Körfez’de yazın ortaya çıkan deniz kirliliği ve lağım kokusu yağışlarla gerilerken, kalıcı çözüm için gözler arıtma yatırımlarına çevrildi. Zeytinli ve Güre projeleriyle Balıkesir Merkez arıtmasının aynı finansman paketine alınması için İLBANK’tan ön onay çıktı. Ancak ÇED, kredi, ihale ve müşavirlik süreçleri nedeniyle Körfez’de temellerin 2027’nin ortalarında atılması bekleniyor.
Yaz bitti, yazlıkçı hemşerilerimiz döndü, Körfez’deki nüfus yoğunluğu da azaldı. Derken yağmurlu bir dönem yaşadı bölge ve doğal denge tekrar kendisine gelir gibi oldu. Şimdi deniz berrak, kirlilikten eser yok, hatta o berbat “lağım kokusu” bile kalktı. Fakat mevsim yine dönecek, yaz gelecek, yoğunluk artacak ve deniz kirliliği de yine ”ben buradayım, bir yere gitmedim ki” diyecek. Bu gerçek hiç çıkmıyor aklımızdan, çıkmamalı da zaten.
Peki inşası planlanan arıtma tesisleri konusunda gelişme var mı? Tabii o işler de durmuyor ama vatandaşların beklediği hızla da gitmiyor ne yazık ki. Zaten bugüne kadar Körfez’in arıtma tesisleri “siyaset” kurumu tarafından ihmal edilmişti. Ancak mecburen yine siyasetçiler devrede bu konuda ama bu sefer olumlu katkılarının olmasını umuyoruz artık.
Hatırlarsanız 2 Eylül’de Balıkesir AKP milletvekilleri ve İl Başkanı’ndan oluşan bir heyet Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı M. Kurum’u ziyaret etmişti. Görüşmenin temel konusunun da Edremit Körfezi’nin çevresel geleceği ve atık su arıtma tesisi yatırımları olarak açıklanmıştı. Bu gelişme Körfez’deki vatandaşlarda bir beklenti yarattı. Üstelik anlaşılıyor ki sadece Körfez de konuşulmamış orada.
Sonra Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Başkanı CHP’li A. Akın da 30 Eylül’de bir Ankara ziyareti yaptı. İller Bankası Genel Müdürü ile görüşecekti. Aynı gün Edremit Belediyesi’nde de Muhtarlar Toplantısı vardı ve BASKİ’den bir heyet o toplantıya katılmıştı. Hem muhtarların sorunlarını dinlediler, hem de sorularını yanıtladılar. Bu toplantı esnasında Edremit Belediye Başkanı M. Ertaş’ın telefonuna A. Akın’dan bir mesaj düştü. Başkan da mesaja çok sevindi, heyecan ve mutlulukla Ankara’daki görüşmelerde arıtma yatırımları finansmanı için olumlu sonuç alındığını söyleme ihtiyacı duydu. Tabii detay bilinmiyordu ama toplantıya katılan herkes mutlu oldu bu haberden. Muhtemelen işte bu gelişmenin basına yansıması ise “bir ay içinde temel atılıyor” şekline dönüşüverdi. Oysa ne yazık ki bu uzun bir süreç ve işler de böyle ilerlemiyor. Sırayla bakalım şimdi.
