Havalar serinlemeye başlayınca bizim evlerin değişmeyen bir ritüeli vardır: Boğazda hafif bir gıcıklanma hissedilir, burun biraz akmaya başlar ve mutfakta ıhlamur demlenir.

Ihlamurun yeri ayrı. Hele içine biraz bal, birkaç damla limon girdi mi çocukluğumuzdan beri bildiğimiz o kış kokusu hemen eve yayılır. Fakat son yıllarda bitki çayları arasında adı giderek daha fazla duyulan başka bir isim var: Ekinezya.

Peki gerçekten ıhlamurun tahtına aday olabilir mi?

Ekinezya aslında yeni keşfedilmiş bir bitki değil. Kuzey Amerika kökenli olan bu bitkinin geleneksel kullanımı oldukça eskiye dayanıyor. Bugün ise özellikle soğuk algınlığı dönemlerinde en çok konuşulan bitkisel ürünlerden biri haline gelmiş durumda.

Asıl merak edilen konu da şu: Soğuk algınlığı başladıktan sonra ekinezya içmek gerçekten işe yarıyor mu?

Burada biraz frene basmak gerekiyor. Çünkü bitkisel ürünler söz konusu olduğunda “mucize”, “hastalığı bitiriyor”, “bağışıklığı zırh gibi koruyor” gibi ifadeler çok kolay kullanılıyor.

Ekinezya için de durum bundan farklı değil.

Ekinezya; antioksidanlar, polisakkaritler ve alkamidler gibi çeşitli bileşenler içeriyor. Soğuk algınlığı üzerindeki etkileri de uzun zamandır araştırılıyor. Bazı çalışmalar ekinezya ürünlerinin belirtilerin başlangıcında kullanılmasının hastalığın süresi veya belirtilerin şiddeti üzerinde bir miktar etkisi olabileceğini gösteriyor.

Ancak buradan “Ekinezya içtim, soğuk algınlığını yarı yarıya kısalttım” sonucunu çıkarmak doğru değil.

Çünkü yapılan araştırmalarda kullanılan ekinezya türleri, bitkinin hangi bölümünün kullanıldığı, ürünlerin içeriği ve dozları birbirinden farklı. Bilimsel çalışmalardan çıkan sonuçlar da bu nedenle tamamen aynı değil.

Yani ekinezya umut vadeden bir seçenek olabilir ama soğuk algınlığının kesin tedavisi olarak görülmemeli.

Zaten ıhlamurla ekinezyayı karşı karşıya getirmek de bana biraz haksızlık gibi geliyor.

Ihlamuru boğazımızı rahatlatan sıcak bir içecek olarak seviyoruz. Ekinezyanın konuşulma nedeni ise daha çok bağışıklık sistemi ve soğuk algınlığı üzerine yapılan araştırmalar.

Belki de birini tahtından indirip diğerini oturtmaya hiç gerek yok.

Ekinezya çayı hazırlamak isteyenlerin yapabileceği en basit yöntemlerden biri, kurutulmuş ekinezyayı sıcak suda demlemek.

Bir bardak kaynamış suya yaklaşık bir tatlı kaşığı kurutulmuş ekinezya ekleyip üzerini kapatarak 8-10 dakika bekletebilirsiniz. Ardından süzüp içebilirsiniz. Tadını yumuşatmak isteyenler biraz bal veya birkaç damla limon da ekleyebilir.

Burada önemli olan “Bitkisel, o halde istediğim kadar tüketebilirim” düşüncesine kapılmamak.

Özellikle düzenli ilaç kullananlar, kronik hastalığı bulunanlar, hamileler, çocuklar ve bağışıklık sistemiyle ilişkili rahatsızlığı olanlar ekinezya ürünlerini gelişigüzel kullanmamalı. Bu gruplarda doktora veya eczacıya danışmak çok daha doğru.

Bir de bitki çaylarını ilaç gibi görmemek gerekiyor.

Soğuk algınlığında sıcak bir şeyler içmek, yeterince sıvı almak ve dinlenmek zaten insanı rahatlatıyor. Ekinezya da bu dönemde tercih edilebilecek seçeneklerden biri olabilir.

Ben yine de ıhlamurun demliğini kaldırmazdım.

Ama yanına bir fincanlık yer açılabilir.