Türkiye'nin köylerinde öyle gelenekler yaşatılıyor ki bazılarını ilk kez duyduğunuzda gerçek olduğuna inanmak zor. Bir köyde yüzlerce bostan korkuluğu sokakları dolduruyor, başka bir köyde insanlar gecenin karanlığında yüzlerini beyaza boyuyor.

Bir yerde binlerce kişilik kazanlar kaynarken başka bir yerde yıllar önceki Yörük göçleri yeniden canlandırılıyor. Üstelik bunların hiçbiri yalnızca turist çekmek için ortaya çıkarılmış etkinliklerden ibaret değil.


Anadolu'yu gezmenin en güzel taraflarından biri bazen haritada küçücük görünen bir köyde hiç beklemediğiniz bir hikâyeyle karşılaşmak.

Koy


Büyük şehirlerde festival denildiğinde akla konserler, sahneler ve kalabalık etkinlik alanları geliyor. Köy şenliklerinde ise durum biraz farklı.

Hasat, yağmur duası, yaylaya göç, tarımsal üretim, kış geceleri ve hatta bostan korkulukları bile bir şenliğin merkezine dönüşebiliyor.

İşte Türkiye'nin farklı bölgelerinde yaşatılan, hikâyeleri ve ritüelleriyle şaşırtan köy geleneklerinden bazıları...


Tarladaki Korkuluk Festivalin Simgesi Oldu: Barbaros Oyuk Festivali

İlk durağımız İzmir'in Urla ilçesine bağlı Barbaros Köyü.

Burada bildiğimiz bostan korkuluğunun adı “oyuk.” Ancak festival zamanı geldiğinde oyuklar artık yalnızca tarlalarda kuşları uzaklaştıran bir araç olmaktan çıkıyor.

Oyuk


Köyün sokakları birbirinden farklı yüzlerce oyukla süsleniyor.

Kimi komik, kimi ürkütücü, kimi ise adeta bir sanat eserini andırıyor.

Barbaros Oyuk Festivali'nin çıkış noktasında köydeki tarımsal üretimin azalmasına, boş kalan arazilere ve unutulmaya başlayan kırsal değerlere dikkat çekme düşüncesi bulunuyor. Böylece tarlayı koruyan korkuluk zaman içerisinde köy kültürünü korumanın sembollerinden birine dönüşmüş.

Barbaros Koyu6


Festivalin en güzel taraflarından biri ise köyün yalnızca sokaklarının değil, evlerinin de ziyaretçilere açılması.

“Çat Kapı” geleneğinde ziyaretçiler köy yaşamını daha yakından görme fırsatı bulurken avlularda Ege mutfağının yerel lezzetleriyle karşılaşabiliyor.

Oyuk yürüyüşleri, geleneksel oyunlar, atölyeler ve çeşitli etkinliklerle birkaç gün boyunca Barbaros'un alışılmış köy görüntüsü tamamen değişiyor.


Ormana Girip Mantar Arıyorlar: Yemişendere Kuzugöbeği Festivali

Muğla'nın Menteşe ilçesindeki Yemişendere'de ise festivalin yıldızı toprağın altında değil, ormanın içinde aranıyor.

Bahar aylarında çam ve meşe ormanlarında kendiliğinden yetişen kuzugöbeği mantarı, köyde düzenlenen etkinliğin merkezinde yer alıyor.

Images (6)-15


Festival sırasında yapılan en sıra dışı etkinliklerden biri “mantar avı.”

Katılımcılar doğaya çıkarak kuzugöbeği arıyor, bulunan mantarlar sergileniyor ve yöresel tariflerle sofraya taşınıyor.

Böylece küçücük bir mantarın çevresinde doğa yürüyüşü, gastronomi, kırsal üretim ve sürdürülebilirlik bir araya geliyor.

