Geçtiğimiz gün Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde yaşananları izleyen bir AK Partili meclis üyesi, toplantının ardından Ahmet Akın’ın performansını şöyle değerlendirdi:

“Adam çok iyi siyaset yapıyor. Bu konuda profesyonel. Yeni Parti grubunun sataşmalarını çok iyi göğüsledi. Adamlara çok iyi ayar verdi. İşi biliyor.”

Doğru mu?

Doğru...

Ahmet Akın’ı siyaset pazarına çıktığı günden beri tanırız. Her geçen gün biraz daha pişti. Çıraktı, kalfa oldu, sonra usta oldu. Bugün baktığımızda ise karşımızda adeta “ordinaryüs” var!

Önceki günkü Büyükşehir Meclisi oturumunda bunun örneklerini bir kez daha gördük.


***

Öyle ki, bugün Balıkesir Büyükşehir Meclisi’nde AK Parti muhalefetine bile fazla ihtiyaç kalmadı.

Bunu zaten AK Partili meclis üyesi Yasin Sağay da meclis kürsüsünden espriyle karışık söyledi:

“Biz çayımızı içip gidelim. Bizim görevimizi Yeni Partililer yapıyor. Bize gerek kalmıyor.”

Gerçekten de manzara aşağı yukarı böyleydi.

Yeni Parti grubu, Edremit’te yaptıkları grup toplantısında ortak bir karar almış. Anlaşılan o ki Ahmet Akın’ı mecliste oldukça sıkıştıracaklar. Örseleyecekler, eleştirecekler, üzerine gidecekler.

Nitekim öyle de oldu.

Eylül ayı meclis toplantısının daha ilk dakikalarından itibaren Ahmet Akın’a yönelik eleştiriler peş peşe geldi.

Ama Ahmet Akın da hazırlıksız değildi.


***

Manyas Belediye Başkanı Ahmet Duru ile girdiği polemik bunun en çarpıcı örneklerinden biriydi.

Duru, söylemek istediklerini anlatmaya çalıştı, çok beceremedi. Ahmet Akın da zaten bunu yüzüne vurdu… Ahmet Akın’ın karşı hamleleriyle tartışmanın ritmi bir anda değişti. Manyas Belediye Başkanı, söylemek istediği sözleri toparlamakta zorlandı.

“Ben senin gibi süslü laflar söyleyemiyom” dedi.

Fakat cümlenin devamı gelmedi.

Büyükşehir’in Manyas’taki kreş projesi üzerinden Ahmet Akın’ı sıkıştırmaya çalıştı. Ahmet Akın buna da izin vermedi.

Tartışmanın son bölümünde Ahmet Akın’ın kullandığı bazı ifadeler ise sertliğin dozunu daha da yükseltti. Üsluptaki “fena olur, kötü olur” çizgisi, salondaki gerilimin seviyesini göstermesi açısından dikkat çekiciydi.


***

Sonra Ayvalık meselesi geldi.

Bir dönem Ahmet Akın’la aynı siyasi yapı içerisinde siyaset yapan, Ayvalık’ta Büyükşehir Belediyesi koordinatörlüğü görevini üstlenen Zafer Abdi Gökçen, bu kez kürsüden Büyükşehir Belediyesi’ni eleştirdi.

“Büyükşehir Ayvalık’a üvey evlat muamelesi yapıyor” diyerek başladı.

Ayvalık’ın sorunlarını, eksiklerini, yapılmayanları uzun uzun anlattı.

Burada insanın ister istemez geçmişi hatırlayası geliyor.

Daha düne kadar Zafer Abdi Gökçen, Ahmet Akın’la birlikte Büyükşehir yönetiminin bir parçasıydı.

2024 seçimlerinde aynı siyasi çatı altında seçim kazandılar. CHP grubu içerisinde birlikte çalıştılar. Mecliste alınan kararların altında birlikte imzaları vardı. Grup olarak birlikte hareket ettiler. Yapılanların da yapılmayanların da siyasi sorumluluğunu birlikte taşıdılar.

Şimdi ise karşı taraftalar.

Düne kadar birlikte savundukları Büyükşehir yönetimini bugün eleştiriyorlar.


***

Burhaniye Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler de aynı tablonun başka bir örneğiydi.

Bir dönem Ahmet Akın’ı AK Parti grubunun eleştirilerine karşı savunan, gerektiğinde göğsünü siper eden Deveciler, şimdi Ahmet Akın’a yükleniyor.

