Temiz Körfez için sivil toplum neler yaptı?


(4.bölüm)


03 Eylül’de arıtma tesisleri konusunda “Başladık arıtma işine hayırlısıyla” deyip, BASKİ’nin basit bir ziyaretinin bile siyaseten pazarlanması eleştirildi. Yerel yönetim “Proje nerede, şeffaf bir planlama süreci nerede, halkın katılımı nerede? Bunlar yokken, kahraman rolüne soyunanlar, yaptıklarıyla Körfez’in kirlilik sorununu çözmek bir yana ‘karikatür olurlar’ sadece” denilen bir açıklama da yayınlandı. Önceki dönemden kalan uygulama projeleri olmadığı ve önceliğin bunların ihalesi olacağı kamuoyuna açıklandı. 10 Eylül’de ise İzmir Körfezi’ndeki kirlenme ve toplu balık ölümleri nedeniyle Çevre Ş.İ.D. Bakanlığı’nın bütün suçu İzmir B. Belediyesi’ne yıkıp karşı söylem geliştirmesi ele alınarak, Edremit Körfezi’nin geleceğiyle ilgili bir karşılaştırma yapıldı ve Balıkesir B. Belediyesi uyarıldı. 24 Ekim’de BASKİ’ye hatırlatılan Cennetayağı’nda sel yüzünden yıkılan Edremit Çayı atık su hattı geçişi ve dere atlama bacalarının onarımına başlanması da halka duyuruldu ve BASKİ’ye teşekkür edildi.

21 Kasım’da EDÇEP’in 2018’den beri uğraştığı Edremit Çayı’ndaki bir kirlenme bölgesi olan Soğuktulumba mevkiinde, otoyolun derenin üzerinden geçtiği köprünün altındaki kaçak atık su sorununun halli için, BASKİ’nin son bir çalışmayla kalıcı olarak çözüm getirmesi üzerine de teşekkür edildi. 20 Aralık’ta Balıkesir B. Belediyesi başkanı A. Akın tarafından Edremit’e yapılan ziyarette muhtarlarla yaptığı toplantıda, 2025’de arıtma için temel atılamayacağını ifade etmesi ve konuyu “inşallah” temennisine bağlamakla yetinmesi eleştirildi. Büyükşehir’in önceki yönetiminin birçok defa yaptığı geniş katılımlı halk toplantıları örnek gösterildi. 24 Aralık’ta ise CHP’li yerel yönetimlerin içine sokuldukları koşullar nedeniyle, altyapı yatırımları yapılması konusunun giderek zorlaştığı ama Balıkesir’in de bu süreci halkla birlikte yürütme konusunda hatalı bir kamuoyu iletişimi sergilendiği açıklandı. Sürekli susmak yerine, halkı muhatap almaları ve şeffaf olmaları gerektiği ifade edildi.


***

2025 başında Çevre Ş.İ.D. Bakanlığı’nın “Marmara’ya kıyısı olan bütün yerleşimlerde belediyeler İleri Biyolojik A. Arıtma Tesisi inşasını tamamlasın, yoksa Marmara'da durum kötü, gereken cezaları keseceğiz” içerikli bir açıklama yaptığı kamuoyuna aktarıldı. Bu sorunun Marmara ile sınırlı olmayıp, bütün deniz ve körfezlerimiz için aynı hassasiyetin gösterilmesi istendi. 11 Ocak’ta Çevre Ş.İ.D. Bakanlığı’nın, Balıkesir B. Belediyesi’ne 4.3 milyon TL “çevre cezası” kesmesi eleştirildi. Önceki AKP yönetimine hiçbir ceza kesilmezken, şimdi Burhaniye için yapılanın zorlama olduğu ifade edildi. Bu cezalardan “doğa ve vatandaş kazanamayacaksa, neye yarayacak?” denilerek, Bakanlık ceza kesmek yerine, belediyelere destek vermeye çağrıldı. Şubat başında Edremit’in 2024 sonu adrese bağlı kayıt sistemine göre nüfusunun açıklanması üzerine, bunun reel durumla çok büyük fark gösterdiğine dikkat çekilip, mevsimsel yoğunluğa uygun altyapı yatırımlarının önem kazandığını vurgulayan bir sosyal medya çalışması yapıldı. Aynı günlerde BASKİ tarafından inşası düşünülen Zeytinli ve Güre İBAAT için gereken uygulama projelerinin ihale edildiği de kamuoyuna duyuruldu.

