Bir tarafta mevcut İl Başkanı Erden Köybaşı, diğer tarafta “yeni siyaset” söylemiyle öne çıkan Ozan Can Ak… Yarış iki aday arasında geçerken, partinin alternatif isim çıkaramaması da tartışılıyor.
YENİ Parti’de ilçe kongreleri tamam; şimdi sırada İl kongresi var.
CHP İl Başkanlığı’ndan Yeni Parti İl Başkanlığı’na geçiş yapan Erden Köybaşı ile ‘yeni siyaset’ sloganıyla yola çıkan Ozan Can Ak yarışıyor.
Ozan Can’ın söylemlerine bakınca, kendisi hem yeni siyaset anlayışını, hem de gençliği temsil ediyor.
Otomatikman Erden Köybaşı ‘geleneksel politika’ savunucusu oluveriyor!
Ya da Yeni Parti’de ‘eski’ anlayışın temsilcisi…
***
OZAN Can Ak’la hatırladığım kadarıyla hiç görüşmemiz olmadı. Geçenlerde gazeteye gelmiş, bizimkilerle görüşmüş; ben yoktum.
Tanışma, konuşma olanağı bulamadık kendisiyle.
Önceden olsa, kongre sürecinin derin kulislerini takip eder, tüm gelişmeleri keyifle yorumlardım.
Şimdi içimden gelmiyor!
Yeni Türkiye’nin ‘yeni siyaset düzeni’ belki de etken bu soğumaya. Belki de canım sıkıldı artık; ne anlık siyasi gelişmeleri şaşkınlıkla karşılıyorum, ne de müneccimlik faslında olacak bitecek şeylere dair fikir yürütesim var.
Bittabi İl kongresi var şimdi; bir şeyler yazmak lazım. Bizimkiler de “meydanı boş bırakıyorsun” diye kızıyorlar.
Galiba biraz öyle oldu; şahsımın ruh hali, ‘mesleki heyecan ve merak’ hücrelerini harekete geçirmekten aciz şu aralar. Kafam başka şeylerle meşgul.
“Yazman lazım” dediler, “yazayım” dedim.
E haydi o zaman, buyurun okuyun.
***
İLK aklınıza gelen soru, “kim kazanır” oluyor; ötesi berisi, öncesi sonrasına takılmıyorsunuz.
Direkt sonuca odaklanıyorsunuz.
Sonucu bilemem. Yeni Parti’nin ‘yenilenmeyen’ çok bilenleriyle teşvik-i mesaim yok. Parti ombudsmanlığı vazifesini CHP’den Yeni Parti’ye taşıyan Oğuz Şenol abimiz uğrar ara sıra; onunla konuşuruz.
Kendisi her zaman ‘taraf’tır. Kongreler sürecinde illa ki taraf olur. Tuttuğu taraf lehine kulis yapar; gelişmeleri kendi tarafına yarayacak biçimde harmanlayıp yorumlar. Sevmeyenleri, sevenlerinden daha çok olur bu süreçte.
“Bir kere de karışma be birader” diyeni çoktur.
Karışır!
İl kongresinde Ozan Can’a yazılmış; O’nu destekliyor.
“Genç” diyor, “akıllı” diyor, “siyaset pazarında gelecek vadediyor” diye düşünüyor.
Akabinde, “başka kim var ki” sorusunu yöneltiyor!
CHP’nin yüzde yetmişi Yeni Parti’ye geçmiş; yirmi bin üyeden söz ediliyor.. O kadar adam ve kadın üye var yani.. Bu kalabalığın içinde, Erden Köybaşı ile Ozan Can Ak arasına sıkışıp kalıyor Yeni Parti!
Oğuz abimiz, Köybaşı’dan pek haz etmez. Kibirli bulur, “egosu tavandadır.. Burnu düşse eğilip yerden almayacak türden yüksek enaniyet sahibidir” falan…
Şimdi bunları okuyunca “beni ne bulaştırıyorsun” diye kızacak muhtemelen…
O’nu kızdırmak hoşuma gidiyor…
Ozan Can’a seçim kazandırmak için partililerle bire bir temasta olduğunu biliyoruz.
Diyelim ki kazandı.. İlk günler “biz kazandık” modunda olur; sonrasında pişmanlığın son kertesinde dizlerini döver.
Yaşanmış, canlı canlı örnekleri var.
Üç gün sonra gazeteye gelip, “galiba yine hata yaptık” demezse ne olayım.