Mugla-3


Kışın En Soğuk Gecesinde Yüzlerini Beyaza Boyuyorlar

Türkiye'deki en sıra dışı geleneklerden biri için rotayı Trakya'ya çevirmek gerekiyor.

Edirne'nin Keşan ilçesine bağlı Çamlıca Köyü'nde düzenlenen Bocuk Gecesi, Balkanlardan günümüze taşınan eski bir kış geleneği olarak yaşatılıyor.

Bocuk 7C4R Cover


Buradaki atmosfer diğer köy şenliklerinden oldukça farklı.

Gece olduğunda yüzler beyaza boyanıyor, beyaz kıyafetler ve çarşaflar ortaya çıkıyor ve köy sokakları korku filmini andıran görüntülere sahne oluyor.

Geleneğin merkezinde “Bocuk” adı verilen gizemli bir varlığa ilişkin anlatılar bulunuyor.


İnanışa göre Bocuk kışın en soğuk gecelerinde ortaya çıkıyor.

Peki ondan korunmanın yolu ne?

Kabak.

Bocuk Gecesi'nde evlerde kabak pişirilmesi ve özellikle kabak tatlısının paylaşılması geleneğin en bilinen parçalarından biri.

Bocuk Gecesi Gelenegi


Bugün etkinlik geçmişteki inanışların ötesine geçerek binlerce insanın katıldığı kültürel bir buluşmaya dönüşmüş durumda.

Köy Meydanı Bir Anda Tiyatro Sahnesine Dönüşüyor

Nevşehir'in Ürgüp çevresindeki Kızılçukur'da anlatılan köy seyirlik oyunları ise bambaşka bir geleneğin izlerini taşıyor.

Burada profesyonel oyuncular, dekorlar veya büyük sahneler yok.

Original Kumpanyada Curcuna Adli Tiyatro Oyunu Nevsehirde Sahnelendi N 8221727 L B F F


Sahne köy meydanı, oyuncular ise köylüler.

Eski tarım yaşamının zorlukları mizahla yeniden canlandırılıyor. Köylüler hazırladıkları kostüm ve maskelerle geçmişteki tarla sürme ve hasat sahnelerini taklit ediyor.

Öküz, eşek ve karasabanın kullanıldığı dönemler abartılı hareketler ve doğaçlama oyunlarla genç kuşaklara aktarılıyor.

Original Kumpanyada Curcuna Adli Tiyatro Oyunu Nevsehirde Sahnelendi N 8221727 L B F F


Aslında yapılan şey yalnızca insanları güldürmek değil.

Bir zamanlar köyde hayatın nasıl sürdüğünü, toprağın nasıl işlendiğini ve insanların hangi şartlarda üretim yaptığını eğlenceli bir hafıza oyununa dönüştürmek.

Yörük Göçünden Binlerce Kişilik Sofralara...

Antalya'nın Kaş ilçesindeki Gömbe Yaylası'nda düzenlenen şenliklerde ise Yörük kültürü öne çıkıyor.

Geleneksel kıyafetler, Yörük kültürünü temsil eden etkinlikler, yöresel müzikler ve toplu yemekler yayla buluşmasının önemli parçaları arasında.

2022 08 Kas2


Sembolik Yörük göçü de geçmişte sahilden yaylalara yapılan mevsimlik yolculukların hatırlatılmasını sağlıyor.

Şenliğin en dikkat çekici taraflarından biri büyük kazanlarda hazırlanan keşkek.

Yöredeki buluşmalar, geçmişte yaylaya çıkan ailelerin yeniden bir araya gelme kültürünün bugüne taşınmış biçimlerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Gombe


Koyunuyla Birlikte Nehre Atlıyor: Sudan Koyun Geçirme

Listenin belki de en şaşırtıcı görüntülerinden biri Denizli'nin Çal ilçesine bağlı Aşağıseyit'te ortaya çıkıyor.

