Kanunlar, Türkiye Büyük Millet Meclisinde dönemin milletvekillerinin yazılı ya da sözlü önerileri ile yapılır, değiştirilir veya yasa maddelerine ekler konur. Söyleşinin başlığını okuyunca, “Yasa Önerisi veren, kararname çıkartan muhtar mı olur?” sorusu aklınıza gelebilir. Muhtar azmedip, yasa öneresini hazırlayıp milletvekilleri aracılığı ile TBMM’ne gönderirse elbette sonuç değişir. Bahçelievler Mahallesi Muhtarı Hidayet Ersözgil, Türkiye’de bir devrim yaptı. İnsanları sıkıntıya sokan, rahatsız eden. “Boşanmış”, “Dul”, “Evliliği iptal edilmiş” ibarelerini kaldırttı. Bununla yetinmeyen Muhtar Ersözgil, Emlak vergileri konusunda da belediyenin aldığı karara itiraz etti, yargıya başvurdu ve yargı kararıyla emlak vergilerinin rakamlarını düşürdü. Bahçelievler Mahallesinde 35 yıl muhtarlık yapan Hidayet Ersözgil, yaşadıklarını, yaptıklarını, Politika okurları için anlattı.

Hidayet Ersözgil kimdir?
Geçmişim Kırım Türklerindendir. Dedelerim Kırım’dan gelip Balıkesir’e yerleşmişler. Ben Karaoğlan Mahallesi’nde, 1940 yılında dünyaya gözlerimi açmışım. Okul çağım geldiğinde ailem beni Kayabey İlkokulu’na yazdırmış. Okul değiştirdiğim için Dumlupınar İlkokulundan mezun olup, Balıkesir Ortaokulu ve Balıkesir Lisesinden diploma aldım. Ankara’da Yüksek Öğrenimimi tamamladıktan sonra PTT’de memur olarak göreve başladım. Arkadaşlarımdan bahsini duyduğum Kara Kuvvetleri Komutanlığının açtığı sınavlara girip kazandım. Çanakkale’de Silahlı Kuvvetler bünyesinde personel maliyeci olarak çalışmaya başladım. Bir evin bir oğluydum ve anne babamın bakıma gereksinim olduğundan Balıkesir’deki 1012 Ana Tamir Fabrikasına atanmam gerçekleştirildi. Burada 27 yıl görev yaptıktan sonra emekliye ayrıldım. O günlerde yeni gelişmeye başlayan Bahçelievler Mahallesinde 300-400 kişi yaşıyordu. Mahallenin yaşlıları muhtar olmam için bana öneride bulundular. Bürokrasiye vakıf olduğumdan kabul ettim ve Bahçelievler Mahallesi’nin ilk muhtarı unvanını aldım. Aklımın ucundan geçmezken 35 yıl muhtarlık yaptım. Mahallenin gelişmesi açısından belediye başkanları Ziya Tan ve Sami Gökdeniz’in büyük yararları oldu.

