Temiz Körfez için sivil toplum neler yaptı?


(3. Bölüm)


Mart’ta Altınoluk sahil düzenlemesi için Balıkesir B. Belediyesi’nin çalışmalarına dikkat çeken bir dilekçe kampanyası başlatıldı. Sahil düzenlemesiyle uğraşmak yerine, arıtma konusunun ele alınması; betonlar döküp halkın parası harcanmadan önce halka ne istediğinin sorulması gerektiği hatırlatıldı. Aynı günlerde Akçay’da sahil düzenlemesi için deniz dolgusu başlatıldı. Bu nedenle Akçay ve Altınoluk’taki sahil düzenlemeleri için “Görüşünü Yaz Dilekçeni Gönder” kampanyasına hız verildi.

Ay sonunda Altınoluk Yağcılar sahilinde Büyükşehir Kent Estetiği Dairesi’nin yaptığı çalışmalarla plajı daha fazla daraltmaktan vaz geçilmesi, imalat alanında bir kez daha dile getirildi. Burada Edremit Belediyesi’nin suskun kalması da eleştirilerek “Altınoluk’un gerçek ihtiyacını fark etmekten uzak bir yerel yönetim olabilir mi?” diye soruldu. Nisan başında Akçay Cumhuriyet Meydanı’nda geniş katılımlı bir basın açıklaması yapılarak “Sahillerimiz Rahat Bırakın” denildi.

Büyükşehir de bu durumda halkla doğrudan görüşmek için Altınoluk’ta geniş bir halk toplantısı düzenlemek zorunda kaldı. Bazı bireysel taleplerle toplantının ciddiyeti bozulup, organize bir tavır sergilenemeyince, sahil konusundaki isteklerin karşılanmayacağı görüldü. Adeta halkın gazını alma toplantısına dönüştü. 17 Nisan’da yazılı açıklamayla Çevre Ş.İ.D. Bakanlığı’nın, Kıyı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’te bir revizyon yaparak Kıyı Kenar Çizgisini değiştirecek çalışmalara onay yetkisini Valilere bırakması eleştirildi. Zira bu konu uzmanlık gerektiriyordu ve vatandaş farkında bile değilken bu tür mevzuat değişiklikleriyle sahillere müdahale edilip, ne yapılması konusunda halkın görüşü alınmıyordu. Nitekim bu sahil düzenlemesi yatırımı bittiğinde de, yapılan imalatı ve dikilen palmiyelerin bir kısmını deniz (21 Kasım’da) ilk fırtınada geri aldı! Halk toplantısındaki taleplerden bir diğeri de Altınoluk’taki sahil kapasitesinin arttırılmasıydı. Nisan’da İskele Kordonu kaya dolgularının üzerine mıcır ve çakıl yığma çalışmaları ile metal iskeleler yapımına başlandı. Buna yönelik olarak, algı yatırımlarından vazgeçilmesi, vaktiyle bu sahillerden çalınan kumsalı geri getirmenin tek yolunun deniz mahmuzları yapılması olduğu, göstermelik olarak şimdi yığılan mıcır ve çakılların ise kışın dalgalar tarafından geri atılacağı açıklandı. “Bizim paralarımızı, bizim gerçek ihtiyaçlarımız için harcayın” denildi.

22 Nisan Dünya Günü’nde platformun kurumsal yüzünü oluşturmak ve hukuk alanında da gereğince mücadele edebilmek amacıyla Edremit Çevre Derneği kuruldu. Yaz sezonu gelince Sağlık İl Müdürlüğü’nün deniz suyu analiz sonuçları yine silme “iyi” olarak açıklandı. Bunun üzerine gerçek durumu ortaya çıkartmak için EÇD akredite bir özel şirkete Ağustos ayında deniz suyu analizleri yaptırdı. Özellikle Edremit Çayı’nın denize döküldüğü yerden alınan numune sonuçları korkunç derecede kötü çıktı. Sağlık Bakanlığı’nın üst limitinin 5 katı üzerinde e-koli ve enterokok bakterisi bulunduğu belirlenince, Edremit Çevre Derneği ile Balıkesir Tabip Odası bir ortak açıklama yapıp bu sonuçları basına aktarıldı.

