Bazı yükselişler vardır; insan bakar, bakar, bir türlü merdivenin basamaklarını göremez. Çünkü ortada merdiven yoktur.
Sanki bir yerlerden görünmez bir asansör gelir, kapısı açılır, kişi içine biner ve birkaç katı birden çıkar.
Sevinç Baykan Özden’in son dönemdeki yükselişine bakınca insanın aklına ister istemez bu geliyor.
Karesi Belediyesi Meclis Üyesi.
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi.
Karesi’de çeşitli komisyonlarda görevler...
Büyükşehir’de çeşitli komisyonlar...
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Encümen Üyesi.
Balıkesir Kent Konseyi Başkanı.
Üstelik Kent Konseyi Başkanlığı ikinci döneminde.
Bir dönem Türkiye Kent Konseyleri Birliği Genel Başkan Yardımcısı, şimdi Türkiye Kent Konseyleri Birliği Başkanı.
Bir de zaman zaman Ahmet Akın’ın olmadığı günlerde Büyükşehir’de başkanvekilliği görevi...
Bütün bunların üzerine bir de kendi ticari işleri var.
E insan ister istemez merak ediyor:
Bu kadar görevi bir insanın 24 saatine nasıl sığdırıyorsunuz?
Belki de Sevinç Hanım’ın 24 saati bizimki gibi 24 saat değildir.
Belki onda gün 36 saattir. Belki de uykuyu fazla ciddiye almıyordur.
Gerçi yakın arkadaşları arada bir şaka yapıyorlardır diye düşünüyorum:
“Sevinç, karpuzlardan bir ikisini bize bırak. Hepsini sen taşıyamazsın!”
Ama görünen o ki taşıyor.
***
Şimdi hakkını teslim edelim. Türkiye Kent Konseyleri Birliği Başkanlığı önemli bir görev.
Bu nedenle Sevinç Baykan Özden’i kutlamak gerekir.
Kendisinin bu görevi başarıyla yürütmesini, Balıkesir’in adını Türkiye ölçeğinde iyi biçimde temsil etmesini diliyoruz.
Fakat tam burada küçük bir parantez açmak gerekiyor.
Merak ettiğimiz başka bir mesele var. Bu kadar görev nasıl alınıyor?
Daha doğrusu, bu hızlı yükselişin sırrı nedir?
İnsanlar doğal olarak merak ediyor.
Çünkü makamların sayısını topladığınızda ortaya neredeyse küçük bir teşkilat çıkıyor.
Fakat görev sayısı ile ortaya konulan işin ağırlığı aynı şey değil.
Bizim bugüne kadar Sevinç Baykan Özden’in görev yaptığı meclislerde, komisyonlarda ve Balıkesir Kent Konseyi’nde ayakları yere basan, kalıcı ve somut bir çalışmasına rastladığımızı söylemek zor.
Yanlış anlaşılmasın. Bu, “hiçbir şey yapmıyor” demek değil.
Ancak kamuoyuna yansıyan faaliyet ile makamların büyüklüğü arasında ciddi bir orantısızlık olduğunu söylemek mümkün.
Örneğin Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde yaptığı konuşmalardan hafızalarda kalan belirgin örneklerden biri, Çerkes Soykırımının yıl dönümünde yaptığı ve soykırımı kınayan yazılı metin.
Elbette böyle bir konuda söz söylemek değerlidir.
Ama koskoca Büyükşehir Meclisi’nde bir siyasi aktörün varlığını yalnızca böyle bir metinle hatırlamak, ister istemez başka soruları da beraberinde getiriyor.
Mecliste bazen “indir-kaldır” modunun, konuşup tartışmaktan daha baskın olduğu görüntüsü oluşuyor.
***
Kent Konseyi tarafında ise durum biraz daha ilginç.
Balıkesir Kent Konseyi, geçmiş dönemlerde kent gündeminin oluşmasında, farklı kesimlerin bir araya gelmesinde ve kentin meselelerinin yüksek sesle tartışılmasında daha görünür bir aktördü.
Bugün ise Büyükşehir Belediyesi basın biriminden servis edilen parlak faaliyet haberlerine, bol sıfatlı tanıtımlara ve “güzelleme” metinlerine baktığınızda her şey mükemmel görünüyor.
Ama sahaya baktığınızda aynı etkiyi görmek kolay değil.
***
Sevinç Baykan Özden’in siyasi yükselişi konusunda ise Balıkesir’de kimsenin kör olmadığı bir gerçek var.
Ahmet Akın’ın en yakın çalışma arkadaşı.
Ahmet Akın onu hemen her fırsatta yanında tutuyor.
Kent Konseyi Başkanlığı sürecinde verilen destek.
