AK Parti Balıkesir İl Başkanı Mehmet Aydemir, rakipsiz girdiği il kongresinde delegelerin tamamının oyunu alamayan Yeni Parti İl Başkanı Erden Köybaşı’ya sosyal medya üzerinden göndermede bulundu. Aydemir’in, “Tek aday olduğun kongrede delegenin tam oyunu alamadın, yetersizsin!” sözleri, iki il başkanı arasındaki polemiğin fitilini ateşledi.

Köybaşı da yanıtını verdi. Aydemir’in kendi başına aday olamadığını, liste hazırlayamadığını ve Ankara’dan gelen talimatlarla hareket ettiğini ileri sürdü. Ardından, “Yeterli olup olmadığımı son yerel seçimde gördün. İlk genel seçimde de göreceksin. Tabii o zamana kadar ‘affını’ istemezsen!” diyerek karşılık verdi.

İktidar partisinin il başkanıyla muhalefetteki yeni bir partinin il başkanı arasındaki bu söz düellosu, ilk bakışta sıradan bir siyasi atışma gibi görünebilir. Ancak Balıkesir siyasetinin geldiği noktaya bakıldığında, Aydemir’in hedef seçimi de dikkat çekici.

YENİ Parti ortaya çıkmadan, CHP’deki ayrışma bu boyuta ulaşmadan önce AK Parti’nin Balıkesir’deki siyasi söyleminde CHP önemli bir hedef konumundaydı. Bugün ise CHP’nin siyasi ağırlığının gölgelendiği, YENİ Parti’nin öne çıktığı bir tablo var. Aydemir’in doğrudan Köybaşı’nı hedef alması, AK Parti açısından yeni siyasi rakibin artık YENİ Parti olduğunun işareti olarak okunabilir.

***

Ancak Aydemir’in açtığı tartışmada gözden kaçırılmaması gereken bir gerçek var. 684 delegenin bulunduğu kongrede Köybaşı 380 oy aldı. Bu, toplam delege sayısının yüzde 55,6’sına karşılık geliyor.

Tek adaylı bir kongrede, il başkanının bütün delegeleri sandığa götürecek ve teşkilatın tamamına kendisini sahiplenme duygusu verecek bir atmosfer oluşturamaması ne anlama geliyor?

***

Köybaşı cephesinden bakıldığında, tek adaylı bir kongrede bazı delegelerin, “Nasıl olsa sonuç belli, tek aday ve tek liste var” düşüncesiyle sandığa gitmemiş olması ihtimal dahilinde. Fakat bu ihtimal, ortaya çıkan tablonun siyasi açıdan değerlendirilmesini ortadan kaldırmıyor.

Yeni bir parti, yeni hedefler, yeni idealler denilerek yola çıkılıyorsa, eski siyasetin alışkanlıklarından uzak durmak gerekiyor. Sandığa gitmeyen delegeleri peşinen karşı safa yazmak ne kadar yanlışsa, katılımın düşüklüğünü önemsiz görmek de o kadar yanlış.

Erden Köybaşı’nın önünde artık bir seçim kazanmanın ötesinde, teşkilatın tamamını kazanma sorumluluğu var.

Köybaşı’nın geçmişte CHP Balıkesir İl Başkanlığı yaptığı dönemdeki yönetim anlayışını ve üslubunu da bu açıdan yeniden değerlendirmesinde yarar görüyorum. İl başkanlığı, yalnızca kendisine yakın isimlerle siyaset yapma makamı değil. Farklı düşünenleri dinlemek, itirazları dikkate almak, kırgınlıkları gidermek ve parti içinde kendisini dışlanmış hissedenlere de söz hakkı tanımak gerekir.

Kucaklayan, sahip çıkan, herkesi dinleyen ve kişisel egolardan arınmış bir yönetim anlayışı, yeni bir siyasi hareketin en önemli dayanaklarından biri. Hele ki hedef iktidarsa…

***

Köybaşı’nın üzerinde düşünmesi gereken bir başka konu da önseçim süreci.

Ozan Can Ak, ön seçimde Köybaşı karşısında üyelerin yüzde 40’ını aşan desteğini aldı. Köybaşı’nın kazandığı yarışta iki aday arasındaki yaklaşık yüzde 60’a yüzde 40’lık dağılım, küçümsenecek bir fark değil; ancak göz ardı edilebilecek bir sonuç da değil.

Ozan Can Ak’ın aldığı 4 bin 697 oy, Köybaşı’nın aldığı 6 bin 279 oyun karşısında ciddi bir siyasi tabana işaret ediyor. Önseçimde bu büyüklükte destek alan bir adayın temsil ettiği siyasi iradenin, seçim bitti diye ortadan kalktığı düşünülmesin.

Köybaşı, kendisine oy vermeyenleri karşısına almak yerine onları da parti yönetiminin doğal bir parçası haline getirmeyi başarmalı. Aksi halde seçimle ortaya çıkan ayrışma, zaman içinde teşkilat içi bir hesaplaşmaya dönüşebilir.