05 Mart’ta Büyükşehir başkanı Ahmet Akın’a bir ziyaret yapılarak, arıtma tesisleri ile devam etmekte olan imar planı davalarımız başta olmak üzere Edremit’in çeşitli çevre sorunları için kapsamlı bir görüşme yapıldı. Ertesi gün de Büyükşehir Belediyesi Hukuk Müşaviri Av. Deniz Deniz’le devam eden davalar için avukatımız görüştü ama geri çekilmeleri için bir uzlaşma sağlanamadı. Aynı gün, gerçekleşmesinin üzerinden bir geçtikten sonra BASKİ nihayet bir basın açıklaması yayınlayarak, 2 adet AAT uygulama projesinin ihale edildiğini duyurdu! Nisan başında Kanlıçay'ın Edremit Çayı ile birleştiği yerden geçen atık su kolektör hattında meydana gelen kaçak tespit edilerek, doğrudan denizi kirleteceği için acil olarak BASKİ’ye bildirildi. Durum kamuoyuyla da paylaşıldı. Ayın ortasına gelindiğinde o kolektör arızasının halen giderilememesi üzerine Balıkesir B. Belediye Meclisi’nin Edremitli üyeleri de göreve çağırıldı. 18 Nisan’da nihayet sorununun giderildiği tarafımıza bildirildi.


***

19 Mart’tan itibaren de yargının iyice siyasallaştığı bir döneme girildi. Silkeleme döneminden, çökertme dönemine geçildi. Büyükşehir’in yapacağı yatırımlar konusu giderek inanılması güç bir hale girmeye başladı. Temmuz başında Körfez’deki kirliliğin bu sezon daha da arttığı ve Altınoluk’a kadar ulaştığı hususuna basın vasıtasıyla dikkat çekildi. Çözüm için neler yapıldığını yetkililerin açıklaması talep edildi. Aynı günlerde Çevre Ş.İ.D. Bakanlığı’nın önceki döneme göre çifte standart uygulayarak, Bandırma yağmur suyu tahliye sisteminden yapılan deşarj için BASKİ’ye 6,7 milyon TL ceza kestiği hususu kamuoyuyla paylaşıldı.

Bu dönemin temel gerçeğinin, CHP’li belediyelerine tolerans göstermemek olduğu özellikle vurgulandı. Temmuz ortasında “Körfez'de yaşanan tüm çevre sorunları dünden kalan mirastır. Fakat bugüne dair yeni bir yaklaşım görmek de elbette hakkımızdır” başlığıyla bir sosyal medya kampanyası başlatıldı. Ay sonu “Deniz Kokuyor, Büyükşehir Susuyor” başlığıyla bir sosyal medya çalışması yapıldı. Devam etmekte olan çalışmalara dair, sağlıklı bir kamuoyu bilgilendirilmesi yapılması istendi. 06 Ağustos’ta yerel yönetimlere yönelik “Temiz ve sağlıklı çevre için akılcı durum tespiti şart” başlığıyla bir basın çalışması yapıldı. Daha sonra kendi saptamalarımız ışığında Edremit’te inşası beklenen arıtma tesisi yatırımları hakkındaki gelişmeler ve Zeytinli İBAAT için yapılan zemin etütleri konusu kamuoyuna açıklandı. Ay sonunda DSİ’nin ilçemizdeki önceliklerinin neler olması gerektiği konusunu tartışan ve başta gelen yatırımın, Eminkuyu çöplüğünün Edremit Çayı ile temasının tümüyle ayrılmasını sağlayacak beton duvar ve sızma havuzu imali olması gerektiğini öneren bir basın çalışması yapıldı.