Bahçelievler Mahallesi verimli topraklar üzerine kurulmuş bir yerleşim alanı. Siz belediye başkanı olsaydınız İlk muhtarı olduğunuz mahalleyi imara açar mıydınız?
Başkan Sami Gökdeniz Bahçelievler Mahallesi’nde ikamet ediyordu. Sabahları muhtarlığın önünden geçerken bana uğrar birlikte çay içerdik. Bir sohbetimiz esnasında, “Benim en büyük pişmanlığım, Bahçelievler Mahallesi’ni imara açmak oldu” demişti. Ben de onunla aynı görüşü paylaşıyorum. Verimli mümbit topraklar yerine yamaçlardaki bir bölgeyi imara açardım. Evimin inşaatı bittiğinde, Bahçelievler Mahallesi’ndeki son ev benim evimdi. Daha ilerisi, tarlaydı. Özellikle, mısır, buğday, hububat ekilirdi. Balıkesir 1. Derece deprem kuşağında yer alıyor. Benim tercihim zemini çok daha sağlam olan bölgeler olurdu. Hem tarım arazileri ortadan kalkmaz hem vatandaşlar daha güvenli evlerde otururdu. DSP Genel Başkanı eski başbakanlarımızdan Bülent Ecevit, bir milletvekili aracılığı ile bana belediye başkan adaylığı önermişti. Kabul etmedim. Çünkü siyasetle pek barışık değildim. Grup kararlarına uyarsan, iyi olursun, grup kararlarının dışında kalırsan sorun orada başlar. Bu nedenle hiç siyasete girmedim. Siyasete girmedim ama mahallemiz halkından olan milletvekilleri, Orhan Sür, Baki Ataç, Önder Kırlı gibi arkadaşlarımızla hep diyalog içindeydik. Bazı yasa önerileri hazırlayıp onların aracılığı ile Türkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM) gönderdim. Bunlardan bir tanesi, eskiden nüfus cüzdanlarında yazan, “Dul”, “Boşanmış” gibi ifadelerin kaldırılmasıyla gerçekleşti. Bir diğer konu da vergilerle ilgiliydi. O kanun teklifi de meclisten geçti.

Kimliklerdeki, “Dul”, “Boşanmış”, gibi sözcüklerin kaldırılmasıyla ilgili düşünce nereden aklınıza takıldı?
Pek çok insanla muhatap olunca, kimin neden, nelerden sıkıldığı konusunda ilk bakışta fikir sahibi olabiliyorsunuz. Muhtarlığa, nüfus sureti, fakirlik belgesi, yerleşim yeri belgesi, nüfus cüzdanı talep belgesi, nakil belgesi ve benzer ilmühaberler almak üzere gelenler arasında, boşanmış, dul erkekler ve kadınlar da olurdu. Hallerinden, hareketlerinden sıkıldıklarına, utandıklarına çoğu kez tanık oldum. Nüfus cüzdanlarında yazan o sözcükler, onları adeta afişe ediyordu. Ben her gece yattığımda yarın ne yapabilirim, vatandaşa nasıl yardımcı olabilirim diye düşüncelere dalarım. Kimliklerdeki o ibarelerin kalkması gerekliliğini ve devletin verdiği belgenin üzerinde böyle kelimeler olmaması gerektiğine inandım. Bazı art niyetli kişilerin, insanların medeni hali konusunda fikir yürütmemesi gerektiğine inandım ve bu konuyu mahallemizden başkente, TBMM’ye gönderdiğimiz milletvekillerine ilettim. İlgiyle karşıladılar, inceleme yaptığım için detaylı fikirlerim olduğu gerekçesiyle, benden bir yasa önerisi hazırlamamı istediler. Kısa sürede tamamladım, parti gözetmeden ilimiz milletvekillerine verdim. Vekillerimizin imzaları olmadan hiçbir şey kanunlaşamazdı. Ben sadece bu konuda bir aracı, bir vasıta oldum. Yasa önerisi TBMM’de, iktidar ve ana muhalefet başta olmak üzere tüm partili milletvekillerinin katılımı ile kabul gördü ve nüfuslardan bu kelimeler kaldırıldı. Benim gurur duyduğum işlerden birisi de budur. Çevre Bakanlığı, Turizm Bakanlığı, Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı yapan Işılay Saygın Balıkesir’e geldiğinde, Kanun teklifine katkımdan dolayı şilt verdi.

