Atalarımız boşuna söylememiş; “Gözden ırak olan gönülden ırak olur” diye. Bu atasözünün ne kadar doğru olduğunu Balıkesirspor'un geride bıraktığımız ilk dokuz haftalık serüveninde bir kez daha gördük.


Atatürk Stadyumu'nun tadilatta olması nedeniyle sezonun ilk dokuz haftasında taraftarından uzak kalan Balıkesirspor, şampiyonluk hedefiyle çıktığı yolda adeta kendi evinden mahrum kaldı. Maçlarını bir orada bir burada, deplasman havasında oynamak zorunda kaldı. Sahada zirve yarışını sürdürmeye çalışan takım, tribünlerde ise alışık olduğu desteği bulamadı. Nihayet beklenen gün geldi. Hasret sona eriyor. Atatürk Stadyumu kapılarını yeniden açıyor. Balıkesirspor,bugün dokuz haftalık ayrılığın ardından nihayet kendi şehrinde, kendi taraftarıyla buluşuyor.

"O sene bu sene" sloganıyla, ciddi transferlerle ve büyük şampiyonluk hedefiyle sezona başlayan Balıkesirspor, ligde zirve mücadelesini sürdürüyor. Ancak bu mücadelenin en önemli ayaklarından biri olan taraftar desteğini istediği ölçüde arkasına alabildiğini söylemek zor.Elbette burada bir parantez açmak gerekiyor. Sayıları az da olsa bu işin hastalarına, takımını her şartta takip edenlere, kilometrelerce yol kat ederek deplasman tribünlerinde yerini alanlara söyleyecek tek kelimemiz yok. Onlar ilk dokuz hafta boyunca mesafe tanımadan, hava şartlarına aldırmadan Balıkesirspor'un peşinden koştular. Takımlarını yalnız bırakmadılar. Gerçek taraftarlığın ne demek olduğunu bir kez daha gösterdiler.


Ama Balıkesirspor'un ihtiyacı olan destek bundan çok daha fazlası.Şimdi artık bahaneler geride kaldı. Ne uzak deplasmanlar ne de ulaşım sıkıntısı var. Şehrin takımı şehrine, taraftarıyla buluşmaya geliyor. Üstelik bu buluşma sıradan bir karşılaşmadan ibaret değil. Şampiyonluk hedefiyle yola çıkan bir takımın, sezonun geri kalanında ihtiyaç duyacağı moral ve motivasyonun yeniden kazanılması için önemli bir fırsat. Balıkesirspor sadece sahaya çıkan on bir futbolcudan ibaret değil. Bu takım bir şehrin ortak değeri, heyecanı, hafızası ve markası. "Şehrin markası" diye adlandırdığımız Balıkesirspor'un gerçek gücü de sadece yaptığı transferlerde, kadro kalitesinde ya da teknik heyetinde değil. Asıl güç, arkasında kenetlenmiş bir şehir ve o şehrin doldurduğu tribünlerdir.

Şimdi sıra taraftarda!

Sık sık Balıkesir'de sosyal ve kültürel etkinliklerin azlığından, şehirde yapılacak bir şey bulunmadığından şikâyet edenler var. Buyurun, size bir etkinlik! Hem de öyle sıradan bir etkinlik değil. Şehrin takımının maçı var. Şampiyonluk yolunda mücadele eden Balıkesirspor, dokuz haftalık ayrılığın ardından kendi evinde sahaya çıkıyor. Elbette herkesin eğlence anlayışı farklı olabilir. Eğer etkinlikten kastınız yalnızca şarkı dinlemek, türkü söylemek, konser izlemek değilse size bir önerimiz var: Bu hafta sonu Atatürk Stadyumu'na gidin. Şehrinizin takımına sahip çıkın. Tribünde yerinizi alın, sesinizi duyurun. Çünkü taraftarlık yalnızca takım kazandığında sevinmek, işler yolunda gittiğinde alkışlamak değildir. Zor gününde yanında olmak, hedefe yürürken ona güç vermektir.


Unutmayalım ki şampiyonluklar yalnızca iyi futbolcularla, doğru transferlerle kazanılmaz. Şehir olarak inanmak, sahiplenmek ve aynı hedef etrafında kenetlenmek gerekir. Dokuz haftadır gözden ırak kalan Balıkesirspor, artık gönüllere yeniden dokunmak istiyor. Bunun yolu da tribünlerden geçiyor. Haydi Balıkesir! Bu hafta sonu tribünleri dolduralım. Atatürk Stadyumu'nu eski günlerine döndürelim. Takımımıza yalnız olmadığını gösterelim. Çünkü "O sene bu sene" diyorsak, bu inancı sadece sözde bırakmayalım. Şampiyonluk yürüyüşünde takımın arkasında olduğumuzu tribünlerden haykıralım.

Gözden ırak olan gönülden ırak olmasın. Balıkesirspor yeniden şehrine kavuşurken, şehir de takımına kavuşsun!