Bandırma ve Edremit'in il olması Balıkesir'i nasıl etkiler? İki denize kıyı, liman, turizm, ekonomi ve büyükşehir yapısı üzerinden olası sonuçları ele aldık.
Yıllardır Bandırma'nın il olması konuşuluyor. Kimi zaman siyasi vaat olarak gündeme geliyor, kimi zaman da bölgenin ekonomik gücü ve nüfusu üzerinden tartışılıyor. Şimdi bu tartışmaya Edremit de katıldı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin gündeme taşıdığı 100 il, 1000 ilçe hedefiyle birlikte iki ilçenin il olma isteği yeniden konuşulmaya başlandı.
İyi de kimse şu soruyu sormuyor mu?
Bandırma ve Edremit il olursa Balıkesir'e ne kalacak?
Yanlış anlaşılmasın. Bandırma'nın da Edremit'in de gelişmesine, büyümesine, daha fazla yatırım almasına kimsenin itirazı olamaz. Zaten bu iki ilçe yıllardır ekonomik, sosyal ve turistik açıdan Balıkesir'in en güçlü merkezleri arasında yer alıyor.
Ancak mesele yalnızca Bandırma'nın veya Edremit'in il olması değil. Asıl mesele, bu ilçelerin hangi sınırlarla il olacağı ve Balıkesir'den nelerin koparılacağı.
Çünkü konuşulan senaryolar yalnızca iki ilçenin statüsünün değiştirilmesiyle sınırlı değil.
Edremit'in il olması halinde Ayvalık, Burhaniye ve Gömeç'in de yeni ile bağlanabileceği konuşuluyor. Bandırma cephesinde ise Erdek, Gönen, Manyas ve Marmara Adaları'nın adı geçiyor. Hatta bazı senaryolarda Bursa'nın Karacabey ilçesi ile Çanakkale'nin Biga ilçesinin de Bandırma'ya bağlanabileceği ileri sürülüyor.
Bunların henüz kesinleşmiş bir idari düzenleme olmadığını belirtelim. Ancak tartışılan ihtimal bile Balıkesir'in geleceği açısından yeterince ciddi.
Bir harita açıp bakın.
Bir tarafta Marmara Denizi, diğer tarafta Ege Denizi...
Türkiye'de iki ayrı denize kıyısı bulunan, böylesine geniş bir coğrafyaya yayılan kaç il var?
Balıkesir'in en önemli özelliklerinden biri bu değil mi zaten?
Şimdi siz Bandırma'yı, Erdek'i, Marmara Adaları'nı bir tarafa; Edremit'i, Ayvalık'ı, Burhaniye'yi, Gömeç'i diğer tarafa ayırdığınızda geriye nasıl bir Balıkesir kalacak?
Bugün iki denize kıyısıyla övünen Balıkesir, yarın denize kıyısı olmayan bir iç bölge ili haline gelebilir.
Bunun ne anlama geldiğini gerçekten düşünüyor muyuz?
Limanı, turizmi, ticareti alınan Balıkesir neyle büyüyecek?
Bandırma yalnızca kalabalık bir ilçe değil.
Limanıyla, sanayisiyle, ulaşım bağlantılarıyla, üretim kapasitesiyle Balıkesir ekonomisinin en önemli merkezlerinden biri.
Bandırma Limanı'nın bölge ticaretindeki yerini uzun uzun anlatmaya gerek var mı?
Marmara Denizi üzerinden gerçekleşen taşımacılık, sanayi kuruluşları, lojistik faaliyetler, tarımsal üretim...
Bunların tamamı Balıkesir'in ekonomik gücünün bir parçası.
Erdek'i düşünün.
Kapıdağ Yarımadası'nı, yaz turizmini, sahil ekonomisini...
Marmara Adaları'nı düşünün.
Mermer üretimini, adaların kendine özgü ekonomik faaliyetlerini, turizm potansiyelini...
Şimdi dönelim diğer tarafa.
Edremit Körfezi...
Kazdağları, Akçay, Altınoluk, Güre, termal tesisler, zeytincilik, yazlık konut ekonomisi...
Ayvalık'ı anlatmaya nereden başlayalım?
Cunda'dan mı, Sarımsaklı'dan mı, zeytinyağından mı, gastronomiden mi?