Büyükşehir yönetimindeki görevler.
Ve şimdi Türkiye Kent Konseyleri Birliği Başkanlığı...
Bunların hepsi elbette tek başına bir şey ifade etmeyebilir.
Ama hepsini üst üste koyduğunuzda insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:
“Bu yükselişin sırrı nedir?”
Üstelik mesele yalnızca Ahmet Akın ile de sınırlı değil.
CHP içerisinde siyaset yapmaya devam ediyor.
Son dönemde Balıkesir siyasetinde yaşanan parti değişiklikleri ve yeni siyasi oluşum sırasında Yeni Parti tarafına geçmedi. Tercihini CHP’den yana yaptı.
Yoluna Ahmet Akın’la birlikte devam ediyor.
Bir başka dikkat çeken isim de Serkan Sarı.
CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı’nın da Özden’e destek veren siyasi aktörler arasında yer aldığı görülüyor.
Dolayısıyla karşımızda yalnızca bir kent konseyi başkanının hikâyesi yok.
Bir siyasi çevrenin içerisinde giderek daha fazla sorumluluk üstlenen, görev alanı genişleyen bir isim var.
Ve bu nedenle Balıkesirlilerin merak etmesi de gayet doğal:
“Sevinç Hanım’ın hedefi ne?”
***
Türkiye Kent Konseyleri Birliği Başkanlığı belki bir son durak değildir.
Belki sadece yeni bir basamaktır. Belki önünde başka görevler vardır.
Belki de siyaset sahnesinde daha büyük bir görev için hazırlık yapılıyordur.
Örneğin Ankara’daki siyasi dengelerin izin verdiği bir tabloda, ilk genel seçimlerde CHP listelerinde kadın aday kontenjanı üzerinden milletvekilliği ihtimali neden konuşulmasın?
Bunu bugün olmuş bitmiş bir gerçek gibi yazmıyoruz.
Sadece siyasi kulislerde böyle bir ihtimalin konuşulmasının şaşırtıcı olmayacağını söylüyoruz.
Fakat bütün bu hikâyenin en eğlenceli tarafı hâlâ değişmiyor.
Bir insan aynı anda bu kadar görevi nasıl yürütür?
Belediye meclisi... Komisyonlar... Encümen... Kent Konseyi... Türkiye Kent Konseyleri Birliği...
Siyaset... Ticaret... Ankara... Balıkesir... Karesi...
Derken takvim yaprakları yetmiyor.
Belki de çözüm çok basit.
Sevinç Baykan Özden’in gerçekten bizim bilmediğimiz olağanüstü bir çalışma kapasitesi vardır.
Çünkü böyle bir yetenek, kent yönetiminden önce NASA’nın ilgisini çekebilir.
***
Şaka bir yana... Görev almak kolaydır. Makam taşımak da mümkündür.
Asıl mesele, o makamın hakkını vermektir.
Kent konseylerinin amacı yalnızca başkanlık koltuğunda oturmak değildir.
Belediye meclis üyeliği yalnızca toplantıya katılmak değildir.
Encümen üyeliği yalnızca kararların altına imza atmak değildir.
Siyaset yalnızca doğru insanlarla aynı fotoğraf karesinde bulunmak değildir.
Ve yükselmek de tek başına başarı değildir.
Başarı, geride elle tutulur bir iz bırakmaktır.
Bir proje... Bir çözüm... Bir fikir... Bir değişim...
Bir kent meselesinde ortaya konulmuş güçlü bir irade...
İnsanların “İyi ki bu görevi üstlenmiş” diyebileceği somut bir sonuç...
İşte bunları görmek istiyoruz.
Şimdilik gördüğümüz ise çok sayıda görev, çok sayıda unvan ve giderek büyüyen bir siyasi alan.
Dolayısıyla biz de kendisine yeni görevinde başarılar diliyoruz.
Hem de içtenlikle.
Çünkü Türkiye Kent Konseyleri Birliği Başkanlığı Balıkesir açısından önemli bir görev.
Ama bir yandan da merakımızı saklamıyoruz:
Karpuzlar bu kadar çoğaldığına göre, artık asıl mesele onları taşımak değil; hangisinin gerçekten karpuz, hangisinin sadece sapı olduğunu göstermek.
Belki de önümüzdeki dönem bunu hep birlikte göreceğiz.
Ve kim bilir...
Belki bir gün Sevinç Baykan Özden’in bu hızlı yükselişinin sırrını kendisi anlatır.
O gün de biz köşemizde oturur, dikkatle dinleriz.
İşin doğrusu...
Bu kadar karpuzun altında kalan hikâyeyi biz de merak ediyoruz.