(Dünden devam)
KAMU KURUMLARI YENİDEN KURULACAK
İl olmak demek, tabelaya valilik yazmakla bitmiyor.
Valilik, kaymakamlıklar, il müdürlükleri, emniyet, jandarma, sağlık, milli eğitim, tarım, çevre, sosyal hizmetler ve diğer kamu kurumlarının teşkilatlanması yeniden ele alınacak.
Bugün Balıkesir merkezli çalışan pek çok kamu kurumunun görev alanı değişecek.
Yeni ilin valisi atanacak. İl müdürleri görevlendirilecek. Yeni hizmet binaları, lojmanlar, araçlar ve personel ihtiyacı ortaya çıkacak.
Adliyeler, mahkemeler, başsavcılık teşkilatları ve diğer yargı birimleri açısından da yeni düzenlemeler yapılması gerekecek.
İl emniyet müdürlüğü kurulacak. İl jandarma komutanlığı teşkilatlanacak. Sağlık hizmetlerinde il sağlık müdürlüğü ve bağlı birimlerin organizasyonu değişecek.
Eğitimde il milli eğitim müdürlüğü, tarımda il tarım ve orman müdürlüğü, çevre ve şehircilikte ilgili il müdürlükleri oluşturulacak.
Bütün bunlar yeni binalar, yeni kadrolar, yeni bütçeler ve yeni harcamalar demek.
Peki, bütün bu yapılanmanın maliyeti ne olacak?
Devletin yeni bir il kurması, o ilin bütün kurumlarının aynı gün hizmete hazır hale gelmesi anlamına gelmiyor.
Bir geçiş dönemi yaşanacak. Kurumların fiziki yerleşimleri, personel dağılımı ve hizmet kapasitesi zaman içerisinde oluşturulacak.
Bu süreçte vatandaşın kamu hizmetlerine erişimi kolaylaşacak mı, yoksa kurumların yerleşmesi ve görev paylaşımının tamamlanması beklenirken yeni bürokratik sorunlar mı yaşanacak?
İl olmanın getireceği avantajlar kadar bu geçiş sürecinin de hesaba katılması gerekiyor.
***
BALIKESİR'İN KAYNAKLARI NASIL PAYLAŞILACAK?
Bir başka önemli konu bütçe.
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'nin gelirleri, yatırımları, borçları, personel giderleri ve devam eden projeleri nasıl paylaşılacak?
Yeni ilin kurulmasıyla birlikte merkezi bütçeden ayrılan kaynakların dağılımı da değişecek. Nüfus, yüzölçümü, gelişmişlik, ekonomik faaliyetler ve diğer kriterler üzerinden yeni bir mali yapı ortaya çıkacak.
Balıkesir'in bugün bütün ilçeleri için kullandığı kaynaklar, iki ayrı il yapılanması içerisinde yeniden dağıtılacak.
Bu durum Balıkesir merkez ve geride kalan ilçeler açısından ne ifade edecek?
Bandırma'nın sanayi ve liman gelirleri, Edremit'in turizm ve tarım potansiyeli, Körfez'in ekonomik hacmi yeni illerin kendi bütçeleri açısından avantaj sağlayabilir.
Ancak Balıkesir de bu ekonomik değerlerden ve nüfus büyüklüğünden kaynaklanan idari ve mali ağırlığının bir bölümünü kaybedecek.
Üstelik sadece gelirler değil, borçlar ve devam eden yatırımlar da paylaşım konusu olacak.
Hangi yatırım hangi belediyenin sorumluluğunda kalacak? Devam eden projelerin finansmanı nasıl sağlanacak? Yeni il belediyeleri mevcut projeleri devralabilecek mi?
Bugün Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'nin yürüttüğü bir yatırımın yarın başka bir ilin sınırlarında kalması halinde sorumluluk nasıl belirlenecek?
Bunlar küçük ayrıntılar değil. Milyarlarca liralık kamu yatırımlarını ilgilendiren konular.
***
İL OLMAK, HER SORUNU ÇÖZMEK Mİ?
İl olma talebinin en güçlü gerekçesi, kamu hizmetlerinin daha hızlı ve yerinde alınacağı düşüncesi.
Bu beklenti anlaşılabilir.
Bir ilçenin il olmasıyla valilik ve il müdürlükleri o kentte kurulacak. Vatandaş bazı işlemleri için Balıkesir merkeze gitmek zorunda kalmayacak. Kamu kurumlarının yöneticileri ve karar mekanizmaları kendilerine daha yakın olacak.
Bu, önemli bir avantaj.
Ancak il olmak, her hizmetin otomatik olarak iyileşmesi anlamına gelmiyor.
Bir ilçenin il olmasıyla hastanelerindeki doktor sayısı kendiliğinden artmayacak. Okullardaki öğretmen açığı otomatik olarak kapanmayacak. Ulaşım sorunları, altyapı eksiklikleri, trafik, imar, çevre ve kırsal kalkınma problemleri bir gecede çözülmeyecek.
Bunlar için kaynak, yatırım, planlama ve doğru yönetim gerekiyor.
Bugün il statüsünde olduğu halde ciddi kamu hizmeti sorunları yaşayan kentler yok mu?
Var. Demek ki il olmak tek başına gelişmişlik göstergesi değil.
Bir kentin gelişmesi için idari statüsünden önce ekonomik gücünün, insan kaynağının, altyapısının ve kamu yatırımlarının doğru planlanması gerekiyor.
Edremit'in il olması, Körfez'in bütün sorunlarının çözüleceği anlamına gelmez. Bandırma'nın il olması da Bandırma'nın bütün beklentilerinin karşılanacağını garanti etmez.