Buna rağmen Eylül’de Sağlık İl Müdürlüğü yüzme suyu analiz sonuçları yine “iyi" olarak açıklandı! O zaman Edremit Çayı’nın denize döküldüğü ve numune aldırdığımız yerde, halkın da katılımıyla bu trajik durum 13:00 haber bülteni canlı yayında A Haber’de ifade edildi. 13 Eylül’deki Balıkesir B. Belediyesi Meclisi bileşiminde ise Körfez'deki deniz kirliliği ve ilimizdeki çeşitli akarsularda yaşanan kirlilik sorununu içeren 8 üyenin imzaladığı bir önerge sunuldu ve görüşme talep edildi. Eylül sonunda da Edremit Kaymakamı Ahmet Odabaş’a bir ziyaret yapıldı. Derelerin ve denizin kirliliği, arıtma tesislerinin yetersizliği, katı atık problemi ve ilçemizin diğer çevre sorunları üzerine bir görüşme yapıldı. Yaptırdığımız deniz suyu analizi sonuçlarıyla ilgili olarak Çevre İl Müdürlüğü’ne vermiş olduğumuz dilekçeye cevaben gelen ve bu konuda bize Büyükşehir Belediyesi’ni adres gösteren yazı da halka aktarıldı. 01 Ekim’de Edremit’te 2017 yılından bu yana yaz sezonlarında yüzme suyundan kaynaklandığı düşünülen hastalıkların yıllar itibariyle kaç adet olduğu, hangi yaş grubunda yoğunlaştığı hakkında dilekçeyle Sağlık İl Müdürlüğü'ne sorduğumuz hususa verilen “bilgi bulunmamaktadır” içerikli cevap da halka aktarıldı.


***

Aralık başında ise BASKİ’nin Edremit Çayı’nın kuzey yakasında bir çalışmaya başladığı ve amacın Dalyan’daki 380 dönümlük arazi satışını kolaylaştırmak için yol yapımına yönelik olduğu halka iletildi. 29 Aralık’ta yapılan, yılın son Büyükşehir B. Meclisi toplantısında gündeme getirilen ve Dalyan dahil olmak üzere Hazine’den devralınan tüm kamu arazilerin satılması için yetki talep eden önergenin oyçokluğuyla kabul edilmesi nedeniyle de Körfez’deki duyarlı vatandaş ve STK’lar yapılacak olan basın açıklamasına davet edildi.

2023 yılının hemen başında Balıkesir B. Belediyesi’nin arıtma tesisi yapmak amacıyla 111 dönümlük Çıkrıkçı tarım arazisini tekrar talep etmesi üzerine bir sosyal medya kampanyası başlatıldı ve “Edremit Belediye Meclisi'nin tüm üyelerini Çıkrıkçı'daki araziyi Büyükşehir'e vermemek için sağlam durmaya çağırıyoruz” denildi. 05 Ocak’ta da EÇD’nin karşı olduğu Büyükşehir’in arazi satışları kararı için Altınkum’da kitlesel bir basın açıklaması yapıldı. Bu kararın alınması protesto edildi, dava açılacağı açıklandı. Ocak ortasında da BASKİ’nin 37 milyon TL’na ihale ettiği ve yol yapımı amaçlı olan “Edremit Çayı Taş Tahkimatı Yapılması İnşaatı” kamuoyuna izah edilerek, bu parayla arıtma tesisine başlanabileceği ifade edildi. “Yol mu, Arıtma mı?” başlığı ile bir sosyal medya kampanyası başlatıldı. Daha sonra da bu yol uğruna kamulaştırmalar bile yapıldı ama toplam maliyeti hiçbir zaman açıklanmadı.!

Önceki yıl 16 Mart’ta CİMER vasıtasıyla yüzme suyu analizleri için Balıkesir Valiliği'ne iletilen dilekçeye nihayet gelen cevap da 03 Nisan’da kamuoyuyla paylaşıldı, yazıdaki çelişkiler de eleştirildi. Nisan sonunda Edremit’in çevre sorunlarını, yapılması zorunlu ve gerekli olan altyapı yatırımlarını içeren ve 32 maddeden oluşan bir açık mektup hazırlandı, 14 Mayıs’ta yapılacak genel seçime katılacak bütün milletvekili adaylarına ve basına ulaştırıldı. Ayrıca “merkezi ve yerel yönetimde olup da, ellerindeki bütün imkanlara rağmen, Körfez’in arıtma tesisi sorununu çözmeyenlere oy vermeyin!” ve “Derelerimizi kirleten sebepleri ortadan kaldırmadan, sadece balçık ve taş duvar işiyle ıslah yaptığını söyleyenlere oy vermeyin!” denilerek vatandaşlar uyarıldı.


