Ekrem İmamoğlu’nun eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’ya yönelik sözleri nedeniyle yeniden yargılandığı davada karar çıktı. Daha önce iki kez beraat kararı verilen ancak istinafın usul yönünden bozduğu dosyada mahkeme, İmamoğlu hakkında 2 yıl 1 ay hapis cezası verdi. Kararla birlikte İmamoğlu hakkında siyasi hakları etkileyebilecek TCK 53 hükümlerinin uygulanmasına da hükmedildiği bildirildi.
Ekrem İmamoğlu'nun kamuoyunda “Tuzla davası” olarak bilinen yargılamasında yeni karar açıklandı.
İmamoğlu, eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı'ya yönelik sözleri nedeniyle “kamu görevlisine alenen hakaret” suçlamasıyla yeniden hakim karşısına çıktı.
11 Eylül'de Silivri'deki Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde görülen duruşmada mahkeme, İmamoğlu'na 2 yıl 1 ay hapis cezası verdi.
Daha önce hazırlanan iddianamede İmamoğlu'nun “kamu görevlisine alenen hakaret” suçundan 1 yıldan 2 yıl 4 aya kadar hapisle cezalandırılması ve TCK 53'ün uygulanması talep edilmişti.
İmamoğlu Aynı Davada İki Kez Beraat Etmişti
Dosyanın geçmişi 2022 yılında Tuzla'da gerçekleştirilen İleri Biyolojik Arıtma Tesisi 3. Etap Açılış Programı'nda yaşananlara dayanıyor.
İmamoğlu, Şadi Yazıcı'ya yönelik sözleri nedeniyle açılan davada daha önce iki kez beraat etmişti. Ancak istinaf mahkemesi, yargılamadaki usule ilişkin gerekçelerle kararı bozmuş ve dosya İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesi'ne geri gönderilmişti.
Bozma kararının ardından yeniden görülen davanın 11 Eylül'deki duruşmasının Silivri'deki Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde yapılmasına karar verilmişti.
Yeniden yapılan yargılamanın sonunda ise bu kez 2 yıl 1 aylık hapis cezası kararı çıktı.
“Siyasi Yasak” Kararı Ne Anlama Geliyor?
İmamoğlu hakkında “siyasi yasak” kararı verildiği belirtiliyor.
Ancak burada önemli bir hukuki ayrıntı bulunuyor. Kamuoyunda “siyasi yasak” olarak ifade edilen sonuç, ceza mahkemesinin TCK'nın 53. maddesi kapsamında belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına ilişkin hükmüne dayanıyor.
Açıklanan kararın İmamoğlu'nun siyasi statüsü üzerinde fiilen sonuç doğurabilmesi açısından kanun yolları ve kararın kesinleşme süreci önem taşıyor. Bu nedenle 11 Eylül'de verilen kararı, “İmamoğlu'nun siyasi hayatı bugün itibarıyla sona erdi” şeklinde yorumlamak doğru değil.
Davanın bundan sonraki aşamasında kararın üst mahkemelere taşınmasına ilişkin hukuki süreç takip edilecek.





