Daha yeni kuruldu, örgütlenmesini tamamlamaya çalışıyor, delege seçimleriyle uğraşıyor, ilçe ve il kongrelerine hazırlanıyor. Önünde büyük kurultay var. Kendi iç gündemine dönemeyen, her yeni günde, yepyeni bir gündemle önümüze düşen Yeni Parti!

Şimdi de ismi tartışma konusu oldu…

Parti kurmayları bu tartışmayı “suni gündem” olarak nitelendiriyor. Söyledikleri şu: “Böyle bir gündemimiz yok. Parti kurulduğundan beri kamuoyunda olumsuz algı oluşturulması yönünde bir çaba var. Çünkü partinin iyi bir potansiyeli olduğu görülüyor. Bu tartışma biter, başka bir tartışma başlatılır.”

Doğrusu, siyaset açısından bakıldığında bu açıklama her şeyi anlatıyor.

Ancak isim meselesinin tamamen önemsiz olduğunu söylemek de mümkün değil.

Nitekim parti kurmayları da “Anayasa Mahkemesi isme izin vermezse kurultayda ‘YENİ’ isminin yanına bir ek yapılır, yola devam edilir” diyerek ihtimali tümüyle dışlamıyor.

Yani ortada bugün için “sorun yok” deniyor ama yarın için bir B planı da hazır tutuluyor.


***

Zaten Türkiye siyasetinde isim meselesi başlı başına ilginç bir alan.

Yargıtay Başsavcılığı’nın internet sitesindeki siyasi partiler listesine hiç baktınız mı?

190 siyasi parti görünüyor.

Bu partilerin isimlerine biraz dikkatle bakınca, “Benzer isimler meselesi yalnızca YENİ Parti’nin başına mı geldi?” sorusu ister istemez akla geliyor.

Örneğin adında “adalet” bulunan altı parti var. AK Parti zaten “Adalet ve Kalkınma Partisi” olarak siyaset sahnesinde. Başka partilerin isimlerinde de “Adalet” kelimesi bulunuyor.

Peki bunların isimleri nedeniyle büyük bir siyasi kriz yaşandığını, isim tartışmalarının aylarca kamuoyunu meşgul ettiğini hatırlıyor muyuz?

Cumhuriyet kelimesi de yalnızca CHP’nin kullanımında değil. Türkiye’de adında “Cumhuriyet” bulunan yaklaşık on siyasi parti var.

Cumhuriyet CHP’nin tapulu malı olmadığı gibi, “adalet” de herhangi bir partinin özel mülkü değil.

O halde “Yeni” kelimesine gelince neden birden bire bütün projektörler yanıyor?

İtiraz eden parti Yenilik Partisi.


***

Türkiye siyasetinde “Yeni” kelimesini kullanan başka partiler de var.

Yeni Çağ Partisi, Yeniden Diriliş Partisi, Yeniden Doğuş Partisi, Yeniden Refah Partisi, Yeniden Umut Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Yeni Yol, Yeni Yüzyıl Partisi…

İnsanın aklına ister istemez şu soru geliyor:

“Yeni” kelimesi bu kadar sorunluysa, bugüne kadar neden yalnızca YENİ Parti gündeme geldi?

Eğer sorun kelimenin kendisinde değilse, o zaman mesele başka bir yerde demektir.

İşte asıl eğlenceli taraf da burada başlıyor.

YENİ Parti kurmayları “İsim konusunda sorun yaşamayacağız” diyor ama her an bir sorun yaşanabilir gibi geliyor.

Biz de kendilerine naçizane yardımcı olalım.

Olur da bir gün isim değiştirmek gerekirse, seçenek çok.

Mesela En Yeni Parti

Olmadı mı? Hakiki Yeni Parti

Biraz iddialı.

Alternatif Yeni Parti… Siyasetin alternatifini temsil etmek isteyenler için fena sayılmaz.

Özgür Parti olabilir.

Hatta genel başkanın soyadı üzerinden düşünürsek Özel Parti bile kulağa hoş geliyor!

Partinin kendisini geniş bir demokratik şemsiye olarak tarif etmesinden hareketle Karma Demokratlar Partisi de düşünülebilir.

Kısaltması KARDEM olur.

Gerçi onda da “DEM” var.

Yanlış anlaşılmaya müsait bir memlekette, parti ismi seçmek de artık başlı başına bir strateji meselesi!

O halde YENİ üzerinden devam edelim.

YENİleşimci Parti…

YENİlenebilir Parti…

YENİlmez Parti…

YENİden Halkçı Parti…

YENİk Parti…

YENİ Dünya Partisi…

YENİ Cumhuriyet Partisi…

Görüldüğü gibi seçenek bol.


***

Bir siyasi partinin ismi, o partinin kimliğini ve ideolojik yönünü anlatmalı mı?

Ben anlatması gerektiğini düşünüyorum.

Siyasi parti dediğiniz şey yalnızca bir tabela değil. Bir dünya görüşü, bir siyasi iddia, bir toplumsal hedef ortaya koyar.

“Yeni” ise kulağa umut verici geliyor ama tek başına “neyin yenisi?” sorusuna cevap vermiyor.

İşte burada isim ile siyasi kimlik arasındaki mesafe ortaya çıkıyor.

Üstelik işin daha ironik bir tarafı var.

Partinin adının YENİ Parti olması konusunda dışarıda tartışma yaşanırken, zaman zaman kendileri bile “Yeni Parti” ile “İYİ Parti” isimlerini birbirine karıştırıyor!

Meselâ CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in de zaman zaman YENİ Parti yerine İYİ Parti dediği anlar oldu.

Ama bunun da ötesinde bir gerçek var. YENİ Parti şu anda kendi iç gündemini oluşturmakla meşgul.

Siyasi Partiler Yasası'nın öngördüğü örgütlenme takvimi işliyor. Mahalle delegeleri seçiliyor. 26-27 Eylül'de ilçe yönetimleri için üyeler sandığa gidecek. Ardından 3-6 Ekim arasında resmi ilçe kongreleri tamamlanacak. 17-18 Ekim'de il yönetimleri için üyelerin oy kullanacağı seçimler yapılacak. 24-25 Ekim'de il kongreleri tamamlanacak. Ve nihayet 14-15 Kasım'da Ankara Spor Salonu'nda kurultay gerçekleştirilecek.

Yani YENİ Parti açısından gerçek gündem isim değil, örgüt işleri…


***

CHP’den ayrılan kadrolar şimdi yeni partinin teşkilatlarını kuruyor, delegelerini belirliyor, ilçe ve il yapılanmalarını tamamlıyor ve kurultaya hazırlanıyor.

Fakat dışarıdaki gündem de partinin peşini bırakmıyor.

İsim tartışması bunun son örneği. YENİ Parti kurmayları “Bunu da gördük” diyebilir.

Haklılar. Yeni Parti için siyaset sahnesinde perde yeni açıldı.

Bu partinin önünde yakın, orta ve uzak vadede daha çok tartışma, daha çok senaryo, daha çok iddia ve daha çok siyasi hamle var.

İktidar açısından da muhalefet açısından da bu yeni oluşumun nereye oturacağı önemli.

Bu nedenle YENİ Parti’nin sadece kendi içindeki seçimlerle değil, dışarıdan gelen tartışmalarla da sınanacağı bir dönem bu.

Bugün isim…

Yarın başka bir konu… Sonra başka bir tartışma…

Sonra başka bir iddia…

YENİ Parti için bir konuda şimdiden emin olabiliriz: Daha görecekleri çok şey var.

Biz de merakla bekliyoruz.

Bakalım sıradaki “yeni” gündem ne olacak?