Dünyanın en iyi deniz ürünleri listesine bakınca insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: Bir yemeği dünyanın en iyisi yapan şey nedir? Kullanılan malzeme mi, pişirme tekniği mi, yoksa o yemeği yerken aldığımız keyif mi?

Deniz ürünlerini seven biriyseniz bilirsiniz. Bazen deniz kenarında, salaş bir balıkçıda yediğiniz küçücük bir tabak kalamar, dünyanın en pahalı restoranında önünüze getirilen gösterişli bir yemekten çok daha fazla mutlu eder insanı.


Geçtiğimiz günlerde dünyanın en iyi 20 deniz ürünü yemeğinin sıralandığı bir liste dikkatimi çekti. Japonya'dan Peru'ya, Finlandiya'dan İspanya'ya kadar pek çok ülkenin mutfağı var. Türkiye de bu listede kendine oldukça iyi bir yer bulmuş.

Üstelik öyle çok özel malzemelerle hazırlanan, adını söylemekte zorlandığımız bir yemekle değil. Hepimizin yakından tanıdığı, özellikle Ege ve Akdeniz sofralarının vazgeçilmezi olan kalamar tavayla!

Listenin ilk sırasında Peru mutfağından Conchitas a la Parmesana bulunuyor. Deniz tarağının Parmesan peyniri, tereyağı ve limonla kendi kabuğunda fırınlandığı bir yemek.

Açıkçası ilk sırada böyle bir yemek görmeyi beklemiyordum. Deniz ürünleriyle peynirin bir araya gelmesi bizim alışık olduğumuz bir şey değil. Ama dünyanın farklı yerlerinde insanların damak zevkleri de farklı. Biz balığın yanına roka, soğan ve limon koyarken başka bir ülkede aynı deniz ürünü tereyağı ve peynirle sofraya gelebiliyor.

İkinci ve üçüncü sıralarda Japonya'nın otoro ve chutoro nigiri sushileri var. Her ikisi de ton balığının farklı yağ oranlarına sahip bölümlerinden hazırlanıyor. Dördüncü sırada ise Finlandiya'nın açık ateş karşısında yavaş yavaş pişirdiği somon yemeği loimulohi bulunuyor.


Gelelim beşinci sıraya...

Kalamar tava!

Bizim için sıradan sayılabilecek, yaz akşamlarında balık restoranlarının masalarından eksik olmayan o çıtır kalamar, dünyanın en beğenilen deniz ürünleri arasında ilk beşe girmiş.

Bence hiç de şaşırtıcı değil.

Çünkü iyi hazırlanmış bir kalamar tavanın tadı gerçekten başka. Dışı hafif çıtır olacak, içi lastik gibi olmayacak. Yanına da güzel bir tarator sos geldi mi başka bir şeye ihtiyaç kalmaz.

Tabii burada küçük bir ayrıntı var. Kalamarı güzel pişirmek sanıldığı kadar kolay değil. Gereğinden fazla pişirdiğinizde sertleşiyor, yanlış hazırladığınızda bütün lezzetini kaybediyor. İşin sırrı biraz malzemede, biraz da ustalıkta.


Balıkesir'in Deniz Ürünleri Bu Listede Olsaydı?

Listeyi incelerken benim aklım biraz da bizim buralara, Balıkesir'e gitti.

Ayvalık, Cunda, Erdek, Bandırma, Marmara Adası... Deniz ürünleri söz konusu olduğunda oldukça zengin bir coğrafyada yaşıyoruz.

Ayvalık'ta güzel bir balık sofrasına oturduğunuzu düşünün. Masada kalamar, karides, ahtapot salatası, deniz börülcesi... Ardından mevsimine göre taze bir balık geliyor.

Şimdi böyle bir sofrayı dünyanın herhangi bir yerindeki deniz ürünleriyle karşılaştırmak ne kadar doğru?

Mesela Cunda'da yapılan güzel bir ahtapot salatasının, Marmara'dan çıkan taze bir balığın ya da tam kıvamında kızartılmış bir kalamarın uluslararası bir listede daha üst sıralarda yer almaması için ne sebep var?


Bence burada biraz da mutfak kültürünü dünyaya tanıtabilmek meselesi devreye giriyor.

Japonlar sushiyi bütün dünyaya tanıttı. Bugün dünyanın neresine giderseniz gidin sushi restoranı bulabiliyorsunuz. Peru da ceviche gibi yemekleriyle uluslararası gastronomide kendine önemli bir yer açtı.

Bizimse deniz ürünleri konusunda anlatacak çok hikayemiz var.

Üstelik yalnızca kalamar tavadan söz etmiyorum. Lakerda, balık çorbaları, midye dolma, karides güveç, ahtapot salatası... Bunların her biri kendi başına ayrı bir lezzet.

Ancak bir yemeğin lezzetli olmasıyla dünyada tanınması aynı şey değil.


Bir de işin başka tarafı var.

Deniz ürünlerinde lezzeti belirleyen en önemli konulardan biri tazelik. Dünyanın en iyi tarifini de uygulasanız kullandığınız ürün iyi değilse ortaya çıkan yemekden fazla bir şey bekleyemezsiniz.

Bu yüzden bana sorarsanız deniz ürünlerinde gösterişten çok sadelik önemli. Taze bir balığı doğru pişirmek, bazen üzerine onlarca malzeme eklemekten çok daha iyi sonuç veriyor.

Elbette bu tür listeler eğlenceli. Yeni yemekler keşfetmemizi sağlıyor, farklı ülkelerin mutfaklarını merak ettiriyor. Ama sonuçta damak zevki kişiden kişiye değişiyor.

Bir Japon için otoro nigiri vazgeçilmez olabilir. Bir Perulu için deniz tarağı, bir İspanyol için sarımsaklı karides...

Benim içinse deniz kenarında, dostlarla paylaşılan güzel bir kalamar tabağının yeri ayrı.


Hele bir de o kalamar Ayvalık'ta, Cunda'da, denize karşı yeniyorsa...

Dünyanın en iyi 20 yemeği arasında beşinci olmuş, birinci olmuş, çok da önemli değil.

Bazen en iyi yemek, dünyanın öbür ucunda aradığınız değil, kendi kıyılarınızda yıllardır severek yediğiniz yemektir.