***

28 Mayıs seçimleri genel görünümü kısa sürede değiştirecek bir sonuç getirmedi. Körfez yatırımlarının yine erteleneceği düşüncesinin halkı olumsuz etkilememesi için “Asla doğa ve yaşam alanımız için mücadele etmeyi bırakmayacağız” açıklaması yapıldı. 06 Haziran’da yeni hükumetin Çevre Ş.İ.D. Bakanı yapılan Mehmet Özhaseki için de “Bakanı değil, kaderi değiştirmek önemliydi” denildi. 18 Haziran’da EDÇEP’in beş seneyi aşkın süredir kamuoyuna aktarmaya gayret ettiği Balıkesir İl Sağlık Müdürlüğü’nün deniz suyu analiz sonuçlarına artık itibar edilmeyeceği ve bunları yayınlayıp yorumlamaya son verildiği açıklandı. Bütün tahlil sonuçların “iyi” olmasının Körfez için asla inandırıcı bulunmadığı ifade edildi. 17 Temmuz’da geçen sene EÇD’nin yaptırdığı ve çok kötü değerler ihtiva eden deniz suyu analiz sonuçları ile ilgili olarak Edremit’teki bütün siyasi parti ve STK’ların konuya duyarsız kalmayı tercih etmeleri hususu da kamuoyuna şikayet edildi.

Temmuz sonunda Çıkrıkçı arazisinin kendilerine verilmediği ve gelen kredilerin geri gitmek zorunda kaldığına dair Balıkesir B. Belediyesi başkanının başlattığı polemik nedeniyle sosyal medya kampanyası yapıldı. “Sadece Edremit değil, Burhaniye, Gömeç, Ayvalık da İBAAT bekliyor. İşi getirip Zeytinli’ye Sıkıştırmayın!”, “Y. Yılmaz, Zeytinli Arıtması için suçu Edremit Belediye Meclisi’ne yükleyerek algı oluşturmaya çalışıyor” denilerek kamuoyu aydınlatıldı. Ağustos başında “Madem yeterli altyapı yok, yeni inşaat ruhsatı da verilmesin. Bununla derdi olanlar gidip Ankara’ya anlatsınlar”, “Körfez’in dertleri sadece Büyükşehir’e bırakılamaz. Bu işi merkezi yönetim de üstlenmelidir” denilerek başlatılacak kampanya için kamuoyu duyarlı kılınmaya çalışıldı. 04 Ağustos’ta change.org’da Körfez altyapı yatırımlarına çağrı yapılan “Daha Geç Olmadan Çevre Bakanı’nı Göreve Çağırıyoruz” imza kampanyası açıldı. Deniz kirliliği için Burhaniye Orjan’da ve Güre’de yapılan basın açıklamalarına destek verildi. 24 Ağustos’ta da Akçay Cumhuriyet Meydanı’nda "Körfez’de Kirliliğe Son” başlığıyla EÇD bir basın açıklaması düzenledi. Bir Balıkesir milletvekilli de katılarak konuşma yaptı.


***

11 Eylül’de okulların açılması nedeniyle bölgeden ayrılacak yazlıkçı hemşerilerimize yönelik olarak “Şimdi gidiyorsunuz. Tekrar dönene kadar ‘Temiz Deniz Temiz Körfez’ talebimize uzak kalmayın, desteğiniz devam etsin lütfen!” çağrısı yapıldı. Eylül ortasında ise “Körfezin temel sorunlarına ‘yokmuş gibi’ davranan her kurum ve kişi, bugünkü kirliliğin sebebi olmasa bile ortağıdır” başlığıyla bir sosyal medya çalışması yapıldı. 05 Kasım’da Çevre Ş.İ.D. Bakanı’na yönelik olan “Daha Geç Olmadan Çevre Bakanı’nı Göreve Çağırıyoruz” imza kampanyasında toplanan 14.401 imza ve dilekçe CİMER üzerinden ilgililere gönderildi.

2024 başında “Çevre Bakanını Göreve Çağırıyoruz” başlığıyla açılan imza kampanyasına henüz yanıt alınmadığı ama imza sayısının 15.000’i aştığı kamuoyuna duyuruldu ve destek istendi. 11 Ocak’ta ise yaklaşan yerel seçimler nedeniyle Edremit’in ve Körfez’in çevre sorunlarını hatırlatan, “çözümü çantasında olmayan aday karşımıza gelmesin” başlığı taşıyan bir basın açıklaması yapıldı. 06 Şubat’ta BASKİ’nin iki yıl önce Cennetayağı Mahallesi’nde inşa ettiği kolektör hattının, Edremit Çayı’nı atladığı bölümün selden yıkıldığı ve atık suların Kasım’dan beri dereye karışarak denize gittiği kamuoyuna şikayet edildi.