***
Önce “hangi arıtmalar konuşuluyor?” kısmına girelim. Bilindiği üzere, Akçay ile Altınoluk arasındaki bölgeyi kapsayan bir Güre İBAAT inşası ve kanalizasyon hatları imali projesi var. O bölgedeki çoğu yazlıkçı vatandaşları fosseptik ve vidanjör derdinden kurtaracak olan bu projeyle ilgili süreç tümüyle tamamlandı, yatırıma hazır bekliyor… Edremit’in asıl yükünü çeken Zeytinli İBAAT projesinin ÇED süreci ise henüz tamamlanmadı, devam ediyor. Bu projede uygulanacak deşarj sistemi konusunda geçtiğimiz yaz aylarında yeniden saha incelemeleri yapıldı, uzman mühendisler denizden su numuneleri alarak analiz ve teknik incelemelerde bulundular. Projedeki deşarj hattının kıyıdan yaklaşık 1.300 metre açığa uzatılması hedeflendiği için yapılan bu ek çalışma da bitti ve şimdi ÇED onay sürecinin en kısa zamanda tamamlanması bekleniyor… Bir de daha önce anılmayan, yeni bir gelişme var. Yıllar boyu devam eden bir başka ihmale çare bulmak için, şimdi yatırımlarına Balıkesir Merkez İBAAT işi de ilave edildi. Proje çalışmalarına başlandı ve hızla ilerlemesi bekleniyor.
***
Gelelim “finansman” konusuna. Yukarıda özetlenen ve üç yatırımdan oluşan bu paket için İller Bankası (İLBANK) kaynakları kullanılacak. Görevi belediyeler ve su-kanalizasyon idarelerinin kentsel altyapı yatırımlarını finanse etmek olan İLBANK, temin kaynağı olan Dünya Bankası, Avrupa Yatırım Bankası gibi finans kuruluşlarından dış yatırım kredileri alıyor ve bu fonları belediye yatırımlarının hayata geçirilmesinde aracı banka ve uygulayıcı kuruluş sıfatıyla kullandırıyor. Böylece yerel yönetimlerin uzun vadeli ve düşük faizli dış kaynaklara erişimini sağlarken, projelerin de uluslararası standartlarda yürütülmesini garanti altına alıyor. Bu tür kredilerin garantörü ise Hazine ve Maliye Bakanlığı oluyor. Şimdi bu imkanın kullanımında Körfez’in iki yatırımının yanına, “Ahmet bey, sen bunu nasıl düşünemedin” faslından Balıkesir Merkez yatırımı da ilave edilerek İLBANK’ın ön onayı alındı. Yarabbi şükür.!
Yani 10 sene uğraşıp da sonunda bu noktaya da geldik ya, daha ben ne diyeyim? Fakat bitmedi daha, çünkü elini uzatanın avcuna parayı koymuyorlar hemen. Zira bu tür kredilerin kullanımı, sıkı uluslararası denetim ve prosedürlere tabii.
İlk adım olarak Fizibilite ve Çevresel Onay gerekiyor. Balıkesir B. Belediyesi’nin başvurusunun ardından İLBANK ve ilgili uluslararası kuruluş projenin teknik uygunluğunu, mali amortisman planını ve tarife önerilerini içeren alternatifli fizibilite raporlarını inceliyor. Ayrıca hazırlanması zorunlu olan Çevresel ve Sosyal Yönetim Planı’nı kabul etmesi gerekiyor.
İkinci adımda Uluslararası İhale Prosedürü devreye giriyor. Bu tür yatırımların ihaleleri, ülkemizin Kamu İhale Kanunu yerine, krediyi veren kuruluşun kendi uluslararası satın alma ve ihale kurallarına göre İLBANK koordinasyonunda gerçekleştiriliyor. Üçüncü adım ise uygulama ile ilgili elbette.
Teknik Denetim ve Müşavirlik hususu da projenin inşaat ve kabul aşamalarında uluslararası müşavirlik firmaları ve İLBANK mühendislerinin ortak denetimiyle yürütülüyor. Özetle parayı verenin garantisi kadar, uygulamanın da amaca uygun ve doğru olması titizlikle takip ediliyor. Uzunca oldu ama şimdi girdiğimiz yol bu ve “para” da çok kıymetli günümüzde.
***
Son olarak “zamanlama” hususuna bakalım. Malum zaman göreceli bir kavram, herkes farklı algılıyor. Bilindiği gibi arıtmalar konusunda özellikle Körfez’deki vatandaşların uzun süredir devam eden bir ısrarı var. Üstelik kızgın ve öfkeliler de. Çünkü yıllardır bu derdi çekiyorlar ve gözlerinin önünde can çekişen bir deniz var.