***

Kongre sonrasında tartışma yaratan bir başka konu da Ayvalık örgütünün yeni il yönetiminde temsil edilmemesi iddiası oldu. Ön seçim sürecinde Köybaşı’na güçlü destek verdiği belirtilen Ayvalık teşkilatının yönetim listesinde yer almaması eleştirildi. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin ile YENİ Parti Ayvalık İlçe Başkanı Hüseyin Şamanlı’nın kongre salonundan ayrıldıkları yazıldı çizildi.

Ayvalık’ın il yönetiminde temsil edilmemesi, ilçenin partinin bütün kademelerinde dışlandığı anlamına gelmiyor. Mesut Ergin ve Hüseyin Şamanlı’nın kurultay delegesi seçilmiş olması, Ayvalık’ın üst düzeyde temsil edildiğini gösteriyor.

Buna rağmen şu sorulara da yanıt vermek gerekiyor:

Ön seçimde güçlü destek verdiği söylenen bir ilçenin il yönetiminde temsil edilmemesi, nasıl bir siyasi gerekçeye dayanıyor? Bu tercih, teşkilat içindeki dengeleri gözeten bir karar mı, yoksa seçim sürecinde yaşanan ayrışmanın devamı mı?

Köybaşı’nın bu sorulara açık ve ikna edici yanıtlar vermesi gerekiyor.

***

Bütün bunların yanında, Köybaşı’nın dikkatini en fazla vermesi gereken alanlardan biri de Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisi.

Köybaşı, il başkanlığının yanı sıra YENİ Parti grubunun grup başkanı. Dolayısıyla sorumluluğu, il kongresinde güven tazelemekle sınırlı değil. Partisinin meclisteki siyasi duruşunu, grup içindeki uyumu ve belediye başkanları arasındaki ilişkileri de gözetmek zorunda.

Son meclis toplantısında Burhaniye Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler ile Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza arasında yaşanan yönetim polemiği bu açıdan dikkat çekiciydi. Satış kararlarıyla ilgili maddeler görüşülürken yaşanan gerginlikte Deveciler’in Mirza’ya yönelik “Yönetemiyorsun Dursun” çıkışı, iki belediye başkanı arasındaki tartışmanın ötesinde bir anlam taşıyor.

Mecliste görüş ayrılıkları yaşanabilir. Siyaset zaten bu tartışmaların yapıldığı alan. Ancak aynı siyasi çatı altında bulunan isimler arasında ortaya çıkan anlaşmazlıkların nasıl yönetileceği de önemli.

Kongrede yan yana pozlar verilmesi, bütün sorunların çözüldüğü anlamına gelmez. Fotoğraf başka, siyasi işleyiş başka.

***

Köybaşı’nın YENİ Parti grubunu kendi haline bırakmaması gerekiyor. Grup içindeki görüş ayrılıklarını izlemeli, belediye başkanları arasındaki sorunların büyümesini önlemeli ve partinin meclisteki ortak siyasi çizgisini belirginleştirmeli.

Aksi halde bugün Aydemir’le sosyal medya üzerinden yaşanan polemik, yarın Büyükşehir Belediye Meclisi’nde YENİ Parti grubunun kendi içindeki uyumsuzluklarla gündeme gelmesiyle başka bir boyuta taşınabilir. Üstelik meclisteki siyasi dengeler ve gruplar arasındaki olası yakınlaşmalar da il başkanının sorumluluğunu artırıyor.

YENİ Parti grubunun AK Parti grubuyla hangi konularda, nasıl bir tutum alacağı elbette meclisteki kararlar üzerinden değerlendirilir. Her ortak oy, tek başına bir siyasi anlaşmanın kanıtı değildir. Ama grubun tutarlı bir siyasi çizgi ortaya koyamaması, partinin kamuoyu önündeki konumunu tartışmaya açabilir.

Köybaşı’nın hem teşkilatını hem de meclis grubunu bir arada tutması, bu nedenle büyük önem taşıyor.

***

Mehmet Aydemir ile Erden Köybaşı arasındaki söz düellosu bir süre daha gündemde kalabilir. İki taraf da kendi siyasi tabanına mesaj verebilir, karşı tarafın sözlerine yanıt yetiştirebilir. Bu tartışmanın kazananı, sosyal medyada son sözü söyleyen kişi olmayacak.

Asıl kazanan, teşkilatındaki kırgınlıkları giderebilen, kendisine oy vermeyenleri de kucaklayabilen, ilçeler arasında adil bir denge kurabilen ve meclis grubunu ortak hedefler doğrultusunda yönetebilen siyasetçi olacak.

YENİ Parti, eski siyasi alışkanlıkların yeni adresi olmamalı. Yeni bir isim, yeni bir tabela ve yeni bir hedef, tek başına yeni bir siyaset anlayışı yaratmaz. Bunu sağlayacak olan, yönetim biçimi ve siyasi davranışlardır.

Köybaşı’nın şimdi yapması gereken, Aydemir’in sözlerine yanıt vermekten çok daha fazlası. Teşkilatın tamamını dinlemek, kırgınlıkları gidermek, ön seçimde kendisine rakip olanların temsil ettiği desteği dikkate almak ve Büyükşehir Belediye Meclisi’nde partisine yön vermek…