BASKİ’den orada gerekli onarımı yapması ve deniz kirliliğini arttıran duruma son vermesi istendi. 14 Şubat’ta da kamuoyuna seslenilerek, Büyükşehir Belediyesi’nin Zeytinli ve Güre arıtmalarının inşasına başlamadığı, bunun nedeninin yerel seçimlerden sonra her ay ciddi tutarda atık su parası alınacak yeni bir sistemin uygulamaya geçirileceği beklentisi olduğu vurgulandı. Bu tesislere hemen başlanması istendi. 25 Şubat’ta yerinde fotoğraflayarak, BASKİ’nin Güre İBAAT için yer teminini tamamladığı, servis yollarını düzenlediği, hafriyat hazırlıklarına bile başladığı kamuoyuna duyuruldu. Bunlara rağmen temel atılmadığı, durumun da “tekrar seçilme” şartına bağlandığı vurgulandı. 26 Şubat’ta ise EÇD’nin hazırladığı “Büyükşehir Belediyesi, Edremit Belediyesi ve Belediye Meclisleri ile Muhtarlıklar İçin Görev Almak İsteyen Bütün Adaylara Sesleniyoruz” başlığını taşıyan bir basın açıklamasıyla adaylar kadar seçmelerin de dikkatine sunuldu.


***

Mart başında Büyükşehir yönetiminin “bizi seçin de arıtmayı yapalım” stratejisinin mutlaka ters tepeceği ve seçmenin bugüne kadar neden oyalandığını sormaya hakkı olduğunu ifade eden bir sosyal medya çalışması yapıldı. 16 Mart’ta ise yeniden aday olan Yücel Yılmaz’a “2019'da ‘benim zamanımda mı kirlendi ki ben temizleyeyim?’ diyordun, bak 5 sene senin zamanında da kirlendi Körfez!” denilerek somut anlamda iş yapmadığı hatırlatıldı. 18 Mart’ta da kamuoyuna seslenilerek “Bu sene Bayram yoğunluğuyla, lağım kokusu ve kirlilik daha erken başlayacak sahillerimizde. Sebep olanları 31 Mart'ta unutmayın” çağrısı yapıldı. 21 Mart’ta Çevre Ş.İ.D. Bakanı’nı muhatap alan, ileri biyolojik arıtma tesisleri inşası talebimizi içeren 16.770 imzalı dilekçemize, BASKİ tarafından yanıt verildiği kamuoyuna duyuruldu. Bu yanıtla Güre’deki arıtma tesisi için proje hazırlama işinin ihale edildiği, Zeytinli için proje hazırlama ihalesinin ise yatırım programı içinde olduğunun söylendiği aktarıldı. 30 Mart’ta halka “Yerel seçim sonuçlarının, 10 ay önceki genel seçimin adeta bir tekrarı gibi olacağını düşünenler, fena halde yanılacaklar yarın. Zira ‘altı üstü bir yerel seçim’ değil bu kez halkın önünde duran. Çok daha farklı bir anlam taşıyor” denilerek oy kullanmaları çağrısı yapıldı.

01 Nisan’da yerel seçim sonuçları için “Vatandaşlar ayar verdi siyasete. İktidara ‘yettin artık’, muhalefete de ‘daha çok çalış’ dedi” açıklaması yayınlandı. Yeni belediye yönetimlerini teşvik eden, çalışmaya hemen başlamalarını ve yapılacak çok işleri olduğunu hatırlatan sosyal medya çalışmaları yapıldı. 08 Nisan’da da Körfez kamuoyuna “M. Özhaseki’yi muhatap alan imza kampanyamızı artık kapatıyoruz. 17.085 imza vererek destek olan tüm doğa dostlarına çok teşekkür ediyoruz. Şimdi yeni seçilen yerel yönetimle muhatap olacağız. Onlardan verdikleri sözleri tutmalarını isteyeceğiz. Sadece hakkımız olanı istiyoruz, ısrarla da takipçisi olacağız. Çözüm için atılacak her adıma da destek olmaktan kaçınmayacağız” açıklaması yapıldı.