Vatandaşın büyük çoğunluğu da bu coğrafyaya deniz ve tatil için gelmiş, yerleşmiş, büyük paralar ödemişler. Onlar “hemen” istiyorlar bu yatırımı haliyle. Balıkesir merkezinde ise bu konuda fazla kamuoyu tepkisi yoktu bugüne kadar ama arıtma ihtiyacı orası için de “elzem” olan bir konu ve elbette onlar da “hemen” diyorlar…
Siyasetçilere gelince, tabii ki çok ihmal edilmiş bu sorunun ve çözümün bu kadar gecikmesinin öznesi sadece onlar. Şimdi 2028 genel seçimi de ufukta belirince, bir kendine gelme hali peyda oldu. Sandık günü yaklaşıyor, merkezi veya yerel yönetimdeki siyasetçiler de teyakkuz halindeler şimdi. Zira bu sefer anlaşılan o ki, işleri zor hepsinin. Fakat halkın onlarla ilgili görüşünü de “söz verip sık unuturlar, çayın taşıyla elin kuşunu vurmaya kalkarlar, bir iş yapıp beş algı peşinde koşarlar, işi daha başlatmadan bitmiş sayarlar” diye özetlemek mümkün.
Kimse alınmasın realite bu halen. O yüzden “gökte uçan kuşa tava kuruyorlar” diye başlıyor şimdi değerlendirmeler. Sanki olup, bitti de arıtma işleri, hepsi “biz yaptık” çizgisinde kendisine yer kapmaya koşuyor. Vatandaşın “hemen” dediğine, onlar neredeyse geçmiş zaman deyip çıkacaklar. Bu konuda tüm siyasetçilere söylenecek daha tonlarca söz var ama izninizle burada kesiyorum…
***
Tabii bu yatırımlar için ısrarla uğraşan, emek veren BASKİ ve onun idari - teknik kadrosu var bir de. Onlar özveriyle, işin bu noktaya kadar gelmesine çalıştılar ve “süreç devam ediyor” demekten başka yorum yaptıklarını da görmedim bugüne kadar. Sessiz ve derinden uğraşıyorlar. Gerçi yıllardır ısrarla önerdiğimiz “BASKİ Bülteni” de nihayet yayınlanmaya başlandı ama orada “yapılan işlere” yer veriliyor, “yapılacak olan işler ve zamanlaması” yer almıyor. Yani zaman onlar için, olması gerektiği gibi, prosedüre uygun ilerliyor.
Peki bütün bunlara bakıp da sonuç olarak ne demek lazım? Atılması gereken adımları tek tek ve ayrıntılı olarak anlatmaya çalıştım. Zeytinli ve Güre öncelikli, Balıkesir Merkez biraz daha zaman istiyor ama aynı finansman paketinin içinde. Demek ki önce Zeytinli ÇED bitecek yılsonuna kadar. Sonra İLBANK finansman süreci, müşavirlik sözleşmeleri, kredi veren bankanın inceleme ve onayları gerçekleşecek, nihayet sıra gelecek Körfez’de temel atıp inşaatları başlatmaya. Sanırım bu da 2027’nin ortalarında gerçekleşir ancak. Neresinden baksanız 7 veya 8 ay daha var önümüzde.
Başlamasına başlar da bu yatırımlar, araya seçimler de girecek malum. O nedenle, bir de bu yatırımların bitirilmesiyle ilgili siyasi çekişmeleri dinlemek zorunda kalmayalım lütfen. Değerli siyasetçiler, bize bir şey lütfetmeyeceksiniz, sadece nihayet çok geciktiğiniz bir görevi bitirme yoluna girdiniz. Üstelik unutmayın ki, Körfez’de bekleyen pek çok ilçe ve mahalle daha var.