AHMET AKIN, BÜYÜKŞEHİR MECLİSİ’NDE “KAPSAMLI BİR ÇALIŞMA YAPACAĞIZ” DEMİŞTİ


Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın Atatürk Parkı için “Kapsamlı bir çalışma yapacağız” açıklaması, kentin merkezindeki en önemli yeşil alanın geleceğini yeniden gündeme taşıdı. Peki, yıllar içinde doğal dokusunu kaybeden, beton ve yapay peyzajın gölgesinde kalan, altında tarihi kalıntılar barındırdığı belirtilen Atatürk Parkı’nda Ahmet Akın ne yapmayı planlıyor?


BALIKESİRLİLER PROJENİN AYRINTILARINI BEKLİYOR!
Büyükşehir Meclisi’nde havuz başındaki işletmenin yenilenmesiyle ilgili konu gündeme geldiğinde, tek cümleyle Atatürk Parkı’nda bir çalışma yapılacağını söyleyen Ahmet Akın’ın kapsamlı çalışma açıklaması umut yaratırken, parkın hangi anlayışla yenileneceği henüz bilinmiyor. Beklenti, birkaç çevre düzenlemesinin ötesine geçilerek Atatürk Parkı’nın tarihine, doğal yapısına ve kent belleğine sahip çıkılması.


Balıkesir’in kent merkezindeki tek büyük yeşil sığınağı Atatürk Parkı, bugün eski doğal dokusundan uzak, betonun ve yapay peyzajın gölgesinde. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın “Atatürk Parkı için bir şeyler yapacağız” sözünün ardından şimdi kent adına yanıt bekleyen sorular var: Nasıl bir park? Kimin düşüncesiyle, hangi anlayışla yeniden düzenlenecek? Ve en önemlisi, parkın altındaki tarih gün yüzüne çıkarılabilecek mi?


Balıkesir’in orta yerinde bir yeşil alan var: Atatürk Parkı.

Sağda solda, kentin farklı noktalarında irili ufaklı parklar yapılmış olabilir. Ancak kent merkezinde yeşil alan denildiğinde akla gelen, Balıkesirlilerin hafızasında yer etmiş, şehrin nefes alma ihtiyacını karşılayan en önemli alan Atatürk Parkı’dır.

1930’lu yıllarda eski bir mezarlıktan parka dönüştürülen bu alan, aradan geçen yaklaşık bir asra rağmen Balıkesir’in merkezindeki en önemli yeşil alan olma özelliğini koruyor.

Ne var ki bugün Atatürk Parkı, geçmişteki doğal görünümünden, ağaçların gölgesinde dinlenilen, yeşilin içinde vakit geçirilen o eski halinden oldukça uzak.

Peki, bu hale nasıl geldi?

Bir zamanlar doğal bir yeşil alandı

2005 yılına kadar Atatürk Parkı, doğal dokusuyla kent insanının ihtiyacına yanıt veren bir yerdi. Ağaçların oluşturduğu gölgeler, yeşilin içindeki yürüyüş alanları ve parkın kendine özgü atmosferi vardı.

Dönemin belediye başkanı Sabri Uğur’un “modernizasyon” projesiyle birlikte parkın çehresi değişti. Kuruduğu ileri sürülen çok sayıda ağaç kesildi. Sık ve doğal yeşil dokunun yerini, daha çok düzenlenmiş, yapay bir park peyzajı aldı.

Yaklaşık iki yıl süren çalışmalar boyunca Atatürk Parkı halkın kullanımına kapatıldı. Balıkesirliler, kentin merkezindeki bu alana girip çıkamadı.

Üstelik o çalışmalar sırasında parkta çeşitli arkeolojik buluntular ortaya çıktığı da dönemin basınında gündeme geldi. İrili ufaklı tarihi eserlerin bulunduğuna ilişkin haberler uzun süre tartışıldı.

Sabri Uğur ise parkın eski bir mezarlık alanı olduğunu hatırlatarak, “Orada kemikten başka bir şey yok” diyerek konuya yaklaşmıştı.

Oysa bugün geriye dönüp baktığımızda, Atatürk Parkı’nın yalnızca bir yeşil alan olmadığını, aynı zamanda Balıkesir’in geçmişine ilişkin önemli izler barındırabilecek bir alan olduğunu da görüyoruz.

Parkın altındaki tarih gün yüzüne çıkacak mı?

Atatürk Parkı’nın geçmişine ilişkin asıl dikkat çekici başlıklardan biri de arkeolojik buluntular.

Yıllar önce, parkın bugün yenilenmesi gündeme gelen havuzun yanındaki tesisin arka bölümünde, muhtemelen Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen bir duvar ortaya çıkarılmıştı. Yapının tamamı gün yüzüne çıkarılmadı. Açığa çıkan bölümün çevresi çitle kapatıldı ve konu zamanla gündemin gerisine düştü.