***

03 Eylül’de Balıkesir B. Belediyesi tarafından 27 Ağustos’ta Çevre Ş.İ.D. Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü tarafından uygun görerek askıya çıkartılan “Zeytinli 1/100.000 İmar Planı Değişikliği raporu üzerine bir basın açıklaması yapıldı. Önceki 1.065 dönüm imar planına, Akçay’a kadarki sahil bölümü de ilave edilerek hazırlanmış olan 1.708 dönümlük bu yeni planda, vaktiyle kaybettikleri davadan ders çıkaranlar da açıkça görülüyor ve anlaşılıyordu. Bu “eskisinin devam olma” hali de vurgulanıp yeni plandaki çeşitli hususlar eleştirildi.

Eylül ortasında ise bu planda “arıtma tesisinin Çıkrıkçı’da yapılacağının” belirtildiği, ancak Büyükşehir Belediyesi’nin ısrarla yeni arıtma tesisinin mevcut yerinde geliştirileceğini söylediği, kafalarının tamamen karışık olduğuna dair bir basın çalışması yapıldı. 18 Eylül’de BASKİ Genel Müdürü E. Öztürk ile Zeytinli İBAAT’nin mevcut yerinde modernize edilmesi ve Güre İBAAT inşası hakkında bir görüşme yapıldı. Ay sonunda ise yeni yapılacak tesisler için yer belirleme tercihlerinin Büyükşehir tarafından artık halka açıklanmasına yönelik bir basın çalışması yapıldı.

19 Kasım’da Balıkesir B. Belediye başkanı A. Akın ziyaret edilerek Zeytinli 1/100.000 İmar Planı ve yeni arıtma tesislerinin imali hakkında, Büyükşehir Genel Sekreter Yardımcısı ile iki Daire Başkanı’nın da katıldığı bir görüşme gerçekleştirildi. Bu konudaki somut çelişki belirtilerek, İmar Planı’nın geri çekilmesi talep edildi ve bunun için söz de alındı. Ertesi gün “Edremit’te İleri Biyolojik Arıtma Tesisleri istiyoruz. Dalyan, Altınkum, Akçay’da yeni imar planıyla daha fazla beton istemiyoruz” vurgusu ile bir sosyal medya çalışmasına başlandı. 23 Kasım’a gelindiğinde ise Balıkesir B. Belediyesi’nin 1.708 dönümlük "Zeytinli 1/100.000 Ölçekli İmar Planı Değişikliği" teklifi için askı süresinin 25 Kasım’da sona ereceği, planın geri çekildiğinin açıklanmaması halinde, İdare Mahkemesi’nde dava açmak zorunda kalınacağı kamuoyuna iletildi.

Bu planda kamu yararı olmadığı, sadece birilerinin rant iştahını karşılama kaygısına dayandığı, yerel yönetime fayda sağlamayacağı, kazananın başkaları olacağı ifade edildi. 25 Kasım’da imar planı geri çekilmediği için TMMOB Mimarlar Odası, Balıkesir 2. İdare Mahkemesi'nde bir yürütmeyi durdurma ve iptal davası açtı, EDÇ de bu davanın müdahili oldu. Yılsonu vesilesiyle yapılan değerlendirmede ise Körfez için artık oyalama değil somut adımlar görmek istediğimiz açıkça ifade edildi.


***

2026 Ocak ayı başında “2024 yerel seçimlerinden bu yana 21 ay geçti, Edremit’e İBAAT için verilen sözler ne durumda?” başlığıyla bir basın çalışması yapılarak yayınlandı. Uygulama projeleri bitmiş ve teslim edilmiş olduğu halde, durum kamuoyuna açıklanmamıştı. 08 Ocak’ta ise lodos fırtınasıyla, Altınoluk Kordonu tekrar sular altında kalınca, oradaki tek çözümün deniz mahmuzu olduğuna dair önerimiz bir kere daha ilgililere aktarıldı. 16 Ocak’ta ise A. Akın’ın işleme koyduğu 1.708 dönümlük imar planının, yaptığımız uyarılar ve açılan dava sonucunda geri çekildiği kamuoyuna duyuruldu. Ancak dava dosyasının kapanmasının da biraz zaman alacağı belirtildi.