Tabi Köybaşı’nın kaybetmesi durumunda, “en azından Erden gitti” diye avunacak!
***
“OZAN Can’la tanışıklığımız yok” dediydim.
Aynı şey, CHP’den Yeni Parti’ye uzun soluklu siyaset yürüyüşünü sürdüren Erden Köybaşı için de geçerli. Yok yok, “yolda görsem tanımam” modunda değiliz, o kadar tanıyoruz. Sonuçta şehrin siyasi aktörlerden birisi. Haberlerini yapıyoruz, bazen eleştiriyoruz. Eleştirince kızdığını, hakkımızda olumsuz düşünceler taşıdığını biliyoruz.
Oturup konuşmuşluğumuz olmadı. Gelip gitmedi.. CHP’deyken, “Politika benim kırmızı çizgim” dediğine dair tevatür var. Bizi sevmediği belli.
Tabi O’nun da parti içinde sevmeyenleri, sevenlerinden daha çok. Kimle karşılaşsak, Köybaşı’nın yönetim tavrını eleştiriyor, kimseleri takmayan, dinlemeyen, kafasına göre hareket eden, tartışmacı, agresif taraflarını anlatıyor.
Peki bu durum, İl kongresinde Köybaşı’nın aleyhine olur mu?
Olabilir elbette.
Denenmiş bir siyasi aktörle, hiç denenmemiş yeni bir siyasi aktör adayının yarışına tanıklık ediyoruz.
CHP’deyken kendi mahallesinden delege seçilemeyen, bu yüzden ilçe başkanı ile kavga eden, disipline gönderen, görevden el çektiren Köybaşı, Yeni Parti’de aynı arkadaşla birlikte mesai yapıyor!
CHP’de görevden al; Yeni Parti’de kol kola yürü…
Yeni siyaset böyle bir şey demek ki!
***
HAA; bu durumda şahsım ve kurumsal kimliğimle, Ozan Can’ı mı desteklemiş oluyorum?
Yok öyle bir şey…
Olanı biteni yorumlarken, elimden geldiğince tarafsız ve objektif olmaya çalışırım hep.
O halde, objektif bir yorum daha gelsin…
Efendim, Ozan Can Ak Yeni Parti’de yeni siyaseti temsil ettiğini söylüyor, partililerden destek istiyor falan ama.. Kendisinin, tıpkısıyla Erden Köybaşı’nın kopyası olduğuna dair cümleler kuruluyor siyasi kulislerde.
O da kibir ve enaniyet konusunda, Köybaşı’dan aşağı kalmazmış. Burnu havada dolaşırmış.
Tanışmadık; bir kere yüz yüze gelip on dakika sohbet etsek, teşhis koyarız.
Şu kadarını söyleyelim; Köybaşı’nın öyle veya böyle siyasi tecrübesi var. Yönetim anlayışıyla eleştiriliyor olsa da, mikrofonu eline aldığında duraksamadan rahatça konuşup derdini anlatabilen bir hitabeti var. Bu açıdan kendisini hayli geliştirdi.
Ozan Can’ın adaylık videosunu izledim sosyal medyada.. Bilişim işleriyle meşgulmüş, yapay zeka falan… Videodaki konuşmasını da yapay zekaya yazdırmış… Dinleyince, neyin yapay zeka, neyin insan zekasıyla hazırlandığını anlayabiliyoruz artık.
Bir de ‘beyaz gömlek’ muhabbeti var ki, o kısma çok güldüm.
Beyaz gömleği giyip kolları sıvayanların kendilerini ‘kurtarıcı’ modunda görüp gösterme heveslerine de gülerim kıkır kıkır…
Beyaz. En çabuk kirlenen renk… Bizim siyaset pazarında bembeyaz kalmak da zor iş ayrıca.
O sebeple ‘beyaz gömlek modeli’nden vazgeçelim. Taklit siyasetine gerek yok, neysen o olacaksın.
Erden Köybaşı da, bir parti etkinliğinde meydana yeşil gocuk, boğazlı kazak modeliyle çıkmış; Deniz Gezmiş kreasyonuyla poz vermişti.
Buraya da bir gülen adam emojisi ekleyelim!
***
BİZ yine Oğuz abimizin “başka kim var ki” çıkışına dönelim.
Görüldüğü üzere, iki aday arasına sıkışan, başkaca alternatif adaylar üretemeyen bir durum söz konusu.
