Yönetiminden teknik ekibine, kalecisinden santraforuna kadar büyük bir değişim yaşayan Balıkesirspor, yeni sezonda nasıl bir görüntü ortaya koyacak diye merakla bekleniyordu. Şimdi o bekleyişin sonuna geldik. Futbolseverlerin yeşil sahalara duyduğu özlem sona ererken, Balıkesirspor taraftarı da yeni takımını izlemek için gün sayıyor.
Futbolun en üst seviyesinde mücadele eden takımların taraftarları sezon heyecanını çoktan yaşamaya başladı. Önce Trendyol 1. Lig takipçileri tribünlerdeki yerlerini aldı, ardından Trendyol Süper Lig takımlarının taraftarları uzun süren futbol hasretlerini giderdi. Şimdi ise sıra 2. ve 3. Liglerde...
Alt liglerde mücadele eden takımların taraftarları için de futbol sezonu başlıyor. Haftalarca transfer haberlerini, hazırlık maçlarını ve takımın son durumunu takip eden taraftarlar artık gerçek sınavın başlamasını bekliyor.
Balıkesirspor açısından ise bu sezonun diğerlerinden biraz daha farklı olduğu açık. Çünkü Bal-Kes'te yalnızca futbolcular değişmedi. Yönetim değişti, teknik ekip değişti, takımın havası değişti. En önemlisi de camiada uzun zamandır ihtiyaç duyulan heyecan yeniden ortaya çıktı. Mert Alper Acar başkanlığında oluşturulan yeni yönetimin sezon öncesinde yaptığı dikkat çekici transferler, Balıkesirspor'u grubun favorileri arasında gösterir hale getirdi.
Bir Bal-Kes taraftarı olarak bundan mutluluk duymamak mümkün değil. Yıllardır alıştığımız, sezon başında "Bu yıl ne olacak?" sorusuyla başlayan belirsizliğin yerine bu kez "Bu takım nereye kadar gider?" sorusunu soruyoruz. Aradaki fark bile başlı başına önemli. Çünkü Balıkesirspor uzun zamandır 3. Lig'in içerisinden çıkamıyor. İki sezona yakındır play-off'larda üst lig hayalini gerçekleştirmek için mücadele ediyor, ancak bir türlü hedeflenen noktaya ulaşamıyor. Her sezon başında yeni bir umut doğuyor, sezon içerisinde umut büyüyor, play-offlar geldiğinde heyecan zirveye çıkıyor. Fakat son düdük çaldığında yine aynı hayal kırıklığı yaşanıyordu. Bu nedenle yeni sezon öncesinde kurulan kadro, Balıkesirspor taraftarının beklentisini ister istemez yükseltiyor.
Kağıt üzerinde bu ligin üzerinde görünen bir kadro oluşturulduysa, bunun sahaya da yansımasını beklemek en doğal taraftar hakkı. Ancak futbolun kağıt üzerinde oynanmadığını da unutmamak gerekiyor. İsimler, transferler, kariyerler, geçmiş başarılar elbette önemli. Fakat bütün bunların karşılığını sahada görmek gerekiyor. Yeni oyuncuların birbirine alışması, teknik ekibin oyun sistemini takıma benimsetmesi ve futbolcuların Balıkesirspor formasının ağırlığını hissetmesi zaman alabilir. Bu nedenle sezonun ilk haftalarında sabırlı olmak da gerekiyor. Ama sabır ile beklenti arasında da ince bir çizgi var.
Balıkesirspor için bu sezon artık yalnızca "iyi bir takım oluşturduk" sezonu olmamalı. Hedefin ne olduğu açıkça ortaya konulmalı. Çünkü taraftarın beklentisi artık çok net: 3. Lig'den çıkmak! Yıllardır ertelenen üst lig hayalinin bu sezon gerçeğe dönüşmesini istiyoruz. Bunun için yönetimin üzerine düşeni yaptığı görüntüsü var. Teknik heyete güven veriliyor. Kadro anlamında önemli adımlar atılmış durumda. Bundan sonrası sahadaki futbolculara ve tribünlerdeki taraftara kalıyor.