***

10 Mayıs’ta Edremit Belediyesi başkanı Mehmet Ertaş’a tebrik ziyaretiyle, başarılı çalışmalar dilendi. EÇD’nin takip ettiği öncelikli çevre sorunları aktarıldı. 13 Mayıs’ta da Balıkesir B. Belediyesi başkanı Ahmet Akın ziyaret ve tebrik edildi, başarılı çalışmalar dilendi. Körfez’in çevre sorunları ve çözüm önerilerimiz aktarıldı. 30 Mayıs’ta yine Balıkesir B. Belediyesi’nin düzenlediği Dönüşüm Kongresi’ne de EÇD katıldı.

05 Haziran Dünya Çevre Günü’nde de EÇD bir basın açıklaması yaparak “Temiz Dünya, temiz gelecek” ve “Temiz Körfez, temiz Edremit” çağrısını tekrarladı. 10 Haziran’da bu kez “Yerel yönetimlerin kadro tercihi ve sivil toplumun yönetime katılması konusunda Kent Konseylerinin rolü” üzerine bir çalışma hazırlanarak EÇD’nin görüşleri kamuoyu ile paylaşıldı ve Konsey’in çalışır hale getirilmesi istendi. Temmuz başında yine deniz kirliliği konusunda halktan gelen şikayetlerin artması üzerine “20 senedir yazın durumu idare eden sonbaharda unutan siyasetçiler gördü Körfez. Artık bu kirliliğe hiç kimse katlanmak istemiyor” duyurusu yayınlandı.

10 Temmuz’da ise “Ahmet Akın'dan ve BASKİ Genel Müdürü Erdoğan Öztürk'ten, Körfez’deki arıtma tesisleriyle ilgili artık bir ziyaret ve açıklama bekliyoruz” denilen bir sosyal medya çalışması başlatıldı. 18 Temmuz’da Büyükşehir’e yönelik “BASKİ'nin Güre İBAAT ve kanalizasyon hatları projesi ile yer seçimi doğruysa, neden hala başlanmıyor?” ve “BASKİ'nin Zeytinli İBAAT projesi için mutlaka sivil toplumun da görüşü alınmalıdır” denilen sosyal medya çalışmaları yapıldı. 22 Temmuz’da Edremit Çayı’nda DSİ’ne çalışan müteahhidin iş makinası mevcut kanalizasyon hattını parçaladı. Kirliliğin dere vasıtasıyla denize akması nedeniyle yerel yönetim uyarıldı.


***

01 Ağustos’ta Belediye başkanı M. Ertaş’ın, yeni BASKİ Genel Müdürü E. Öztürk’le Zeytinli AAT’ni ziyaret etmesi üzerine basında çıkan haberler üzerine, somut bir hazırlık yapıp sivil toplumla görüşmeleri önerisi tekrar dile getirildi. Aynı günlerde “DSİ ve BASKİ algı işlerini bırakıp, Körfez’i kurtarmaya odaklanmalı. Zira Edremit Çayı’na aylardır kanalizasyon akıyor!” başlığıyla bir basın açıklaması yapıldı. Bu hemen karşılık buldu ve BASKİ kırılan hattı onardı. 20 Ağustos’ta başlığı “Bizim en büyük derdimiz Körfez'in kocaman bir lağım çukuru haline gelmesidir” olan bir sosyal medya çalışmasına başlandı. Yeni yerel yönetimler sıkça uyarılsa da, kısa zamanda görüldü ki seçilenler hiçbir ön hazırlık yapmadan, ekip kurmadan işbaşı yapmışlardı.

22 Ağustos’ta Edremit Belediye başkanının, yeni BASKİ Genel Müdürü’nü davet ederek yaptığı toplantı çok ilginçti nitekim. Kendi parti merkezlerince önerilen çerçevede ve sadece yazlıkçılara ikametlerini buraya taşımaları için ricada bulunmak amacıyla yapılan bu toplantıya sadece bir dernek dışında hiç kimse çağırılmamıştı. Tam anlamıyla bir şaşkınlık örneğiydi bu durum ve haliyle eleştiri konusu oldu. Algıyla zaman geçirilmemesi, somut çözümler için Büyükşehir ile BASKİ’nin geniş katılımlı bir halk toplantısı yapması tekrar talep edildi. 28 Ağustos’ta ise BASKİ Gn. Müdürü E. Öztürk de Balıkesir’de ziyaret edilerek arıtma tesisleri ve altyapı konularındaki görüşlerimiz aktarıldı. Edremit’te bir hafta önce düzenlenen toplantının usulü ve kapsamından duyulan rahatsızlığın nedenleri de izah edildi. (Devam edecek)