Tamam; ülkenin siyaset pazarı kaos.. Ortalık karmakarışık. Tepe siyasetinde kavga döğüş… Böyle bir ortamda, Balıkesir taşrasındaki il kongresinin esamesi okunmaz; ama…
Taşra havadisleri de biz taşralılar için önemli besin kaynakları yani.
Ayrıca, böyle ortamlarda, hem de yeni bir siyasi yapının üçlü – beşli adaylık yarışına girmesi de dağılma nedeni olur, toplamak zor olur.
O sebeple zaten ‘tek aday, olaysız seçim’ istiyor genel merkezler.
Ne ki, alternatif isimleri de konuşmak lazım. Yirmi bin üyeye ulaşan bir siyasi parti, mevcut İl Başkanı ve O’nun ekibinden bir arkadaşın adaylık yarışına sıkışıp kalıyor.
Örgütsel manada her işe salça olan anlı şanlı belediye başkanları var Yeni Parti’nin… Özellikle Bandırma ve Körfez taraflarındakiler…
Partinin ilçe örgütleri falan…
Onlar da alternatif üretemiyor belli ki. CHP döneminin strateji fukaralığını Yeni Parti’ye taşımışlar.
Büyükşehir Meclisi’nde üfürdü mü mangalda kül bırakmayan, ortalığın tozunu attıran, bağırtısıyla herkeslere kök söktüren Burhaniye Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler meselâ..
Kongre dedin mi, her türlü kulisin, politik manevranın, taraf siyasetinin piri olarak devrededir hep.
Gelin görün ki, O da bu süreçte iki adaydan birine yazılmış, alternatifsiz kalmış!
Deveciler’in Ozan Can tarafında olduğu konuşuluyor.
Yine siyaset pazarının en eski pazarcılarından Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza da ona keza… Fakat bu kez bu iki etkili başkan arasında ayrılık söz konusu.
Mirza, Erden Köybaşı’ya ağırlık veriyormuş!
Deveciler’in, son Büyükşehir Meclisi’nde, Mirza’yı köşeye sıkıştıran yaygaralarının sebebi belli oldu yani.
Ne dediydi: “Yönetemiyorsun Dursun!..”
Aralarındaki restleşmeleri Meclis’in canlı yayınında izlemişsinizdir.
İkisi de Yani Partili ama, Mirza’nın Meclis Başkanvekili olarak oturumu yönetirkenki CHP’li tavrı, Deveciler’in sinirlerini zıplattı yani…
***
BİR kulis bilgisi daha vereyim o zaman…
İl Başkanı Erden Köybaşı’nın, birkaç ay öncesine kadar birlikte yol yürüdüğü, ancak Yeni Parti’yi tercih etmeyen, CHP’de devam eden eski dostlarını arayıp “bana destek verin” dediği ileri sürülüyor.
Yani, CHP’li dostlar, Yeni Parti’nin İl Başkanlığı’na devam etmek isteyen Köybaşı’ya destek verecekler.
Sandıkta oy kullanmaları söz konusu değil elbet; ama Yeni Parti’ye giden eş dost, hısım akrabayı arayıp “Erden’e destek verin” diyebilirler.
Belli ki Köybaşı, bu kez o kadar kolay kazanamayacağını düşünüyor.
Hem ayrıca Örgütlerden Sorumlu Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin’in de açık desteği yok bu kez. Aytekin’in, İl kongresine bile katılmayacağı söyleniyor. Aynı gün başka bir ilin kongresinde divan başkanlığı yapacakmış.
Zira, Ensar Aytekin’e de tabanda baskı var: “Taraf olma!”
Geçmişteki kongre yarışlarında apaçık taraf olmasından kaynaklanan taban tepkisine kulak veriyor demek ki.
***
YENİ Partililer Pazar günü iki adaydan birini seçecek. Biz duyduklarımızı, bildiklerimizi yazmaya çalıştık.. Olan biteni onlar da gayet iyi yorumluyordur. Bu yazı da yol gösterici olur umarım kendileri için.
Sonuçta sandığa gidip oy verecek değiliz. Hani öyle bir hakkımız olsa bile, gitmem zaten… İkisine de oy vermem!
Bitireyim o zaman…
Son cümle:
Pişmanlıklar zincirine yeni bir halka eklemesi muhtemel Oğuz Şenol abimizi, kongreden üç beş gün sonra gazeteye kahve içmeye bekliyorum.
Selam ederim.