Burhaniye'nin Ören'i, Gömeç'in sahilleri, körfezin turizm ve tarım potansiyeli...
Bütün bunlar yalnızca o ilçelerin değil, Balıkesir'in de değerleri.
Elbette il sınırı değiştiğinde liman yerinde kalacak, fabrikalar üretmeye devam edecek, turistler yine denize girecek. Yani bu ekonomik faaliyetler ortadan kaybolmayacak.
Ama Balıkesir'in idari sınırları içindeki ekonomik büyüklük, nüfus, yatırım alanları ve turizm kapasitesi ciddi biçimde daralacak.
Üstelik mesele sadece ekonomik değil.
2014 yılında büyükşehir statüsüne kavuşan Balıkesir'in bugünkü idari yapısı da köklü biçimde değişecek.
Nüfus azalacak.
Büyükşehir belediyesinin hizmet alanı küçülecek.
Merkezi yönetimden nüfus ve diğer yasal ölçütlere göre aktarılan bazı paylar yeniden hesaplanacak.
Bugün Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'nin sorumluluğunda bulunan birçok yer, kurulması muhtemel yeni büyükşehir veya il belediyelerinin yetki alanına geçecek.
Su ve kanalizasyon hizmetlerinden ulaşıma, altyapı yatırımlarından belediye iştiraklerine kadar pek çok konuda yeni bir düzenleme gerekecek.
Bütün bunların Balıkesir'e maliyeti ne olacak?
Daha önemlisi, kaybedilecek ekonomik ve idari gücün karşılığı nasıl doldurulacak?
Bu soruların yanıtını veren var mı?
Bir de şu nüfus meselesine takılıyorum.
Bir ilçenin nüfusu belli bir seviyeye ulaştı diye mutlaka il mi olması gerekiyor?
Öyleyse İstanbul'a bakalım.
İstanbul'un pek çok ilçesi Anadolu'daki onlarca ilden daha kalabalık. Sadece nüfusu esas alırsak İstanbul'dan kaç tane yeni il çıkarmamız gerekir?
On mu, on beş mi, daha fazla mı?
Demek ki mesele yalnızca nüfus değilmiş.
Bir yerin il olması için ekonomik yapı, kamu hizmetlerine erişim, coğrafi koşullar, ulaşım imkanları ve bölgenin bütünü üzerindeki etkiler birlikte değerlendirilmek zorunda.
Bandırma'nın da Edremit'in de il olmayı istemesi anlaşılabilir.
Peki Balıkesir'in bütünlüğünü korumayı istemek neden aynı ölçüde anlaşılır olmasın?
Yeni iller kuracak para varsa mevcut şehirleri neden büyütmüyoruz?
İşin bir de pek konuşulmayan maliyet tarafı var.
Yeni bir il kurmak, girişine tabela dikmekten ibaret değil.
Valilik teşkilatı, il müdürlükleri, kamu kurumlarının yeniden örgütlenmesi, personel ve bina ihtiyaçları, bilgi sistemleri, taşınır ve taşınmazların paylaşımı...
Belediyelerin yetki alanları değişecek. Büyükşehir statüsü söz konusu olursa yeni büyükşehir yapılanmaları ve su idareleri gündeme gelecek. Mevcut yatırımların, borçların ve hizmet sorumluluklarının nasıl paylaşılacağı tartışılacak.
Bunların hepsi para.
Hem de küçümsenecek rakamlar değil.
Peki soruyorum:
Madem yeni iller kurmak için böyle bir kaynak ayrılabilecek, neden bu parayı mevcut ilçelerin sorunlarını çözmek için kullanmıyoruz?
Bandırma'nın ulaşım altyapısını daha güçlü hale getirelim.
Edremit Körfezi'nin yıllardır konuşulan altyapı ve çevre sorunlarını çözelim.
Ayvalık'ın turizm potansiyelini dört mevsime yayalım.
Erdek'e, Burhaniye'ye, Gömeç'e daha fazla yatırım yapalım.
Gönen'in sanayisini, Manyas'ın tarımını, Marmara Adaları'nın ulaşım ve turizm imkanlarını geliştirelim.
Bunları yapmak için il olmak şart mı?