Burada yıllardır sürdürülen Sudan Koyun Geçirme geleneğinde çoban ile koyunu arasındaki bağ, Büyük Menderes'in sularında sınanıyor.

Şenlik günü çoban suya giriyor. Ardından sürünün çobana alışkın koyunlarından biri de onu takip ederek nehre atlıyor.

F3625B27 30E7 40Af 851B 430B2D69C54C


Ortaya birkaç saniye içerisinde izleyenlerin dikkatini çeken görüntüler çıkıyor.

Geleneğin çevresinde kuşaktan kuşağa aktarılan bir aşk hikâyesi de bulunuyor.

Anlatıya göre bir çoban, yörenin beyinin kızına âşık olur. Kızını vermek istemeyen bey, çobana yerine getirmesi son derece güç bir şart koşar. Çobanın koyunlarıyla suyu geçmesi ve hayvanların geçiş sırasında sudan içmemesi istenir.

Çobanın bunu başardığı ancak beyin verdiği sözü tutmadığı anlatılır.

Bugün sürdürülen şenlik de bu hikâyeyle ilişkilendirilen çoban-koyun bağlılığını yaşatan geleneklerden biri olarak biliniyor.


Gece Yarısı Maskelerini Takıp Ev Ev Geziyorlar

Benzer derecede ilginç başka bir kış geleneğine Karadeniz'de rastlanıyor.

Trabzon ve çevresinde farklı biçimleriyle yaşatılan Kalandar, eski takvim geleneğiyle bağlantılı olarak ocak ayında kutlanıyor.

Kalandar


Bazı yerel uygulamalarda insanlar kimliklerini gizleyen kostümler ve maskeler takarak evleri dolaşıyor.

Kapılara bırakılan veya uzatılan torbalara ev sahipleri tarafından fındık, meyve ve çeşitli yiyecekler konuluyor.

İşin eğlenceli tarafı ise maskenin arkasındaki kişinin kim olduğunun tahmin edilmeye çalışılması.

Kalandar-1


Kılık değiştirme, şakalaşma ve kapı kapı dolaşma geleneği sayesinde sıradan bir kış gecesi köyün ortak eğlencesine dönüşüyor.


Renkli Koyunlardan Yörük Çadırlarına: Anadolu'da Şenlik Bambaşka

Hakkâri'nin yaylalarında anlatılan kırkım gelenekleri ise hayvancılığın kültürle nasıl iç içe geçtiğinin örneklerinden.

Cb98Daffe8A945E393B6B4B0Fc0478B5


Hayvanların yaylaya çıkışı ve kırkım dönemi yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak görülmüyor. Bazı yöresel uygulamalarda koyun ve koçların süslenmesi, çanların takılması ve kırkım çevresinde toplu eğlencelerin düzenlenmesiyle gün şenliğe dönüşebiliyor.

Toroslar ve Teke Yöresi'nde karşılaşılan Saya gezme geleneğinde ise gençlerin farklı karakterlere büründüğü seyirlik uygulamalar dikkat çekiyor.

Kuzu


Postlar, çanlar, yüz boyaları ve doğaçlama oyunlar...

Gruplar evleri dolaşırken kendilerine çeşitli yiyecekler veriliyor. Hayvancılık takvimi, bereket beklentisi ve köy eğlencesi böylece aynı geleneğin içerisinde birleşiyor.

Türkiye'nin köy şenliklerine biraz yakından bakınca ortak bir nokta hemen fark ediliyor.

Birinde korkuluk, diğerinde mantar, bir başkasında kabak tatlısı...


Görünüşte birbirinden tamamen farklılar.

Ama hepsinin arkasında aynı şey var: Bir köyün kendi hikâyesini unutmama çabası.

Belki de bu nedenle Anadolu'nun en ilginç festivallerini görmek için büyük etkinlik takvimlerine değil, bazen küçücük bir köyün meydanına bakmak gerekiyor.

Muhabir: Sibel Çobanoğlu