Eskişehir'de kaybedilen bir maçtan çok, sahada verilemeyen reaksiyon ses getirdi. Sorgulanan, tarihî farklı mağlubiyetin kendisinden ziyade Balıkesirspor'un neden sahada adeta yokları oynadığıydı. Şampiyonluk hedefiyle yola çıkan bir takımın böylesine ağır bir yenilgi karşısında ortaya koyduğu görüntü elbette kabul edilebilir değildi. Bahanelere sığınmadan, yaşananların üzerine gidilmesi ve gerekli müdahalenin yapılması gerektiği daha maçın ardından yüksek sesle konuşulmaya başlanmıştı.
Geç kalınmadan vurulması gereken neşter, Balıkesirspor yönetiminden geldi. Beklenen sonuç çok geçmeden açıklandı ve Polat Çetin ile yollar ayrıldı. Ardından daha "Kim gelecek?" sorusunu sormaya fırsat bulamadan yeni teknik direktör de belli oldu. Aslında yeni isim bize hiç yabancı değildi. Geçtiğimiz sezona Balıkesirspor'un başında başlayan Cem Kavçak yeniden direksiyon başına geçti.
Kadronun büyük ölçüde yenilenmiş olması, Cem Kavçak'ın takıma yabancı olduğu anlamına gelmiyor. Balıkesirspor'u, şehrin futbol atmosferini, kulübün beklentilerini ve bu camianın şampiyonluk özlemini biliyor. Elbette geçtiğimiz sezondan bugüne oyuncu kadrosunda ciddi değişiklikler yaşandı. Dolayısıyla elindeki takım, bıraktığı takımdan farklı. Ancak teknik adam açısından kulübe ve camiaya yabancı olmamak önemli bir avantaj. Cem Kavçak'ın teknik direktörlüğünü tartışmak bizim haddimiz değil. Fakat geçtiğimiz sezon devre arasında yaşanan ayrılığın uzun süre konuşulduğunu da unutmamak gerekiyor.
Şimdi önümüzde yeni bir sayfa var. Temennimiz, geçmişte yaşanan sıkıntıların tekrarlanmaması ve yarım kalan şampiyonluk serüveninin bu kez sonuca ulaşması. Çünkü Balıkesirspor'un hedefi belli. Şampiyonluk... Bunun için de artık geriye dönüp yaşananları tartışmaktan ziyade önümüzdeki maçlara bakmak gerekiyor.
Cem Kavçak'ın elinde sihirli bir değnek olmadığını hepimiz biliyoruz. Bir teknik direktör değişikliğiyle bir gecede her şeyin değişmesini beklemek gerçekçi olmaz. Ancak aynı kadronun farklı bir anlayışla, farklı bir motivasyonla ve doğru oyuncu tercihleriyle daha verimli kullanılabileceğini düşünmek de yanlış değil. Özellikle Eskişehirspor karşılaşmasında takımın ortaya koyduğu görüntüden sonra teknik heyetin yapacağı dokunuşların neler olacağını merak ediyoruz.
Yarın oynanacak Bigaspor karşılaşması, işte tam da bu nedenle önemli. Bu maç yalnızca üç puan mücadelesi değil. Aynı zamanda Eskişehir'de yaşanan travmanın ne kadar hızlı atlatıldığının da göstergesi olacak. Karşımızda profesyonel lig deneyimi henüz yeni başlayan, geçtiğimiz sezon amatör ligden profesyonel lige yükselen bir Bigaspor var. İlk bakışta Balıkesirspor'un kadro kalitesi ve hedefleri nedeniyle farklı bir tablo düşünülebilir. Ama futbol kâğıt üzerinde oynanmıyor.
Dört haftalık periyoda baktığımızda Bigaspor'un yabana atılacak bir takım olmadığını görüyoruz. Geçtiğimiz hafta Ayvalıkgücü Belediyespor karşısında sahadan mağlubiyetle ayrılmış olabilir. Ancak ortaya koyduğu direnç, kolay teslim olmayan bir takım görüntüsü verdiğini gösteriyor. Üstelik elimizde dikkat çekici bir kıyas da var. Eskişehirspor'un sahasında farklı mağlup olanla, Eskişehirspor'u kendi sahasında farklı mağlup etmiş bir Bigaspor karşılaşması haftanın en ilginç bir maçına gebe olacak.
Elbette futbolda bu tür sonuçları birebir kıyaslamak doğru değil. Ama bize bir şeyi hatırlatıyor: Rakibi küçümsememek gerekiyor. Bigaspor'un başında ise yöre futbolunu yakından bilen ve geçtiğimiz sezon takımı şampiyonluğa taşıyan Cüneyt Aytürk bulunuyor. Takımını tanıyor, oyuncularını biliyor ve şampiyonluk yaşamış bir teknik adam olarak bu ligin ne istediğinin farkında. Dolayısıyla Balıkesirspor'un karşısında kolay teslim olacak bir ekip beklemiyoruz. Balkes'in de bu bilinçle sahaya çıkması gerekiyor. Çünkü Eskişehir'de yaşananların ardından en önemli ihtiyaçlardan biri de doğru reaksiyonu gösterebilmek.
Balkes'e gelecek olursak... Geçtiğimiz haftanın yaralarını saracak bir çıkışa ihtiyacımız var. Teknik direktör değişikliğinin moral bozukluğunu önemli ölçüde geride bıraktığını düşünüyoruz. Şimdi bunun sahaya yansımasını görme zamanı. Yeni teknik adamın ilk maçında oyuncuların göstereceği reaksiyon, bundan sonraki süreç açısından da önemli bir işaret olacaktır. Sahaya çıkacak on birde değişiklikler olması hiç de sürpriz olmayacak. Kalede Yasin'in yeniden görev alması, stoper tandeminde değişiklik yapılması, orta sahada hem görev dağılımının hem de oyuncu tercihlerinin farklılaşması bekleniyor.Bunların hepsini maç başladığında göreceğiz.
Asıl görmek istediğimiz ise formadan bağımsız olarak mücadele eden, birbirine yardım eden, kaybettiğinde tepki veren ve kazanmak için son düdüğe kadar sahada kalan bir Balıkesirspor. Eskişehirspor hezimetinin ardından yönetimin teknik direktör konusunda hızlı karar alması, camianın yaşananları görmezden gelmediğini ortaya koydu. Bu hamle, sadece bir teknik adam değişikliği olarak da değerlendirilmemeli. Aynı zamanda camiaya verilen bir mesaj olarak görülmeli: Elbette bir teknik direktör değişikliği şampiyonluğu garanti etmez. Ancak hedefe giden yolda sorunlara zamanında müdahale etmek, gerekli tedbirleri almak ve camianın beklentisini dikkate almak önemlidir.
Şimdi söz sırası futbolcularda. Eskişehir'de alınan ağır yenilginin ardından herkesin kafasında soru işaretleri vardı. Cevapların önemli bir bölümünü Bigaspor karşılaşmasında sahada göreceğiz. Yeni teknik direktör, yeni başlangıç, yeni heyecan... Ama hedef aynı. Şampiyonluk. Bir maçla her şey bitmediği gibi, bir galibiyetle de her şey tamamlanmayacak. Önemli olan Balıkesirspor'un yeniden kendi kimliğini bulması, sahada reaksiyon göstermesi ve şampiyonluk yarışında yoluna emin adımlarla devam etmesi.
Eskişehir'de yara aldık. Şimdi o yarayı sarma zamanı...