Bir ilçenin daha fazla yatırım alabilmesi, kamu hizmetlerine daha hızlı ulaşabilmesi veya ekonomik açıdan büyümesi için mutlaka Balıkesir'den ayrılması mı gerekiyor?
Bence asıl tartışmamız gereken konu bu.
Üstelik Balıkesir'in merkez ilçeleri Karesi ve Altıeylül'ün durumu da ortada.
Şehrin merkezinde çözüm bekleyen sorunlar, yatırım ihtiyacı olan alanlar, geliştirilmesi gereken sanayi ve ticaret imkanları var.
Sındırgı'nın, Dursunbey'in, Bigadiç'in, İvrindi'nin, Kepsut'un, Balya'nın, Savaştepe'nin, Susurluk'un ihtiyaçları var.
Balıkesir'in kırsalı zaten yıllardır nüfus kaybı, gençlerin göçü ve ekonomik imkanların sınırlılığı gibi sorunlarla mücadele ediyor.
Şimdi bu şehrin en güçlü turizm ve ticaret merkezlerini de idari olarak ayırdığımızda, geride kalan ilçelerin kalkınmasını nasıl sağlayacağız?
Balıkesir'in merkezini ekonomik açıdan daha güçlü hale getirmeden, kırsal ilçelerinin sorunlarını çözmeden, mevcut potansiyelini tam anlamıyla değerlendirmeden böyle büyük bir değişikliğe gitmek ne kadar doğru?
Bir de Balıkesir'in marka değerini düşünün.
Bugün bir yatırımcıya, bir turiste veya başka bir şehirde yaşayan birine Balıkesir'i anlattığınızda ne söylüyorsunuz?
Kazdağları diyorsunuz.
Ayvalık diyorsunuz.
Cunda diyorsunuz.
Edremit Körfezi diyorsunuz.
Bandırma'nın sanayisinden, limanından söz ediyorsunuz.
Erdek'i, Marmara Adaları'nı anlatıyorsunuz.
Peki yarın?
Balıkesir'i anlatırken bunların hiçbirini kendi il sınırları içinde gösteremeyeceğiniz bir tablo ortaya çıkarsa ne olacak?
Elbette Balıkesir yalnızca sahillerinden ibaret değil. Tarımı var, hayvancılığı var, madenciliği var, sanayisi var, tarihi ve kültürel zenginlikleri var.
Ama elindeki güçlü değerleri kaybetme ihtimalini görmezden gelmek de akılcı değil.
Bir şehrin büyümesi için başka bir şehrin küçülmesi şart mı?
Bandırma'nın güçlenmesi için Balıkesir'in zayıflaması mı gerekiyor?
Edremit'in daha fazla yatırım alabilmesi için Ayvalık'ın, Burhaniye'nin, Gömeç'in Balıkesir'den ayrılması mı lazım?
Bana kalırsa bu tartışmada en büyük eksiklik, Balıkesir'in kendisinin yeterince konuşulmaması.
Herkes Bandırma il olursa ne kazanacağını anlatıyor.
Herkes Edremit il olursa nasıl bir yönetim merkezi haline geleceğini konuşuyor.
Peki Balıkesir ne kaybedecek?
Bunun hesabını kim yapıyor?
Kaç kişi Balıkesir'in geleceğini düşünüyor?
Ben Bandırma'nın da Edremit'in de gelişmesini isterim. Hatta bugün olduklarından çok daha güçlü ekonomik merkezlere dönüşmelerini isterim.
Ama bunun yolunun mutlaka yeni il sınırları çizmekten geçtiğine inanmıyorum.
Önce mevcut kaynakları doğru kullanalım. Mevcut şehirleri güçlendirelim. Yıllardır çözülmeyen sorunları çözelim.
Sonra gerçekten ihtiyaç varsa idari yapılanmayı tartışalım.
Çünkü haritada birkaç çizgiyi değiştirmek kolay.
O çizgilerin gerisinde kalan şehrin geleceğini yeniden inşa etmek ise o kadar kolay değil.
Son olarak, Bandırma ve Edremit'in il olmasını savunanlara tek bir sorum var:
Siz yeni iki il kazanmayı konuşurken, Balıkesir'in neleri kaybedeceğini hiç hesapladınız mı?