Balıkesir’in ilçelerinde yaz aylarının değişmez geleneklerinden biridir panayırlar. Kimi ilçede yıllardır sürdürülen bir gelenek, kimi yerde eski bir beldenin hafızasından bugüne taşınmış bir buluşma… Belediyelerin düzenlediği etkinlikler, konserler, gösteriler, alışveriş stantları, yöresel ürünler, yiyecekler, çocukların eğlencesi derken panayırlar, yaz akşamlarında ilçelerin sosyal hayatına hareket getirir.
Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın da son dönemde bu panayırların hemen hepsinde boy gösteriyor.
Vatandaşlarla bir araya geliyor, esnafı dolaşıyor, etkinlikleri izliyor, çocuklarla ve gençlerle fotoğraf çektiriyor. Kameralar çalışıyor, bol bol fotoğraf ve video alınıyor.
Bir belediye başkanının halkın arasına girmesi, vatandaşla aynı ortamı paylaşması, ilçelerin geleneklerine ve sosyal hayatına dokunması güzel.
Ama Başkan Akın panayır panayır dolaşırken, bizim de kendisine yıllardır tekrarladığımız bir çağrıyı yeniden hatırlatmanın tam zamanı.
Milli fuarı yeniden düşünsek nasıl olur Sayın Başkan?
Balıkesir’in bir milli fuarı vardı
Bugünün gençleri belki hatırlamıyor. Bugünün çocukları ise hiç bilmiyor. Oysa Balıkesir’in bir Milli Fuarı vardı. Hem de öyle üç-beş günlük bir organizasyondan söz etmiyorum. İzmir Enternasyonal Fuarı’ndan önce Balıkesir Milli Fuarı açılırdı.
Atatürk Parkı bir ay boyunca bambaşka bir kimliğe bürünürdü.
Şehrin dört bir yanından insanlar fuara akın ederdi.
Lunaparkı vardı. Kamu kurumlarının tanıtım stantları vardı. Esnafın, tüccarın ürünlerini sergilediği reyonlar vardı.
Gıdadan beyaz eşyaya, kumaştan konfeksiyona kadar pek çok ürün fuarda yerini alırdı.
Akşam olduğunda Atatürk Parkı ışıl ışıl olurdu.
Çocukların neşesi, lunaparkın sesi, stantlardan yükselen kalabalık, müzik, konserler, tiyatrolar…
Balıkesir yaz akşamlarında adeta oraya taşınırdı.
Altın Bengi’den sanat dünyasına
Milli Fuar denildiğinde sadece alışveriş gelmezdi akla. Sanat da vardı. Müzik vardı. Tiyatro vardı.
Mesela Altın Bengi Ses Yarışması…
Bugün müzik dünyasında tanınan pek çok Balıkesirli ses sanatçısının yolu bu yarışmadan geçti. Kimi burada kendisini gösterdi, kimi burada sahne deneyimi kazandı.
Sonra müzik piyasasında adını duyurdu.
Tiyatrolar gelirdi. Atatürk Parkı’nın bir ucunda amfitiyatro vardı.
Açık hava tiyatrosunda özellikle Nejat Uygur’un oyunları büyük ilgi görürdü.
Nejat Uygur’un Balıkesir’le kurduğu bağ da sıradan değildi. Usta sanatçı Balıkesir’in fahri hemşehrisi ilan edilmişti.
Konserler düzenlenirdi. Sanatçılar gelirdi. Çocuklar lunaparkta eğlenirdi.
Aileler fuarı gezerdi. Esnaf satış yapardı.
Kamu kurumları kendisini tanıtırdı.
Kısacası Milli Fuar, Balıkesir’in yaz aylarındaki en önemli sosyal ve ekonomik buluşma noktalarından biriydi.
39 kez düzenlendi, sonra rafa kalktı
Balıkesir Milli Fuarı tam 39 kez düzenlendi. Sonra kaldırıldı.
2004-2009 yılları arasında Balıkesir Belediye Başkanlığı yapan merhum Sabri Uğur döneminde Milli Fuar’a son verildi.
Oysa o dönemlerde fuarın daha çağdaş, daha nitelikli, daha kapsamlı hale getirilmesi gerektiği yönünde eleştiriler de vardı.
Evet… Milli Fuar’ın panayır görüntüsünden kurtarılması gerektiğini söyleyenler vardı. Daha profesyonel bir fuar organizasyonu isteniyordu.
Daha güçlü bir tanıtım… Daha çağdaş sergileme alanları…
Daha büyük bir ticari organizasyon…
Daha güçlü bir kültür-sanat programı…
Bunların hepsi konuşuluyordu.
Ama sonuçta fuarı geliştirmek yerine fuardan vazgeçildi. Bugün geldiğimiz noktada ise daha ilginç bir durum var. O zaman “Milli Fuar daha iyi olsun” diyorduk.
Şimdi Milli Fuar olsa diyoruz.
Atatürk Parkı da eski Atatürk Parkı değil
Bir de işin başka tarafı var. Milli Fuar’ın kalbi Atatürk Parkı’ydı.
