Balıkesir’de geçtiğimiz günlerde bir ilk yaşandı. Avlu Kültür Merkezi’nin sahnesinde perde açıldı.

Sahnede “Kanlı Nigar” vardı. O akşam sahnelenen oyundan daha büyük bir hikâye vardı.

Balıkesir Şehir Tiyatrosu doğdu.

Bu cümleyi hafife almamak gerekiyor. Şehir tiyatroları, belediyelerin kültür takvimine birkaç oyun eklemesinden çok daha fazlasıdır. Kentin sanat hayatına kurumsal bir kimlik kazandırır.

Oyuncuya sahne, yönetmene üretim alanı, yazara yeni bir anlatım imkânı, çocuğa tiyatro sevgisi, yetişkine düzenli bir sanat buluşması sunar.

En önemlisi de şehirle sanat arasında sürekli bir bağ kurar.

Balıkesir'in bugün ihtiyaç duyduğu kültür hamlelerinden biri de buydu.

***

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde oluşturulan Şehir Tiyatrosu, yaklaşık bir yıllık hazırlığın ardından perde açtı.

270 aday arasından seçilen 11 sanatçı kadronun ilk çekirdeğini oluşturuyor.

İlk oyun “Kanlı Nigar”. İlk sahne Avlu. İlk seyirci büyük bir ilgi gösterdi.

Salon doldu, balkon doldu, merdivenler doldu. Salona giremeyenler fuayeye kurulan ekrandan oyunu izledi.

Bu görüntü üzerinde durmak lazım. Balıkesir’de insanların tiyatroya ilgisi var.

İhtiyaç da var. Seyirci de var.

Şimdi bu seyircinin karşısında düzenli üretim yapacak bir kurum var.

İşte şehir tiyatrosunun anlamı burada başlıyor.

İlk oyunun “Kanlı Nigar” olması üzerine eleştiriler geldi.

“İlk oyun neden Kanlı Nigar?” Sorunun kendisi gayet meşru.

Repertuvar tartışılabilir; eser seçimi eleştirilir. Yönetmenlik anlayışı değerlendirilir.

Oyunculuklar konuşulur. Sahneleme üzerine fikirler ortaya konur.

Tiyatro zaten tartışmayla, eleştiriyle, farklı bakışlarla gelişen bir sanat dalıdır.

Ne var ki bir oyunun seçimi üzerinden yürütülen tartışmanın, Balıkesir'de şehir tiyatrosu kurulmuş olmasının önüne geçmemesi gerekirdi.

Yarın başka bir oyun gelecek. Sonraki sezon başka eserler sahnelenecek.

Repertuvar değişecek. Oyuncular değişecek. Yönetmenler değişecek. Sahne dekoru değişecek.

Şehir tiyatrosu ise yoluna devam edecek.

Bu nedenle bugünün asıl başlığı bir oyunun adı değil.

Balıkesir'in artık bir şehir tiyatrosunun olması.

***

Ahmet Akın'ın ilk perde gecesinde yaptığı konuşmada dikkat çekici ifadeler vardı.

Akın, sahneye baktığında “emek, heyecan ve inanç” gördüğünü söyledi.

Balıkesir'in kültürüne, sanatına ve geleceğine duyulan sevgiden söz etti.

Bu ifadeler, şehir tiyatrosunun kuruluş mantığını da anlatıyor.

Bir süre sonra şehir tiyatrosu, kentin kültürel hafızasının parçalarından biri haline gelecek.

Akın'ın konuşmasındaki başka bir vurgu da bu uzun yolculuğa işaret ediyor.

Şimdilik her ay iki çocuk, iki yetişkin oyununun seyirciyle buluşturulması hedefleniyor.

Bu, tiyatroyu etkinlik olmaktan çıkarıp düzenli kültür hizmetine dönüştürme iradesidir.

***

Şehir Tiyatrosu, kentin kültür damarlarından biri olacak.

İstanbul'da Darülbedayi ile başlayan şehir tiyatrosu geleneğinin bugün hâlâ güçlü biçimde sürmesi, böyle kurumların zaman içerisinde nasıl kökleşebildiğini gösteriyor.

Bursa'da, İzmir'de ve başka kentlerde de şehir tiyatroları yıllar içinde kendi seyircisini, oyuncusunu ve repertuvarını oluşturdu.

Balıkesir bu zincire şimdi katılıyor.

Bence bugün Balıkesir'in konuşması gereken daha geniş bir başlık var.

“Kanlı Nigar iyi miydi, kötü müydü?” sorusunun yanında; “Balıkesir Şehir Tiyatrosu nasıl büyüyecek?” sorusu da sorulmalı.

Hangi eserler sahnelenecek?

Balıkesirli yazarların eserleri ne zaman repertuvara girecek?

Çocuk tiyatrosu nasıl geliştirilecek?

İlçelere oyun götürülecek mi?

Genç oyuncular için eğitim programları oluşturulacak mı?

Balıkesir'in tarihinden, kültüründen, insanından beslenen özgün oyunlar üretilecek mi?

Şehir tiyatrosunun önündeki gerçek tartışmalar bunlar.

Ve bu tartışmaların yapılması gerekiyor.

Eleştiri de gerekiyor. Takdir de… Öneri de… Denetim de…

Bütün bunlar kurumun gelişmesine katkı sağlar.

***

Ahmet Akın'ın Balıkesir kültür hayatına ilişkin attığı bu adımın değeri, önümüzdeki yıllarda daha net ortaya çıkacak.

Asıl başarı, o kurumun başkanlardan bağımsız yaşayabilmesidir.

Kent yönetimleri değişir, Şehir tiyatrosu ise kalmalı.

Kurumsal hafızası oluşmalı. Sanat anlayışı güçlenmeli. Kendi geleneğini yaratmalı.

Balıkesir'in kültür hayatında kalıcı bir yer edinmeli.

Bu nedenle Ahmet Akın'ın önündeki en önemli görevlerden biri de kurduğu bu yapının sağlam bir kurumsal zemine oturmasını sağlamak olacak.

Bugünün alkışı kadar yarının eleştirilerine de açık bir şehir tiyatrosu…