Bursa Yıldırımspor deplasmanından bir puanla dönen Balıkesirspor, şampiyonluk yarışını sürdürüyor. Ancak kaçan fırsatlar, basit savunma hataları ve hücumdaki üretkenlik sorunu, kırmızı-beyazlıların önündeki önemli soru işaretleri olarak duruyor.


Enteresan bir grupta mücadele ediyor Balıkesirspor. Açıp puan cetveline baktığınızda sanki grup ikiye bölünmüş gibi bir görüntüyle karşılaşıyorsunuz. İlk dokuz takım şampiyonluk ve üst lige çıkma mücadelesi verirken, son dokuz takım ise ligde kalabilmenin hesaplarını yapıyor. Bir başka ifadeyle üsttekiler zirveye, alttakiler lige tutunmaya çalışıyor. İşin ilginç tarafı, bu iki grubun kendi içindeki karşılaşmalarında ortaya çıkan sonuçlar da birbirinden oldukça farklı. Zirveyi hedefleyen takımların mücadelesinde dengeler kolay kolay değişmezken, alt sıralardaki takımların karşılaşmalarında farklı skorlar görebiliyoruz. Çünkü hedefleri ve kadro güçleri birbirine yakın takımlar karşı karşıya geldiğinde kazananı tahmin etmek, favoriyi belirlemek haliyle zorlaşıyor.

İşte Bursa Yıldırımspor-Balıkesirspor karşılaşması da tam olarak bu kategoride bir mücadeleydi. Balıkesirspor, artık bildiğimiz, hatta kanıksadığımız kadrosuyla sahadaydı. Ev sahibi Bursa Yıldırımspor ise öncelikle rakibini durdurmayı, ardından bulacağı fırsatlarla sonuca gitmeyi hedefleyen bir anlayışla oyuna başladı. Karşılaşmaya golle başlayan Balıkesirspor, erken gelen golün moraliyle oyuna ağırlığını koydu. İlk yarı boyunca hem oyun üstünlüğünü elinde tuttu hem de rakibine fazla hareket alanı bırakmadı. Bursa Yıldırımspor kendi sahasında oynamasına rağmen hücuma çıkmakta zorlanırken, Balıkesirspor farkı açabilecek fırsatlar yakaladı. Ne var ki bu fırsatları değerlendiremeyince maçın gidişatını değiştirecek o kritik golü bulamadı.

Futbolda kaçan fırsatların bazen nasıl bedel ödettiğini bir kez daha gördük. İlk yarı boyunca ciddi bir pozisyon üretemeyen rakip, devrenin son dakikasında kazandığı kornerden golü buldu. Yine yerleşme hatası, yine bireysel hata... Adeta rakibe gol ikram ettik. İlk yarıda oyunun kontrolünü elinde tutan, rakibine fırsat vermeyen Balıkesirspor, soyunma odasına üstünlükle gitmek yerine beraberlikle yetinmek zorunda kaldı. İkinci yarıya iki oyuncu değişikliğiyle başlayan Bursa Yıldırımspor, bu hamlelerin karşılığını kısa sürede aldı. Oyuna daha fazla ağırlık koyan, orta sahada üstünlüğü ele geçiren ve kalemizde daha sık görünmeye başlayan taraf ev sahibi ekipti. İlk yarının görüntüsü değişmiş, roller adeta tersine dönmüştü. İkinci yarının ortalarından itibaren Balıkesirspor yeniden oyuna ortak olsa da karşılaşmanın skorunu değiştirecek gol gelmedi.

Maç öncesinde Teknik Direktör Cem Kavçak'ın söylediği, "Yenemiyorsan yenilmeyeceksin" sözü de böylece karşılığını bulmuş oldu. Elbette iki takımın da kazanabileceği bir karşılaşmaydı. Ancak deplasmanda oynanan böyle bir mücadeleden puanla dönmek de küçümsenecek bir sonuç değil. Fakat alınan bir puanın sevincine kapılıp sahadaki eksikleri görmezden gelemeyiz. Çünkü karşımızda hâlâ çözülmesi gereken sorunları olan bir Balıkesirspor var. Çok basit goller yiyen, rakibin savunma direnci arttığında gol bulmakta zorlanan bir takım görüntüsü veriyoruz. Özellikle eli ayağı düzgün, oyun disiplininden kopmayan takımlara karşı hücum organizasyonlarında yaşadığımız sıkıntılar dikkat çekiyor.

Orta sahadan atılan uzun toplarla pozisyon aramak, zaman zaman bireysel yeteneklere güvenmek elbette futbolun bir parçası. Ancak bütün hücum planını bu anlayışın üzerine kuramazsınız. Rakip savunmanın yerleştiği, alanları kapattığı karşılaşmalarda farklı hücum varyasyonlarına ihtiyaç var. Kanat organizasyonları, pas trafiği, merkezden delici koşular ve ön alan hareketliliği olmadan rakip savunmanın kilidini açmak kolay değil.

Bireysel yetenekleriniz size bazı maçları kazandırabilir ama şampiyonluk gibi uzun soluklu bir yarışta sizi hedefe taşıyacak olan takım oyunu ve hücum organizasyonudur. Savunma tarafında ise dikkatimi çeken başka bir ayrıntı var. Genel olarak yenilen gollerin faturası stoperlere kesilir. Oysa Balıkesirspor'un savunma hattındaki sıkıntının yalnızca stoperlerden kaynaklandığını düşünmüyorum. Bek oyuncularının savunma yerleşimi, rakip kanat oyuncularını karşılama biçimi ve savunma ile hücum arasındaki bağlantıyı kurma konusundaki eksiklikleri de sorgulanmalı. Savunma dediğimiz şey sadece iki stoperin omuzlarına yüklenebilecek bir sorumluluk değil. Beklerden orta sahaya, orta sahadan forvet hattına kadar herkesin savunma disiplinine katkı sağlaması gerekiyor. Aksi halde en iyi stoper tandemine sahip olsanız bile rakibe kolay pozisyonlar vermekten kurtulamazsınız.

Şimdi bütün bunları bir kenara bırakıp puan tablosuna bakalım. Deplasmanda rakibinizden puan almak kötü bir sonuç değildir. Üstelik puan kaybettiğimiz takımlarla kendi sahamızda karşılaşacak olmamız, sezonun ilerleyen haftaları için önemli bir avantaj. Tabii bunun avantaj olabilmesi için o karşılaşmalarda gereken sonuçları almamız gerekiyor. Şampiyonluk yarışı bir haftada kazanılmadığı gibi bir haftada da kaybedilmez. Uzun soluklu bu maratonda bazen iki puan kaybedersiniz, bazen bir puan kazanırsınız. Önemli olan bu sonuçlardan doğru dersleri çıkarabilmek ve aynı hataları tekrar etmemektir.

Bursa'dan dönerken hanemize bir puan yazdırdık. Belki iki puan bıraktık ama yarışın dışına düşmedik. Yalnızca puan cetveline değil, sahadaki oyuna da bakmak gerekiyor. Çünkü hedefimiz sadece maç kazanmak değil, sezon sonunda şampiyonluk ipini göğüslemek. Bunun için de artık basit savunma hatalarını en aza indiren, hücumda daha fazla alternatif üreten ve oyunun her iki yönünü de aynı ciddiyetle oynayan bir Balıkesirspor izlemek istiyoruz.

Yol uzun, yarış zorlu. Ama bu yarışta iddiamızı sürdürebilmek için eksiklerimizi görmekten ve onları gidermekten başka çaremiz yok.