Balıkesir için “temiz şehir” ifadesini gönül rahatlığıyla kullanabilir miyiz?

Maalesef bugün için bu soruya “evet” demek kolay değil.


Yerel yönetimler her fırsatta çevreden, sıfır atıktan, çevre duyarlılığından söz ediyor. Çevre örgütleriyle işbirlikleri yapılıyor, çeşitli projeler açıklanıyor, temiz çevrenin önemine dikkat çekiliyor. Bunların hepsi elbette değerli.

Ama bir şehrin temizliği, düzenlenen toplantılarda, yapılan açıklamalarda ya da hazırlanan projelerde değil; vatandaşın her gün yürüdüğü sokakta, otobüs beklediği durakta, çocukların oynadığı parkta, insanların nefes aldığı yeşil alanda kendisini gösterir.

Sokak temiz değilse, şehir temiz değildir.

Bunun için de Balıkesir'in bugün ciddi biçimde düşünmesi gereken bir mesele var: Şehrin temizliği.


***

Dün sabah Toplu Taşıma Merkezi civarından geçerken Salih Tozan Kültür Merkezi çevresindeki görüntü dikkatimizi çekti.

Kültür merkezini çevreleyen yeşil alan ve etrafı adeta atıklarla kaplıydı.

Sigara izmaritleri, plastik ve su şişeleri, kâğıt parçaları, gıda ve ambalaj atıkları...

İnsanların yoğun olarak kullandığı, şehrin tam ortasında bulunan bir bölgeden söz ediyoruz. Üstelik burası Karesi Belediyesi'nin sorumluluk alanında.

İnsan ister istemez soruyor: Bu görüntü temizlik ekiplerinin dikkatini çekmiyor mu?

Temizlik organizasyonlarında bu bölgeler için düzenli bir kontrol sistemi yok mu?

Çöpler neden zamanında toplanmıyor?

Toplanıyorsa neden geride bu kadar fazla atık kalıyor?

Bunlar suçlama amacıyla sorulan sorular değil. Tam tersine, şehrin ortak yaşam alanlarının daha iyi yönetilmesi gerektiğine dikkat çekmek için sorulması gereken sorular.



***

Ara sokaklarda, ana caddelerde, mahallelerde, parkların çevresinde benzer görüntülerle karşılaşmak mümkün.

Vatandaş görüyor. Esnaf görüyor. Çocuklar görüyor. Şehre gelen insanlar görüyor.

Dolayısıyla “temiz bir şehir” algısı oluşturmanın yolu, temizlik hizmetlerinin gerçekten görünür hale gelmesinden geçiyor.

Bugün en yoğun eleştirinin temizlik konusunda yapıldığını görüyoruz. İnsanların yaşadığı çevreyle ilgili şikâyetleri dikkate alınmalı. Yerel yönetimlerin en temel görevlerinden biri, insanların sağlıklı, düzenli ve temiz bir çevrede yaşamasını sağlamaktır.

Daha önceki dönemlerde belediyelerin temizlik konusunda daha hassas davrandığını düşünen vatandaşların sayısı da az değil.

Bugün ise birçok noktada temizlik hizmetlerinin ya yetersiz kaldığı ya da yapılan çalışmanın süreklilik kazanamadığı yönünde bir kanaat oluşmuş durumda.

Bu kanaatin doğru olup olmadığını tartışmak yerine, yapılması gereken çok daha basit bir şey var:

Sokağa çıkıp bakmak.


***

Belediye yöneticileri zaman zaman makamlarından çıkıp vatandaşlarla buluşuyor, esnaf ziyaretleri yapıyor, çeşitli bölgelerde incelemelerde bulunuyor. Temizlik hizmetleri açısından da aynı anlayışın uygulanması gerekiyor.

Bir belediye yöneticisinin şehrin farklı mahallelerinde habersiz biçimde dolaşması, parkları, kaldırımları, çöp konteynerlerinin çevresini, ana caddeleri ve ara sokakları görmesi çok şey anlatır.

Masa başında temiz görünen bir şehir, sokakta aynı görüntüyü vermeyebilir.

