OSMAN KANTARLIOĞLU
Birkaç hafta içinde ne değişti? Üretim mi azaldı, maliyetler mi patladı, denetim mi yetersiz kaldı, yoksa serbest piyasa yine kendi kurallarını mı yazdı? Vatandaşın en temel gıdasında yaşanan bu yükseliş, cevap bekleyen birçok soruyu da beraberinde getiriyor.
*************
Dar gelirlinin mutfaktaki en güvenli limanıdır patates ve soğan. Et alınamazsa patates vardır, tavuk pahalıysa soğanla yapılan yemekler vardır. Mutfakta hiçbir şey olmasa bile "hiç olmazsa patates yemeği yaparız" denir. Bugün ise o cümle bile anlamını yitirmeye başladı. Artık patates de ucuz değil, soğan da.
Henüz birkaç hafta önce kilogramı 15-20 lira seviyesinde olan ürünler bugün birçok market ve pazarda 35-40, 45 – 60 liraları buluyor, hatta bazı yerlerde bunun da üzerine çıkan fiyatlarla satılıyor. Aradan geçen sürede ne oldu? Türkiye'nin tarım haritası mı değişti? Tarlalar mı kurudu? Üretim tamamen mi durdu? Yoksa fiyatların yükselmesi için başka mekanizmalar mı devreye girdi?
TARLADA BAŞKA, TEZGAHTA BAŞKA FİYAT
Türkiye patates ve kuru soğan üretiminde dünyada önemli ülkelerden biri. Yani ortada bu ürünlerin tamamen bulunamadığı bir tablo yok. Buna rağmen tüketici yüksek fiyatla karşılaşıyor.
Tarladan çıkan ürün ile market rafına gelen ürün arasında kaç el değişiyor? Her aşamada üzerine ne kadar maliyet, ne kadar kâr ekleniyor? Üretici gerçekten kazanıyor mu, yoksa en büyük kazancı aracılar mı elde ediyor?
İşte cevap bekleyen en önemli sorular bunlar.
MALİYET BASKISI!
Hiç kimse çiftçinin yaşadığı maliyet baskısını inkâr edemez. Mazot pahalandı. Gübre pahalandı. Elektrik pahalandı. İşçilik arttı. Nakliye maliyetleri yükseldi.
Elbette bunların tamamı fiyatlara yansıyor. Ancak vatandaş o soruya hala yanıt bulamıyor…
Maliyetler arttı diye fiyatlar birkaç hafta içinde neredeyse iki katına mı çıkmalı?
SERBEST PİYASA HER ŞEYİ AÇIKLAR MI?
Serbest piyasa ekonomisinde fiyatı arz ve talep belirler.
Peki gerçekten öyle mi?
Eğer üretim yeterliyse... Depolar doluysa... Ürün piyasada bulunabiliyorsa... Fiyat neden bu kadar hızlı yükseliyor?
Serbest piyasa elbette ekonominin gerçeği. Ancak serbest piyasa, denetimsizlik anlamına gelmez. Rekabetin sağlıklı işlemediği, aracılık zincirinin uzadığı, fiyat oluşumunun şeffaf olmadığı bir ortamda serbest piyasa tartışmaları da kaçınılmaz hale gelir.
DENETİM YETERLİ Mİ?
Her fiyat artışından sonra aynı açıklamalar yapılıyor.
Denetimler sürüyor... Fahiş fiyat inceleniyor... Stokçuluk araştırılıyor... Peki sonuç?
Vatandaş ertesi gün pazara çıktığında daha düşük fiyat mı görüyor?
Hayır.
O halde denetimlerin etkisi neden hissedilmiyor? Bu sorunun cevabını yalnızca tüketici değil, üretici de bekliyor.
ENFLASYONUN GERÇEK YÜZÜ PAZARDA GÖRÜLÜYOR
Ekonomik göstergeler farklı şeyler söyleyebilir. İstatistikler farklı oranlar açıklayabilir. Ancak vatandaş için en gerçek veri pazardaki etikettir.
Çünkü maaş aynı hızla artmıyor. Gelir aynı hızla yükselmiyor. Ama mutfak masrafı her hafta yeniden değişiyor.
Bugün birçok aile alışverişe listeyle değil, cebindeki paraya göre çıkıyor. Patates alırken bile kilogram hesabı yapan insanların yaşadığı ekonomik sıkıntıyı başka rakamlarla anlatmaya gerek kalmıyor.
MUTFAĞIN YANGINI BÜYÜYOR
Patates ve soğan bu ülkenin mutfağının temelidir. Fiyatları yükseldiğinde yalnızca iki ürün pahalanmış olmaz.
Aslında milyonlarca insanın en temel beslenme alışkanlığı da değişmeye başlar. Patates ve soğan gerçekten bu kadar pahalı olmak zorunda mı?
Yoksa üretimden tüketime kadar uzanan zincirin bir yerinde çözülemeyen bir sorun mu var?
Bu soruların cevabı verilmediği sürece, pazardaki etiketler değişse bile tartışma bitmeyecek. En temel gıdaya bile her geçen gün biraz daha zor ulaşıyor artık vatandaş. Bir ülkenin mutfağında en ucuz yemeklerin malzemesi bile lüks olmaya başlıyorsa, üzerinde durulması gereken konu yalnızca fiyatlar değil, o fiyatları ortaya çıkaran sistemdir.