Türkiye'de milyonlarca çalışanın uzun süredir beklediği EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) düzenlemesi 2023 yılında yasalaşarak binlerce kişinin yüzünü güldürmüştü.

Ancak bu düzenlemenin kapıları sadece 8 Eylül 1999 ve öncesinde sigortalı olanları kapsadı. Bu tarihten yalnızca birkaç gün ya da ay sonra işe giren milyonlarca çalışan ise akranlarından yıllarca daha geç emekli olmak zorunda kaldı. Adalet tartışmalarını beraberinde getiren bu durum, sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşındı.

Muhalefet partileri tarafından hazırlanan ve Plan ve Bütçe Komisyonu'na sevk edilen yeni kanun teklifi, EYT sınırına takılan ve hak arayan milyonlarca sigortalıya umut ışığı oldu. Sosyal Güvenlik Başuzmanı İsa Karakaş, Türkiye Gazetesi'ndeki köşesinde bu kritik teklifin tüm ayrıntılarını kamuoyuyla paylaştı.


"Birkaç Gün Farkla 17 Yıl Fazla Beklemek Adaletsizlik"

Sosyal Güvenlik Başuzmanı İsa Karakaş, aynı emeği veren, prim gün sayısını ve sigortalılık süresini eksiksiz dolduran kişilerin sırf birkaç günlük geç işe giriş tarihi yüzünden 17 ila 24 yıl daha geç emekli olmasının büyük bir haksızlık yarattığına dikkat çekti. Karakaş, "Son olarak 2023 yılında çıkan EYT düzenlemesi, 8 Eylül 1999 öncesi sigortalı olanların yüzünü güldürürken, bu tarihten hemen sonra işe girenleri âdeta kendi hâllerine terk etti" sözleriyle aradaki uçuruma vurgu yaptı.

Hazırlanan yeni kanun teklifinin temel amacının bütçe dengeleri gerekçe gösterilerek emeğin hakkının görmezden gelinmemesi olduğunun altı çizildi.


Kanun Teklifinin 3 Temel Maddesi Ne Getiriyor?

Doğrudan çözüme odaklanan ve üç maddeden oluşan teklif, yasalaşması durumunda çalışma hayatındaki dengeleri kökten değiştirmeyi hedefliyor:

MADDE 1: Yaş Şartına Takılanlara Emeklilik Kapısı Açılıyor 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na eklenmesi öngörülen "Geçici Madde 113" ile 8 Eylül 1999 tarihinden sonra ilk defa SSK, Bağ-Kur, Tarım SSK veya Emekli Sandığı kapsamında sigortalı olanlar kapsama alınıyor. Sigortalılık süresini ve prim gün sayısını tamamlayan ancak yaş sınırını dolduramadığı için bekleyen vatandaşlara, yazılı başvuru yapmaları hâlinde yaş şartı aranmaksızın yaşlılık (emekli) aylığı bağlanması öngörülüyor. Gerekçe olarak ise yıllarca prim biriktiren ancak yaş kriteri yüzünden sistem dışı kalan kişilerin, özellikle ilerleyen yaşlarda iş bulma zorlukları göz önünde bulundurularak sosyal güvenceye kavuşturulması gösteriliyor.

MADDE 2: Geciken Adalet, Adalet Değildir (Yürürlük) Teklifin ikinci maddesi, kanunun Resmî Gazete'de yayımlandığı gün itibarıyla derhal yürürlüğe girmesini düzenliyor. Mağduriyet yaşayan yüz binlerce çalışanın artık bekleyecek sabrının kalmadığı vurgulanarak bürokratik engellerin en aza indirilmesi amaçlanıyor.

MADDE 3: Kanunun Güvencesi (Yürütme) Son madde ise kanun hükümlerinin uygulanmasından doğrudan Cumhurbaşkanı'nın sorumlu olacağını belirtiyor. Bu sayede düzenlemenin devletin en üst kademesi tarafından sahiplenilmesi ve uygulamada herhangi bir aksaklık yaşanmaması hedefleniyor.


Teklif Yasalaşırsa Ne Olacak?

Eğer bu kanun teklifi TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilip yasalaşırsa, 8 Eylül 1999 sonrasında sigortalı olup yaş şartı nedeniyle emeklilik hakkını bekleyen yüz binlerce vatandaş için erken emeklilik yolu açılacak. Sosyal güvenlik sisteminde yeni bir dönemi başlatabilecek olan bu gelişme, gözleri yeniden Meclis'ten çıkacak kararlara çevirmiş durumda.

Kaynak: Türkiye Gazetesi - İsa Karakaş