Peki, o duvarın devamında ne var?

Parkın altında başka tarihi yapıların ve arkeolojik eserlerin bulunduğu uzun zamandır konuşuluyor. Bunların tamamının araştırılması, Balıkesir’in uzak ve yakın tarihine ilişkin yeni bilgileri ortaya çıkarabilir.

Üstelik bu ihtimal, yalnızca söylentilerden ibaret değil. 1940’lı yıllarda Balıkesir’in kent planlaması üzerinde çalışan şehir plancısı Egli’nin raporlarında, park alanında gerçekleştirdiği lokal sondajlarda çeşitli arkeolojik varlıklara rastladığına ilişkin notlar bulunuyor.

Bu kayıtlar, Atatürk Parkı’nın tarihsel açıdan araştırılmaya değer bir alan olduğunu gösteriyor.

Elbette böyle bir araştırma, bilimsel yöntemlerle ve ilgili kurumların iş birliğiyle yürütülmeli. Ancak bunun için önce irade gerekiyor.

Atatürk Parkı’nın altındaki tarihi ortaya çıkarmak, kentin geçmişine ışık tutacak önemli bir adım olabilir. Belki de Balıkesir’in tarih kitaplarına girecek yeni bilgiler, bugün üzerinde yürüdüğümüz bu alanın altında yatıyor.

Bunu öğrenmenin yolu ise üstünü örtmekten değil, araştırmaktan geçiyor.

Milli Fuar’ın hatıraları da bu parkta

Atatürk Parkı, Balıkesirliler için yalnızca ağaçlardan, yürüyüş yollarından ve dinlenme alanlarından ibaret değildi.

Bir dönem Milli Fuar’a ev sahipliği yapan park, yaz akşamlarının buluşma noktasıydı. Balıkesirliler fuarı gezer, etkinliklere katılır, aileleriyle birlikte hoşça vakit geçirirdi. Kentin sosyal yaşamında önemli bir yeri vardı.

Milli Fuar en son 2006 yılında düzenlendi. Aradan 20 yıl geçti. O günden bu yana fuarın eski geleneği yeniden yaşatılmadı.

Parkın dönüşümüyle birlikte kentin ortak hafızasında yer eden bu buluşma kültürü de giderek silikleşti.

Bir zamanlar insanları kendine çeken Atatürk Parkı, bugün eski canlılığından uzak bir görünüm sergiliyor. Önce doğal dokusunu kaybetti, ardından farklı dönemlerde yapılan düzenlemelerle beton ve yapay peyzaj ağırlıklı bir alana dönüştü.

Bir önceki Büyükşehir Belediyesi yönetiminin oyun alanları adı altında park içinde beton ağırlıklı uygulamalara yönelmesi de yeşil alanın niteliğine ilişkin tartışmaları beraberinde getirdi. Bir zamanlar açık hava tiyatrosu olarak kullanılan, amfitiyatro biçimindeki alan yıkıldı; yerine çimlendirme yapıldı.

Böylece parkın geçmişteki doğal ve sosyal dokusundan geriye kalan izler biraz daha azaldı.

Bugün Atatürk Parkı, şehrin tam ortasında bulunmasına rağmen potansiyelini yeterince kullanamayan bir alan görünümünde.

Ahmet Akın ne yapmayı düşünüyor?

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın son belediye meclisi toplantısında, havuzun yanındaki tesisin yeniden yapılmasına ilişkin karar görüşülürken sarf ettiği bir cümle dikkat çekiciydi:

“Atatürk Parkı için bir şeyler yapacağız.”

Bu söz, yıllardır eski görünümünden uzaklaşan parkın yeniden ele alınması açısından umut verici.

Ancak nasıl bir çalışma yapılacak? Parkın hangi bölümleri yenilenecek? Mevcut peyzaj mı değiştirilecek, yoksa daha kapsamlı bir dönüşüm mü planlanıyor? Arkeolojik buluntuların araştırılması düşünülüyor mu? Parkın geçmişteki doğal dokusuna dönmesi hedefleniyor mu?

Henüz bu soruların yanıtlarını bilmiyoruz.

Tam da bu nedenle, Atatürk Parkı için hazırlanacak projenin sıradan bir çevre düzenlemesi olarak ele alınmaması gerektiğini düşünüyorum.

Burada yapılacak iş, birkaç yürüyüş yolu açmak, yeni banklar yerleştirmek, çiçek dikmek ya da mevcut tesisleri yenilemekten ibaret olmamalı.

Atatürk Parkı, Balıkesir’in tarihini, kent kültürünü ve yeşil alan ihtiyacını birlikte değerlendiren bir anlayışla yeniden ele alınmalı.