Ocak sonuna doğru BASKİ’nin mevcut Zeytinli AAT yanında yapmayı planladığı İBAAT ve Güre’de yapmayı planladığı İBAAT ile kanalizasyon hatları için ÇED süreçlerini başlattığı halka duyuruldu. Şubat başında arıtmalar konusunun hızlanması üzerine, 9 Balıkesir milletvekiline destek olmaları ve çaba göstermeleri için çağrı yapıldı. 05 Şubat’ta Zeytinli İBAAT ve 06 Şubat’ta Güre İBAAT için Çevre Ş.İ.D. Bakanlığı yetkililerinin de katıldığı Halkı Bilgilendirme Toplantıları yapıldı. Eleştiri ve uyarılar Kaymakamlık aracılığı ile yazılı olarak, projeyi yapan şirkete ve Bakanlık’a ulaştırıldı.

12 Şubat’ta Balıkesir B. Belediyesi’nin eski yönetimine ait 1.065 dönüm imar planı değişikliği davalarının, yeni yönetim tarafından neden hala üst mahkemelerde sürdürüldüğü bir kez daha soruldu ve artık bu davaları sonlandırmaları istendi. 19 Şubat’ta ise şiddetli lodosla Körfez sahillerinde meydana gelen hasarlar ve buna çözümün asla beton olmayacağı konusunda bir basın çalışması yapıldı. Denizin kendisinden zorla alınanı, bir kez daha geri istediği ifade edildi. 23 Şubat’ta ise son günlerde Büyükşehir ve diğer belediyelerin daha ziyade toplu iftarlarla uğraşmakta oldukları ama zamanın hızla ilerlediği ve Bayram yoğunluğundan sonra Körfez kirliliğinin tekrar artacağı uyarısıyla bir basın çalışması yapıldı.


***

01 Nisan’da kendi sahillerimizi temiz ve turizm hizmetlerini makul fiyatlarda tutmak için hiç çabalamayıp, ısrarla Midilli’ye turist taşımaya uğraşılması eleştirildi “Midilli’ye giden paralar, Körfez’e kalan sorunlar” başlığıyla bir basın çalışması yapıldı. 11 Nisan’da daha BASKİ Güre İBAAT yatırımına temel bile atılmamışken, o bölgede konut ve AVM inşaatları için çok fazla sayıda inşaat ruhsatı verilmesi eleştirilerek Edremit Belediyesi uyarıldı. Mayıs başında yaz sezonunun gelmekte oluşu nedeniyle A. Akın’a İBAAT’leri hakkında halka açıklama yapması çağrısı tekrar yayınlandı. 08 Mayıs’ta ise Ticaret Odası ve Turizmciler Derneği’nin Bayram’da tatilci sayısının 1 milyona ulaşmasını bekleyerek mutlu oldukları ama bu nüfus hareketinin Körfez için tam anlamıyla bir çevre felaketine dönüşeceği açıklandı. 18 Mayıs’ta Balıkesir Çevre Ş.İ.D. İl Müdürlüğü’nce Güre İBAAT inceleme değerlendirme sürecinin tamamlandığı ve olumlu sonuç açıkladığı halka aktarıldı. 23 Mayıs’ta ise K. Kılıçdaroğlu'nun yargı kararıyla CHP Genel Başkanlığına getirilmesi üzerine, A. Akın sosyal medyada uyarıldı, siyasetle uğraşacaksa Ankara’da kalması, eğer Büyükşehir Belediyesi’ni yönetecekse Balıkesir’e hemen dönmesi istendi. 28 Mayıs’ta ise Güre ve Zeytinli İBAAT için devam eden süreçler ve finansman konusu detaylarıyla incelenerek bir basın çalışması yapıldı. 29 Mayıs’ta ise A. Akın’ın nasıl davranacağı ve ne karar vereceğine ilişkin “Ankara Hesapları mı, Körfez’in Geleceği mi?” başlıklı bir basın çalışması yapıldı. Devam edecek