Temiz şehir meselesinin bir başka boyutu da vatandaşın sorumluluğu.

Belediyeler ne kadar iyi çalışırsa çalışsın, vatandaş çöplerini yere atmaya devam ederse şehir temiz kalamaz.

Sigara izmaritini yere atan, plastik şişesini çöp kutusunun yanına bırakan, yiyecek ambalajını yeşil alana atan, evsel atığını olması gereken yere bırakmayan insanların da yaşadıkları şehre karşı sorumluluklarını hatırlaması gerekiyor.

Burada duyarlı vatandaşları ayrı tutmak gerekir.

Bir kişinin yere attığı çöp, başkasının yaşam alanını kirletiyor.

Bir kişinin vurdumduymazlığı, yüzlerce insanın ortak yaşam alanını etkiliyor.

Dolayısıyla temizlik konusunda sorumluluk sadece belediyelere yüklenemez.

Vatandaşın sorumluluğu, belediyelerin temizlik hizmetlerini gerektiği gibi yerine getirme sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.


***

Belediye çöpleri zamanında toplamak, temizlik ekiplerini yeterli sıklıkta sahada bulundurmak, kritik noktaları düzenli kontrol etmek ve sorunlu bölgeleri tespit ederek müdahale etmek zorunda.

Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri arasında da bu konuda daha güçlü bir koordinasyona ihtiyaç olduğu açık.

Hatırlayalım; Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın'ın göreve geldiği ilk dönemlerde ATMA Derneği ile bir temizlik projesi gündeme gelmiş, dernek yöneticileri Balıkesir'e gelerek günübirlik bir çalışma gerçekleştirmişti.

Güzel bir başlangıçtı.

Fakat sonrasında bu çalışmanın şehirde nasıl devam ettiğini, ne tür sonuçlar ortaya çıktığını çok fazla göremedik.

Oysa çevre konusunda kampanyaların bir gün yapılıp sonra unutulması yerine, sürekli ve ölçülebilir hale getirilmesi gerekiyor.


***

Balıkesir'in artık bu konuda daha ciddi bir temizlik organizasyonuna ihtiyacı var. Belki de belediyelerin temizlik işlerini yeniden masaya yatırmasının zamanı geldi.

Hangi bölgeler daha sık temizleniyor? Hangi bölgelerde ekip sayısı yetersiz?

Çöp konteynerlerinin konumları doğru mu? Toplama saatleri vatandaşın ihtiyaçlarına uygun mu?

Parklar ve yeşil alanlar ne sıklıkta kontrol ediliyor? Temizlik ekiplerinin saha denetimleri düzenli yapılıyor mu? Şikâyetler ne kadar sürede sonuçlandırılıyor?

Bunların hepsi ölçülebilir ve yönetilebilir meseleler.

Balıkesir'in temiz bir şehir olmayı hak ettiğini söylemek için büyük bir iddiaya gerek yok.

Bu, Balıkesir'de yaşayan herkesin en doğal hakkı. Ama aynı zamanda herkesin sorumluluğu.

Belediyeler görevini daha iyi yapacak. Vatandaş yere çöp atmayacak. Eksikler görüldüğünde dile getirilecek. Yönetimler eleştirileri dikkate alacak. Sorunlu bölgeler tespit edilip hızlıca müdahale edilecek.

Bütün bunlar bir kampanya için değil, sürekli bir şehir yönetimi anlayışı olarak yapılacak.

Temiz şehir; sabah evinden çıkan vatandaşın yürüdüğü kaldırımdır.

Çocuğun oynadığı parktır. Yaşlının oturduğu banktır. Esnafın dükkânının önüdür. Otobüs beklenen duraktır. İnsanların nefes aldığı yeşil alandır.

Kısacası temiz şehir, sokaktan başlar.

Balıkesir'in sokakları temiz değilse, “temiz şehir” iddiasını da yeniden düşünmek gerekir. Balıkesir'e bu görüntüler yakışmıyor.

Daha temiz, daha düzenli ve daha sağlıklı bir şehir mümkün.

Bunun için de önce sorunu görmek, sonra kabul etmek ve nihayet çözmek gerekiyor.