Balıkesir Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Polikliniği’nin en tanınan, en çok aranan hekimlerinden Prof. Dr. Eyüp Avcı, yıllardır binlerce hastanın kalbine dokundu. Samimiyeti, mütevazılığı ve hekimliğiyle gönüllerde yer edinen Eyüp Hoca, şimdi kendi sağlığı için mücadele ediyor. Hastası da yakını da meslektaşı da aynı dilekte buluşuyor: Bir an önce iyileşsin, yeniden şifa dağıtmaya dönsün.
********************
BİZİM Tıp Fakültesi Hastanesi’nin kardiyoloji polikliniğinin müdavimleri bilir; hastanenin en kalabalık yeridir!
İnsan orada kendini sıkış tepiş bir belediye otobüsündeymiş gibi hissediyor.
Gerçi hastanenin kan alım noktası da kalabalık oluyor; tabi oranın sıkış tepişliği, muayeneye gelen hastalarının kan tahlili işlemlerinden kaynaklanıyor. Kontrolden önce ilkin oraya yolluyorlar!
Kardiyolojideki kalabalığın sebebi, Prof. Dr. Eyüp Avcı’nın hasta fanları…
Hasta başına beş, bilemedin altı dakika muayene süresi düşüyor. Belki o kadar bile değil.
O daraşmalık poliklinikte aynı anda beş yüz kişi düşünün!
Benim gibi klostrofobik durumlarınız varsa, nefes alamaz hale geliyorsunuz. Çarpıntınız artıyor!
Ter basıyor… Tansiyon yükseliyor… Hani hepsi kalp hastası ya; öyle bir ortamda kriz geçirme ihtimali de var.
Zira daraşmalık ortamın dışında, sıra kavgası yapanların tantanası da durumu kritik hale getiriyor.
***
HASTALARIN yüzde doksandan fazlası, Eyüp Avcı’nın tekelinde… Yok yok, Hoca kendisi tekelleşmiyor; hastalar O’nu ‘kardiyoloji tekeli’ne dönüştürüyor!
Balıkesir, Eyüp Hoca’yı marka yaptı… Her hastasıyla kurduğu senli benli diyalog, insani yaklaşım, sempatik tavırlar; en önemlisi teşhis ve tedavideki başarısı Hoca’nın yıllar içerisinde ‘aranan adam’ olmasındaki etkenler.
Bittabi, Balıkesir Üniversitesi için de önemli bir kazanç. Fakülte Hastanesi döner sermaye girdileri içinde en ciddi kalemdir muhtemelen!
***
ŞU sıra gazetecisinden politikacısına, iş erbabından işçisine, memurundan emeklisine kadar herkes ‘Eyüp Avcı güzellemeleri’ yapıyor.
Kimisi basında, kimisi sosyal medyada, Eyüp Hoca’ya dair iyi düşünceler, güzel duygular ve geçmiş olsun dilekleri ileten mesajlar okuyoruz.
Balıkesir Üniversitesi’nde binlerce hastanın kalbini, damarını tamir etmeye çalışırken kendisi arızalanmış…
Herkes O’na dair duygularını paylaşırken.. Hele de bizim kalemşor taifesi haber sayfalarında, köşelerde falan güzellemeler yaparken..
Ben de geride kalmayayım, tarihe not düşeyim dedim.
***
EFENDİM, kendisi bizim de doktorumuz olur. Yani ara sıra muayeneye, kontrole falan gideriz. Yaz başında anjiyo yaptıydı; “bir ay sonra kontrole gel” dedi, henüz fırsat bulamadım.
Gidemeyişimin genel nedeni, annemin vefatı oldu. Sonrasındaki günlerde biz ihmal ettik. Eh şimdi de kendisi şifaya muhtaç… Gitsek göremeyeceğiz.
O sebeple yazdığı ilaçları kullanmaya devam ediyoruz.
***
EYÜP Hoca annemin de doktoruydu. Ara ara O’nu da kontrol için götürüyorduk o kalabalık polikliniğe.
Bizimki eski sağlıkçıydı; SSK Hastanesi’nde ameliyat hemşireliği yaptı. Hastane ortamına girdiğinde ilk sözü, “ben de sağlıkçıyım” olurdu.

Hele de sempatik bir yaklaşım gördüyse, kalbi damarı unutur, dereden tepeden muhabbete girişirdi.
Kaşla göz arasında Eyüp Hoca’ya fotoğraf bile çektirdi…
Galiba bir tek benim fotoğrafım yok… Maşallah millet boy boy çektirmiş!
Hasta milletinin tapınağına dönüşmüş bir anlamda, kardiyoloji servisi.
Eyüp Hoca da tapınağın şifacısı!
Hemen her hastanın cep telefonu galerisinde, Eyüp Hoca’yla çekilmiş bir fotoğraf var şimdi.
Benim yok!
***
NE Kİ, terzi kendi söküğünü dikemez derler ya… Şifa dağıtan adam da şifasını arıyor şimdi.
Zor bir hastalık.. Umarım tedavi işe yarar, iyileşir, yeniden hastalarının arasına döner.
Eyüp Hoca, hem Balıkesir için, hem BAÜN için önemli bir kazanç.
***
ANJİYODAN sonra bana, “ilaçları düzenli kullanacaksın, alkol ve tütünden uzak duracaksın” diye başlayan ve katlanamayacağım yasaklarla devam eden cümleler kurduydu.
Poliklinikteki odalardan birinden çıkıp birine girerken, aynı anda beş ayrı yerde hasta bakarken verdiği kısa molalarda cigarasını tellendiriyordu oysa.
Son anjiyoya kadar “onu yapma, bunu yapma” demediydi.
Damarsal durumlardaki ciddi arızayı görünce yasakları sıralayıverdi belli ki.
***
PROFESÖRLÜĞE terfi ettiği gün, tesadüfen biz de kutlama yaptığı mekanda müşteriydik.
Mekanın bahçesinin büyük bölümünü kapatmış, eşini dostunu davet etmiş, vur patlasın çal oynasın durumları…
Hem öyle böyle değil, yüzden fazla davetli… Bütçeyi tarımar eder!
Demek ki kazancını, birikimini eşiyle dostuyla, sevdikleriyle paylaşmayı seven bir adam.
Biz öylelerine “gönlü bol” deriz, “hayat adamı” sıfatını kullanırız.
Eyüp Hoca da tanıdığımız, bildiğimiz kadarıyla hayat adamıdır yani.
***
ÇANAKKALE Yenice’li kendisi… Yenice’nin Kalkım kazasından.
Bizim gibi taşralı.. Hatta köy çocuğu…
O sebeple belki de mevki makamını adamın yüzüne çarpan yüksek egolardan arınmış, mütevazılığını korumuş, samimi yaklaşımlarıyla gönüller almış bir arkadaş.
Yenice’de O’nun ismi verilen bir cadde var meselâ.
Öyle herkesin ismi verilmez caddelere, sokaklara. Memleketinin insanları demek ki O’nu çok seviyor.
Balıkesirliler de seviyor elbet.
***
EYÜP Hoca’ya şifa diliyoruz Allah’tan. İyileşsin, yeniden polikliniğine dönsün, hastalarına şifa dağıtsın.
Geçmiş olsun.