Meclis toplantılarının ayda iki kez yapılması önergesi de bunun bir örneği.

Yeni Parti grubu, meclis toplantılarının ayda iki kez yapılmasını istedi. Ahmet Akın buna karşı çıktı. Daha önce CHP grubu içerisinde alınan kararla meclisin ayda bir kez toplanması konusunda birlikte hareket edilmişti.

Şimdi siyasi roller değişti.

İktidardan muhalefete geçince, dün savunulan uygulama bugün eleştirilmeye başlandı.

Deveciler’in Ahmet Akın’a yüksek sesle seslenmesi, bağırıp çağırması da dikkat çekiciydi.

Ali Kemal Deveciler’in vaveylalarına yabancı değiliz.

Ama bu kez hedef AK Partililer değildi.

Düne kadar aynı siyasi çatının altında siyaset yaptığı Ahmet Akın’dı.

Ahmet Akın ise bütün bunlara karşı zaman zaman üstü kapalı, zaman zaman açık biçimde cevap verdi. Laf soktu, iğneledi, geçmişi hatırlattı.

Bunu yaparken yüzünde o bildiğimiz gülümseme vardı.

Otuz iki diş tekmili birden...

Fakat o gülümsemenin altında taşan sabrı, biriken öfkeyi ve kırgınlıkları da görmek mümkündü.

Zaman zaman yüz hatları gerildi.

Zaman zaman ses tonu yükseldi.

Ama genel olarak kontrolü elinde tuttu.


***

Gömeç Belediye Başkanı Melih Bağcı’nın Ahmet Akın’a seslenişi ise başlı başına başka bir yazının konusu.

Melih Bağcı, neden Yeni Parti’ye geçtiklerini anlatırken sakin görünmeye çalıştı. Fakat sözlerinin altında yıllardır biriktirdiği başka bir siyasi hikâye vardı.

Özellikle 2019 seçimleri...

Ahmet Akın’ın Büyükşehir Belediye Başkan adayı gösterilmesi, ardından İYİ Parti ile yapılan ittifak sonucunda adaylıktan çekilip yerine İsmail Ok’un getirilmesi...

Melih Bağcı, o dönem Gömeç CHP İlçe Başkanlığı görevinden istifa ederek bu karara tepki gösterdiğini hatırlattı.

Kendisinin tepki gösterdiğini, fakat başkalarının aynı tepkiyi vermediğini söyledi.

Yani geçmişin defterini açtı.

Dün birlikte oturulan sıraların, birlikte yapılan siyasetin, birlikte alınan kararların hesabını bugünün siyasetinde yeniden masaya koydu.


***

Bandırma Belediye Başkanı ve aynı zamanda Büyükşehir Belediye Meclisi Başkanvekili Dursun Mirza da artık karşı tarafta.

Ahmet Akın olmadığı zamanlarda meclisi yöneten Mirza, düne kadar Ahmet Akın’la aynı siyasi yapının içerisinde siyaset yapıyordu.

AK Parti grubunun muhalefetine karşı Ahmet Akın’a destek veren isimlerden biriydi.

Şimdi ise Ahmet Akın’ı ve Büyükşehir Belediyesi’ni eleştiriyor.

Bandırma’nın sorunlarını anlattı.

Büyükşehir’den ve BASKİ’den alacaklarını alamadıkları için yatırım ve hizmet üretmekte zorlandıklarını söyledi.

Uzun uzun konuştu.

Ahmet Akın birkaç kez araya girerek konuşmasını kısa kesmesini istedi.

Ama Mirza konuşmaya devam etti.

Belli ki hazırlıklı gelmişti.

Daha doğrusu yalnızca Dursun Mirza değil, Yeni Parti grubu genel olarak hazırlıklı gelmişti.

Edremit’te yapılan grup toplantısının ardından meclise adeta bir görev dağılımıyla geldikleri izlenimi oluştu.

Herkes kendi ilçesinin sorununu anlattı.

Herkes Ahmet Akın’ın karşısına geçti.

Herkes muhalefet yaptı.

Fakat...

Bütün bunları izlerken insanın aklına ister istemez bir sinema filmi geliyor.

Oyuncular sahnede.

Senaryo belli.

Roller dağıtılmış.

Herkes üzerine düşeni yapıyor.

Çekim bitince ise oyuncular kendi gerçek hayatlarına dönüyor.

Yeni Parti grubunun meclisteki muhalefeti de bana biraz böyle göründü.

