı sıraya girdi?

Bizim için sofranın başlangıcı, hastalandığımızda ilk aklımıza gelen yemek, bazen de gecenin bir yarısı soluğu lokantada almamızın sebebi… Çorbanın Türk mutfağındaki yeri gerçekten başka. Meğer bu konuda yalnız değilmişiz; dünyanın da gözü bizim çorbalardaymış...

Dünyanın farklı mutfaklarını ve geleneksel yemeklerini değerlendiren TasteAtlas’ın çorba sıralamasında Türk mutfağından birden fazla lezzetin yer alması bana hiç şaşırtıcı gelmedi.


Asıl güzel olan ise Beyran’ın listenin ikinci sırasına kadar yükselmesi.

Paraguay’ın Vori-vori çorbası birinci olmuş, hemen arkasından bizim Gaziantep’in Beyran’ı gelmiş. Japon ramenlerinden, Uzak Doğu’nun meşhur çorbalarından, Avrupa ve Latin Amerika mutfağının köklü tariflerinden söz edilen bir listede Beyran ikinci sırada.

Beyran-1


Az buz iş değil.

Ama Beyran’ı yalnızca “çorba” diye tanımlamak da Gazianteplilere biraz haksızlık olabilir.

Çünkü önünüze gelen o tabakta et var, pirinç var, sarımsak var, acı var… Üstelik öyle ağır ağır kaşıklanacak sıradan bir başlangıç yemeğinden de bahsetmiyoruz. Özellikle sabah saatlerinde Beyran içenleri görünce insan bir kez daha anlıyor: Bu yemek karın doyurmaktan biraz daha fazlası.

Bir şehir alışkanlığı.

Bir kültür.

Belki de Türk mutfağını dünyada ilginç kılan taraf tam olarak burada başlıyor.

Mercimek-2


Mercimeği Küçümsüyoruz Ama Dünya Küçümsemiyor

Listenin devamında çok tanıdık başka bir isim daha var: Mercimek çorbası.

Hem de 12’nci sırada.

Şimdi düşünün…

Kaçımız mercimek çorbasını “özel bir yemek” olarak görüyoruz?


Lokantaya gideriz, garson “Çorba ne var?” dediğinde büyük ihtimalle mercimek vardır. Evde ne yapacağımızı bilemediğimiz günlerde mercimek kaynar. Kışın içeriz, yazın içeriz. Üzerine biraz limon sıkar, kimi zaman pul biberli yağ gezdiririz.

O kadar hayatımızın içindedir ki değerini fark etmiyoruz.

Dünyanın başka bir ucundan bakan biri içinse durum farklı.

En Cok Icilen Turk Corbalari 31938


Bizim sıradanlaştırdığımız o tabak, başka biri için keşfedilecek yepyeni bir lezzet.

Domates çorbasının 55’inci, kelle paçanın da 69’uncu sırada kendisine yer bulmasıyla birlikte Türk mutfağının listede tek bir tarifle temsil edilmediğini görüyoruz.

Bence meselenin en güzel tarafı da bu.

Çünkü Türkiye’de “çorba” dediğiniz anda tek bir mutfaktan söz etmek mümkün değil.

Ezogelin var.

Tarhana var.

Yayla var.

Düğün çorbası var.

İşkembe var.

Iskembe Corbasi


Toyga var.

Yuvalama var.

Arabaşı var.

Tutmaç var.

Listeyi uzatmaya kalksak bu köşe yetmez.

Üstelik şehirden şehre geçerken tarifler değişiyor. Aynı isimle bildiğimiz çorbanın içine konulan malzeme, kıvamı hatta sofraya geliş biçimi bile farklılaşabiliyor.

Bir Kase Çorbanın Anlattığı Şey

Türk mutfağının dünyaya tanıtılmasında genellikle kebabı, döneri, baklavayı öne çıkarıyoruz.

Haksız da değiliz.

Ama belki biraz da çorbaya yer açmak gerekiyor.

Çünkü çorba bizim mutfağımızda yalnızca yemeğin başlangıcı değil.

Hasta olana çorba götürürüz.


Üşüyünce çorba ararız.

Uzun bir gecenin sonunda işkembeciye gideriz.

Köylerde düğün sofralarında çorba çıkar.

Anadolu'nun bazı yerlerinde sabah kahvaltısında bile çorba içilir.

Yani o kasenin içinde yalnızca et, bakliyat, sebze ve baharat yok.

Bir yaşam biçimi de var.

Dünyada gastronomiye yönelik ilgi arttıkça insanların artık yalnızca “en pahalı” ya da “en gösterişli” yemekleri aramadığını düşünüyorum. Yerel olanı, hikâyesi bulunanı, yıllardır aynı bölgede pişirilen yemekleri keşfetmek daha cazip hale geliyor.

Ezogelin Corbasi Tarifi 1772712244385


İşte Türk mutfağının avantajı tam burada.

Bizim hâlâ “Evde bugün ne çorbası yapsak?” diye düşündüğümüz tarifler, dünyanın başka bir köşesindeki insan için gastronomik bir keşfe dönüşebiliyor.

Beyran’ın dünya sıralamasında ikinci olması bu nedenle yalnızca Gaziantep adına güzel bir sonuç değil.

Mercimeğin 12’nci olması da yalnızca bir yemek sıralaması değil.

Bunlar bize elimizde nasıl bir mutfak hazinesi bulunduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

Belki de Türk mutfağının dünyaya açılacak bir sonraki büyük kapısı sandığımızdan çok daha mütevazı bir yerde duruyor.


Dumanı tüten küçük bir kasenin içinde…

Ve kabul edelim;

Biz çorbayı gerçekten iyi biliyoruz.