Balıkesir’in en önemli yeşil alanlarından biriydi burası.
Doğal görünümüyle, ağaçlarıyla, gölgeleriyle, yürüyüş yollarıyla insanların buluşma noktasıydı.
Hele fuar zamanı… Atatürk Parkı’nın hali bir başkaydı.
Cıvıl cıvıldı. İnsan kaynardı.
Çocukların sesleri, lunaparkın ışıkları, müzik, kalabalık… Şehrin sosyal hayatının merkezlerinden biriydi.
Sonra Atatürk Parkı da değişti.
Sabri Uğur döneminde yeni bir peyzaj düzenlemesine gidildi.
Doğal görünüm büyük ölçüde ortadan kalktı.
Çok sayıda ağacın kesildiği bir düzenleme yapıldı.
Yerine daha yapay bir park anlayışı geldi.
Bugün Atatürk Parkı var ama eski Atatürk Parkı yok.
Ve Milli Fuar da yok.
Başkan Akın panayırları görüyor
Şimdi Başkan Ahmet Akın ilçelerin panayırlarını geziyor. Haklı olarak vatandaşın ilgisini görüyor. Panayırların oluşturduğu hareketi görüyor. Esnafın satışını görüyor. Çocukların eğlencesini görüyor.
İnsanların bir araya gelmesini görüyor. Sosyal hayatın nasıl canlandığını görüyor.
İşte tam da burada kendisine bir soru sormak gerekiyor:
Balıkesir’in tamamını bir araya getirecek büyük bir fuar organizasyonu neden olmasın?
Başkan Akın’ın Balıkesir’e bir fuar alanı kazandırma isteğini biliyoruz.
Bu yönde düşünceleri ve çalışmaları olduğunu da biliyoruz.
Ancak bugüne kadar kamuoyuna yansıyan açıklamalarda, 20 yılı aşkın süre önce kaldırılan Milli Fuar benzeri kapsamlı, geleneksel ve şehirle bütünleşmiş bir fuar organizasyonunun yeniden kurulmasına ilişkin somut bir plan görmedik.
Belki de böyle bir düşünce yok.
İhtisas fuarları sayıca az ve dar kapsamlı da olsa düzenleniyor; örneğin kitap fuarı, örneğin tarım fuarı…
‘Milli fuar’ ya da ‘uluslar arası fuar’ gibi bir büyük organizasyon planı yok.
Oysa Balıkesir’in bir fuara ihtiyacı var.
Panayır başka, fuar başka
Panayırların önemini küçümsemiyorum. Tam tersine… Bugün ilçelerde yaşatılan bu geleneklerin korunması gerektiğini düşünüyorum.
Fakat panayır ile fuar aynı şey değil. Panayır daha çok yerel ve geleneksel bir buluşmadır.
Fuar ise şehrin ekonomik gücünü, üretimini, markalarını, tarımını, sanayisini, turizmini, gastronomisini ve kültürünü dışarıya anlatabileceği daha büyük bir organizasyondur.
Balıkesir’in böyle bir organizasyona ihtiyacı var.
Zeytini var, zeytinyağı var, peyniri var, hayvancılığı var, gıda sanayisi var, makine ve imalat sektörü var, turizmi var… Turizm potansiyeliyle öne çıkan ilçeleri var…
Yöresel ürünleri, el sanatları var.
Balıkesir’in bütün ilçelerini aynı çatı altında buluşturabilecek kadar zengin bir potansiyeli var.
Böyle bir şehir neden kendi fuarını yapmasın?
Ahmet Akın’a çağrımızı yineleyelim
Başkan Akın panayırları dolaşırken aslında bize geçmişi de hatırlatıyor.
Çünkü bu panayırların taşıdığı ruh, bir zamanlar Milli Fuar’da çok daha büyük ölçekte yaşanıyordu.
Şimdi Balıkesir’in ne Milli Fuarı var ne de fuar kimliği.
Bu gazetenin sayfalarından yıllardır yaptığımız çağrıyı bir kez daha yapalım:
Sayın Ahmet Akın… İlçelerin panayırlarını dolaşıyorsunuz. Vatandaşın bu organizasyonlara gösterdiği ilgiyi görüyorsunuz.
İnsanların bir araya gelmesinin şehir için ne kadar önemli olduğunu yerinde izliyorsunuz.
Şimdi bunu Balıkesir merkezine taşımanın zamanı değil mi?
Elbette 40 yıl önceki Milli Fuarı aynen geri getirmekten söz etmiyoruz.
Daha çağdaşını yapalım. Daha büyüğünü yapalım. Daha profesyonelini yapalım.
Balıkesir’in bugünkü ekonomik ve sosyal yapısına uygun bir fuar kuralım.
Ama bir fuar kuralım.
Çünkü Balıkesir’in ihtiyacı olan şey, geçmişteki o büyük şehir buluşmasının ruhunu bugüne taşımak.
Panayır panayır dolaşan Başkan Ahmet Akın’a çağrımızı yineleyelim:
Balıkesir’e bir fuar alanı kazandırın.
Balıkesir’in yeniden buluşacağı bir Milli Fuar fikrini masaya koyun.