Yapay...

Rol icabı...


***

Çünkü daha düne kadar aynı siyasi çatı altında birlikte hareket eden insanların bugün birbirlerine yönelttikleri eleştirilerin bir kısmı, siyasi pozisyon değişikliğinin doğal sonucu gibi duruyor.

İktidardayken birlikte alınan kararlar, muhalefete geçince sorgulanıyor.

Dün savunulan hizmet politikaları bugün eleştiriliyor.

Dün birlikte yürütülen siyaset bugün “neden yapılmadı?” sorusuyla karşı karşıya bırakılıyor.

Ancak Balıkesir Büyükşehir Meclisi açısından ortaya ilginç bir sonuç çıktı.

AK Parti’nin uzun süredir yürüttüğü muhalefet, bir anda ikinci plana düşmüş görünüyor.

Yeni Parti grubu sahneye çıktı.

Hem de oldukça gürültülü bir biçimde.

Bundan sonra daha sert eleştiriler duyacağız.

Daha yüksek sesler çıkacak.

Daha ağır siyasi ifadeler kullanılacak.

Ahmet Akın da bunlara karşılık verecek.

Muhtemelen onun da sesinin volümü yükselecek.

Ve Ahmet Akın’ın ezberlediğimiz klişe cümlelerini de yine bol bol dinleyeceğiz.

“Birlik ve beraberlik...”

“20 ilçe biriz, beraberiz...”

“Hepimiz kardeşiz...”

“Kuva-yı Milliye ruhu...”

“İstiklal Madalyalı dedemin torunuyum...”

Bu cümleler de devam edecek.


***

Ama siyasetin başka bir tarafı daha var.

Ahmet Akın, “20 ilçe birlik ve beraberlik içerisinde” derken, CHP’den ayrılan belediye başkanlarının, meclis üyelerinin, il ve ilçe yöneticilerinin referansıyla Büyükşehir Belediyesi’nde işe alınan personele yönelik işten çıkarmalar da siyasi mesaj olarak okunuyor.

Bu konuda tarafların farklı gerekçeleri olabilir.

Ancak siyaset dili açısından bakıldığında verilen mesaj açık:

“Madem öyle, gel böyle...”

Bir zamanlar aynı parti çatısı altında birlikte çalışan arkadaşlara, yeni siyasi yolculuklarında “iyi yolculuklar” dilemenin bir başka biçimi de bu olabilir.


***

İşin en ilginç tarafı ise CHP’de kalan meclis üyelerinin sessizliği.

Yeni Parti grubu Ahmet Akın’a yüklenirken CHP sıralarından güçlü bir karşı çıkış gelmedi.

Bir kişi bile çıkıp, “Ne oluyor arkadaşlar? Dün böyleydi, bugün böyle mi oldu?”

demedi.

Ahmet Akın’ı savunan güçlü bir siyasi refleks göstermedi.

Ahmet Akın adeta kendi kendisini savundu.

Gerçi çok da ihtiyaç duymadı.

Çünkü Ahmet Akın, karşısına çıkan hemen herkese tek tek cevap verdi.

Kimi zaman gülerek...

Kimi zaman iğneleyerek...

Kimi zaman geçmişi hatırlatarak...

Kimi zaman da lafı tam yerine bırakarak.

AK Partililer ise bütün bunları izledi.

Ve bence doğru olanı yaptılar.

Yeni Parti grubunun gazına gelmediler.

Dolduruşa gelmediler.

Siyasi kavganın tarafı olmadılar.

Sıralarında oturdular.

Düne kadar birlikte hareket eden, birlikte karar alan, birlikte siyaset yapan ve bugün birbirlerine muhalefet eden eski yol arkadaşlarının kavgasını seyrettiler.

Bir anlamda sinema izler gibi...


***

Balıkesir Büyükşehir Meclisi’nde yeni bir dönem başladı.

Artık CHP ve Ahmet Akın’ın karşısında sadece AK Parti yok.

Yeni Parti de sahnede.

Üstelik kendi eski arkadaşlarının karşısında...

Ahmet Akın ise belli ki bu yeni oyunun da kurallarını öğrenmeye başladı.

Çıraklık bitti.

Kalfalık bitti.

Ustalık zaten geride kaldı.

Şimdi?

“Ordinaryüs” dönemi...

Bakalım bu yeni siyasi satrançta kim kimi mat edecek?

Selam ederim.