KÖRFEZ'DE YENİ BİR MERKEZ-ÇEVRE TARTIŞMASI MI?
Edremit'in il olması halinde ortaya çıkabilecek bir başka sorun da yeni ilin kendi içerisindeki merkez-çevre ilişkileri.
Bugün Balıkesir merkez ile Körfez ilçeleri arasında yaşanan mesafe ve hizmet beklentisi, yarın Edremit merkez ile Ayvalık, Burhaniye, Gömeç ve Havran arasında yaşanabilir.
Edremit il merkezi olacak. Valilik ve il müdürlükleri Edremit'te konuşlanacak. Kamu yatırımlarının planlanmasında yeni bir merkez oluşacak.
Peki, Ayvalık ne olacak? Burhaniye ne olacak?
Bu ilçeler yeni il yapılanması içerisinde kendi ekonomik ve sosyal ağırlıklarını koruyabilecek mi?
Yoksa bugün Balıkesir merkezden hizmet almakta zorlandıklarını söyleyen ilçeler, yarın Edremit merkezli yeni bir bürokratik yapıyla mı karşılaşacak?
Bir başka ifadeyle, yönetim merkezi değiştiğinde sorunların da ortadan kalkacağına dair bir garanti var mı?
Üstelik Edremit'in Körfez'in lokomotifi olma iddiası, diğer ilçelerin de kendilerini eşit ortak olarak gördüğü bir yönetim anlayışıyla desteklenmezse yeni bir rekabetin kapısı açılabilir.
BALIKESİR'İN GELECEĞİ NASIL ETKİLENECEK?
Bütün bu tartışmaların sonunda dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyoruz.
Bandırma ve Edremit'in il olması, Balıkesir'in idari sınırlarının değişmesinden çok daha büyük sonuçlar doğuracak.
Balıkesir'in nüfusu azalacak. Ekonomik kapasitesi yeniden hesaplanacak. Kamu kurumlarının görev alanları değişecek. Büyükşehir belediyesinin yetki ve sorumlulukları yeniden düzenlenecek. İl özel idaresi yapılanması gündeme gelecek. Taşınmazlar, personel, bütçeler, borçlar ve yatırımlar paylaşılacak.
Siyasi temsil dengeleri de değişecek.
Bugün Balıkesir'i temsil eden milletvekillerinin, belediye başkanlarının ve yerel siyasi aktörlerin üzerinde durması gereken konu da bu.
İl olma taleplerini küçümsemek, Bandırma'nın veya Edremit'in beklentilerini yok saymak doğru değil. Her iki ilçenin de gelişme, yatırım ve hizmet talepleri var. Bunların karşılanması gerekiyor.
Ancak bir ilçenin beklentisini karşılamak adına başka bir kentin bütünlüğünün nasıl etkileneceği de hesaplanmalı.
Balıkesir'in geleceği, sadece Bandırma'nın veya Edremit'in il olup olmaması üzerinden değerlendirilemez.
***
ASIL MESELE TABELA DEĞİL, YÖNETİM KAPASİTESİ
Bir ilçeye il statüsü vermek siyasi açıdan önemli bir kazanım olabilir. Yeni bir valilik, yeni kamu kurumları, yeni bürokratik kadrolar, yeni bir idari merkez oluşturmak, o ilçenin tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak görülebilir.
Ancak vatandaşın hayatında gerçek bir değişim yaratmıyorsa bunun ne anlamı var?
İl olmakla hastaneye daha kolay ulaşılabiliyor mu? Çocuklar daha iyi okullarda eğitim görebiliyor mu? Çiftçinin ürünü daha değerli hale geliyor mu? Turizm yatırımları artıyor mu? Sanayi gelişiyor mu? İşsizlik azalıyor mu? Ulaşım ve altyapı sorunları çözülüyor mu?
Asıl ölçü bunlar olmalı.
Bugün Bandırma da Edremit de il olmayı bir hedef olarak görüyor. Bu hedefin arkasında yıllardır biriken beklentiler var. Ancak 100 il, 1000 ilçe projesi bir seçim vaadine, siyasi bir pazarlığa veya birkaç ilçeye yeni unvan kazandırma yarışına indirgenmemeli.
Yeni bir yönetim sistemi kurmaktır. Yeni bir bütçe oluşturmaktır. Kamu hizmetlerini yeniden dağıtmaktır. Mülkiyet ve yetki paylaşımını çözmektir. Milyonlarca insanın yaşadığı coğrafyada yeni bir idari düzen kurmaktır.
Balıkesir açısından ise konu daha da önemli.
Bandırma ve Edremit'in ikisinin birden il olması, kentin kuzeyinden ve güneyinden iki büyük parçanın ayrılması demek.
Böyle bir değişikliğin Balıkesir'e ne kazandıracağı, ne kaybettireceği, yeni illerin hangi sorunları çözeceği ve hangi yeni sorunları ortaya çıkaracağı açıkça tartışılmalı.
İl olmak isteyen ilçelerin beklentileri kadar, geride kalacak Balıkesir'in geleceği de konuşulmalı.
Çünkü bir ilçenin il olmasıyla yeni bir şehir doğabilir. Ancak o şehrin gerçekten gelişip gelişmeyeceğini belirleyen şey tabelası değil, yönetim kapasitesi, ekonomik gücü ve vatandaşına sunduğu hizmettir.
Merak ettiğimiz şey ise, Balıkesir'den iki il çıkarırken geriye nasıl bir Balıkesir kalacak?