İşte tam bu noktada Balıkesirspor'un belki de sezon öncesindeki en büyük handikabı karşımıza çıkıyor:
Atatürk Stadı... Balıkesirspor'un mabedi. Taraftarın takımıyla bütünleştiği, rakiplerin Balıkesir'e geldiğinde tribün atmosferini hissettiği, nice galibiyetlerin ve nice unutulmaz anların yaşandığı o stat bu sezonun ilk bölümünde takımın yanında olamayacak. Stadın bakımda olması elbette gerekli çalışmaların yapılması açısından önemli. Ancak futbolun yalnızca 22 futbolcunun sahaya çıkıp mücadele ettiği bir oyun olmadığını da hepimiz biliyoruz. Tribün desteği, özellikle alt liglerde mücadele eden takımlar için çok daha büyük anlam taşıyor. Bir futbolcunun kötü oynadığı dakikada tribünden gelen destek, takımın yeniden ayağa kalkmasını sağlayabilir. Rakibin baskı kurduğu dakikalarda tribünün sesi futbolcuya güç verebilir. Son dakikalarda atılacak bir golün ardından oluşacak atmosfer ise takımın sezon boyunca ihtiyaç duyacağı özgüveni artırabilir.
Balıkesirspor taraftarı bunu defalarca gösterdi. O nedenle Atatürk Stadı'ndan uzak kalınacak her maç, yalnızca bir saha değişikliği anlamına gelmiyor. Bal-Kes'in en önemli silahlarından birinden bir süreliğine mahrum kalması anlamına geliyor. Tahminlere göre ilk dört iç saha karşılaşmasının mabedimizden uzakta oynanması söz konusu. Dört maç... Futbolda dört maç azımsanacak bir sayı değil. Üstelik sezona iddialı giren ve şampiyonluk hedefleyen bir takım için iç saha avantajının kullanılamaması önemli bir handikap olabilir.
Fakat burada taraftara da büyük görev düşüyor. Atatürk Stadı'nda olamıyorsak, Balıkesirspor'u yalnız bırakmamak için başka yollar bulacağız. Çünkü bu takım sadece yönetimin takımı değil. Sadece futbolcuların, teknik heyetin veya başkanın takımı da değil. Balıkesirspor, Balıkesir'in ortak değerlerinden biri. Dolayısıyla nerede oynanırsa oynansın Bal-Kes'in arkasında durmak gerekiyor. Yeni sezonda tribün desteğinin başka statlara taşınması, futbolcuların kendilerini deplasmanda bile evinde hissetmesi büyük önem taşıyor. Yeni yönetim üzerine düşeni yapacak. Teknik heyet sahada en doğru kadroyu kuracak. Futbolcular formanın hakkını vermek için mücadele edecek. Ama bütün bunların yanında taraftar da üzerine düşeni yapacak. Çünkü başarı yalnızca iyi futbolcuları transfer etmekle gelmiyor.
Başarı; yönetim, teknik heyet, futbolcu ve taraftarın aynı hedef etrafında kenetlenmesiyle geliyor. Balıkesirspor'un son yıllarda en fazla ihtiyaç duyduğu şey de belki tam olarak bu: Kenetlenmek. Sezonun ilk düdüğüyle birlikte artık transfer defteri kapanacak, hazırlık maçları geride kalacak, herkes gerçek performansını sahada gösterecek. O zaman göreceğiz bu kadro gerçekten bu ligin üzerinde mi? O zaman göreceğiz yapılan transferler beklentileri karşılayacak mı? O zaman göreceğiz Balıkesirspor yıllardır kapısını aşındırdığı 3. Lig'den nihayet çıkabilecek mi? Ben bu soruların cevabını beklerken umutluyum. Çünkü uzun zamandır ilk kez sezon öncesinde Balıkesirspor için konuşulanların merkezinde belirsizlik değil, hedef var. Bu bile başlı başına güzel.
Şimdi bize düşen, yeni yönetimin, teknik heyetin ve futbolcuların ortaya koyacağı mücadeleyi sonuna kadar desteklemek. Elbette eleştireceğiz. Elbette yanlışları söyleyeceğiz. Elbette kötü futbol oynandığında bunu dile getireceğiz. Ama daha sezon başlamadan umutsuzluğa kapılmanın da kimseye faydası yok. Bırakalım futbol konuşsun. Bırakalım saha konuşsun. Bırakalım Balıkesirspor'un yeni kadrosu bize cevabını sahada versin. Ve biz de tribünde, statta, deplasmanda, kısacası Bal-Kes'in olduğu her yerde takımımızın yanında olalım. Çünkü artık yıllardır ertelenen o hayalin gerçekleşmesini istiyoruz.
Bu sezon başka bir sezon olsun. Play-off hesaplarıyla yetinmeyelim. Son haftalara kadar "Acaba olur mu?" demeyelim. Sezon sonunda "Yine olmadı" cümlesini kurmayalım. Artık 3. Lig batağından çıkıp yukarıya bakmanın zamanı geldi. Yeni yönetim, yeni teknik heyet, yeni futbolcular... Yeni bir heyecan. Yeni bir umut. Şimdi sıra sahada. Haydi Bal-Kes...