Önce kenti dinlemek gerekiyor

Böylesine önemli bir alan için karar verilirken, kenti tanıyan ve parkın geçmişini bilen insanlarla görüşülmesi gerektiğine inanıyorum.

Atatürk Parkı’nın eski halini hatırlayanlar, burada çocukluğunu geçirenler, Milli Fuar’ın heyecanını yaşayanlar, açık hava tiyatrosunda vakit geçirenler var.

Onların anıları, gözlemleri ve önerileri bir projenin hazırlanmasında dikkate alınmalı.

Bunun yanında şehrin akademik odaları, şehir plancıları, peyzaj mimarları, mimarlar, arkeologlar ve ilgili meslek kuruluşları da sürece katılmalı. Parkın tarihsel dokusu, mevcut ağaç varlığı, bitki çeşitliliği, kent iklimine katkısı ve kamusal kullanım ihtiyaçları birlikte değerlendirilerek bilimsel bir plan hazırlanmalı.

Atatürk Parkı gibi bir alanın geleceği, birkaç kişinin masa başında vereceği kararlara bırakılmamalı.

Balıkesir’in ortak hafızasına ait bu alan için katılımcı, şeffaf ve uzun vadeli bir yaklaşım benimsenmeli.

Daha çok beton değil, daha çok yeşil!

Atatürk Parkı yeniden düzenlenecekse, bugünkü yapay peyzaj anlayışından uzaklaşılması gerektiğini düşünüyorum.

Daha çok ağaç, daha zengin botanik çeşitlilik, doğal gölgelikler, dinlenme alanları ve yürüyüş parkurları…

Her yaştan insanın rahatça kullanabileceği, çocukların güvenle vakit geçirebileceği, yaşlıların dinlenebileceği, ailelerin günün farklı saatlerinde huzurla gezebileceği bir park…

Balıkesir’in sıcak yaz günlerinde serinlik sağlayan, kent merkezindeki hava kalitesine katkıda bulunan, kuşlara ve diğer canlılara yaşam alanı sunan gerçek bir yeşil alan…

Parkın güvenliğinin artırılması, aydınlatmanın iyileştirilmesi, bakımlı ve erişilebilir yürüyüş yollarının oluşturulması da bu dönüşümün bir parçası olmalı.

Geçmişte parktaki kullanıcı yoğunluğunun değişmesi ve bazı dönemlerde farklı grupların ağırlık kazanması, Balıkesirlilerin parkı kullanma alışkanlıklarını etkileyen unsurlar arasında tartışıldı. Ancak kamusal bir alanın geleceği, herhangi bir topluluğu dışlamak üzerinden değil, herkesin güvenle ve eşit biçimde yararlanabileceği bir düzen kurularak planlanmalı.

Atatürk Parkı, Balıkesirlilerin kendilerini ait hissedecekleri, kent yaşamının doğal bir parçası olarak görecekleri bir yer haline gelmeli.

Atatürk’ün mirasına yakışan bir park

Atatürk Parkı’nın hikâyesi, Mustafa Kemal Atatürk’ün Balıkesir’e yaptığı ziyaretlerle ilişkilendiriliyor. Anlatılanlara göre Atatürk, kent merkezindeki bu alanın mezarlık olarak kullanıldığını öğrenince mezarlığın başka bir yere taşınarak alanın parka dönüştürülmesinin şehir açısından daha uygun olacağını dile getirmiş.

Sonrasında eski mezarlık alanı parka dönüşüyor ve burası zamanla Balıkesir’in en önemli yeşil alanlarından biri haline geliyor.

Şimdi bu mirası gelecek kuşaklara nasıl aktaracağımızı düşünme zamanı.

Ahmet Akın’ın “Atatürk Parkı için bir şeyler yapacağız” sözünü bu açıdan önemli buluyorum. Beklentimiz, parkın birkaç dokunuşla yenilenmesi değil; tarihine, doğasına ve Balıkesirlilerin hatıralarına sahip çıkan kapsamlı bir dönüşümün hayata geçirilmesi.

Ahmet Akın’a soralım: Parkın altında yatan tarihi araştırmayı, ortaya çıkarılabilecek arkeolojik değerleri korumayı, kaybolan doğal dokuyu yeniden kazandırmayı ve burayı kentin gerçek anlamda yaşayan yeşil alanına dönüştürmeyi düşünüyor musunuz?

Atatürk Parkı’nın geleceği için atılacak adımların kamuoyuyla paylaşılmasını bekliyoruz.

Daha yeşil, daha doğal, daha güvenli ve geçmişiyle barışık bir Atatürk Parkı mümkün.

Yeter ki bunu istemekle kalmayalım; kentin hafızasına sahip çıkacak cesareti de gösterelim.

Atatürk Parkı, Balıkesir’e yakışan; yediden yetmişe herkesin nefes alabildiği, tarihin ve doğanın buluştuğu bir alan olsun.