Nüfus cüzdanlarındaki devrimden sonra, emlak vergileri konusunda Balıkesir’de kopardığınız fırtına tüm yurtta duyuldu, gazetelere konu oldunuz. Mahkeme kararı ile Balıkesir Belediyesinin aldığı emlak vergisi bedelleri kararını nasıl iptal ettirdiniz?
Tüm muhtarlığım döneminde ister iktidar ister muhalefet tüm milletvekilleriyle sürekli temas halindeydim. Mahallemin bir sorunu olduğunda, tüm daire müdürleri, belediye başkanları, Balıkesir milletvekillerinin kapısını aşındırırdım. Örnek vermek gerekirse, Bahçelievler Mahallesine PTT’yi, Balıkesir Milletvekili Baki Ataç sayesinde, Balıkesir’in tam ortasından geçen Devlet Demiryolları’nda (DDY) insanların can güvenliğini sağlamak için güzergahın etrafına demir parmaklıklar yaptırmayı Balıkesir Milletvekili Ekrem Ceyhun sayesinde başardım. Tüm bu yaptıklarımın dışında önümde aşılması zor bir konu olan emlak vergisi geliyordu. O tarihte Bahçelievler Mahallesi’nde atadan, deden evi kalan, gariban, 3 aydan 3 aya, 2022 sayılı yasaya göre devletten aldığı 30 lira yardımla geçinmeye çalışan, mali gücü olmayan vatandaşlarımız vardı. Bu durum bana göre bir tezat teşkil ediyordu. Bu vatandaşlar hem devletten 30 lira maaş alıyor, hem de devlete yüksek miktarda emlak vergisi ödeyeceklerdi. Bir taraftan vatandaş devletten 30 lira alacak, sonra da bu paradan artırıp devlete emlak vergisi ödeyecekti. Bence bu durum büyük çelişkiydi. Önerdiğim yasa teklifini yine dostlarım Balıkesir Milletvekilleri gündeme getirdi. Üstelik bir ekleme daha yaparak, 100 metrekare binası olan emeklilerin de bundan yararlanmasını sağladılar. Günümüzde kapsamı genişletildi, 100 metrekare yerine daha büyük binası olan emeklilerde nasiplendi. İlk aşamada belediyenin belirlediği yüksek rakamları mahkeme kararı ile makul seviyeye çektirdim.

Emlak vergisi konusundaki girişiminiz ulusal gazetelere de konu oldu. Hürriyet Gazetesi yazarı Yalçın Bayer köşesinde konuyu yazıp sizin taltif edilmenizi istedi. Yalçın Bayer’e yasa önerisini nasıl aksettirdiniz?
Balıkesir Belediyesi emlak vergilerine yüksek fiyat belirledi. Evi olup da devletten 3 aydan 3 aya yardım alan, çalışma olanağı bulamayan yaşlılar vardı. Hem para vereceksiniz sonra bu parayı vergi yoluyla geri alacaksınız. Milletvekilleri kendi lehlerine bir yasa çıkarılacaksa, muhalefeti, iktidarı olumlu yönde kendileri için el kaldırıyor. Vatandaşın lehine de iş yapmalarını arzu ettim. Yasa teklifinin bilinmesi, daha geniş kitlelere duyurulması için gazetelere de yazılar gönderdim. Yalçın Bey sağ olsun bu konuyu köşe yazısında gündeme getirdi. Halk lehine çalışan muhtarların taltif edilmesini istedi. Ben Yalçın Bayer ile ne yüz yüze ne de telefonda görüşmedim. Emlak vergileri hakkındaki teklifimi kendisi gündeme getirip köşesinde yazmış. Duyarlı davranışı için teşekkür ediyorum. Bu konuda benden başka emlak vergilerine itiraz edip mahkemenin yolunu tutan başka muhtar olup olmadığını bilmiyorum. Bu konuların dışında, yoksullardan çöp vergisi alınmaması için girişimlerde bulundum. Balıkesir’in 9 milletvekiliyle tek tek görüşüp TBMM’de gündeme getirilmesini istedim. Refah Partisi Milletvekili İsmail Özgün önerimi TBMM’ye taşıdı. Bu arada muhtarların tebligat yapmaları konusuyla ilgili 1959 yılında yürürlüğe giren 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun değiştirilmesi için yine teklif hazırladım. Çünkü PTT dağıtıcılarının adreste bulamadıkları kişiler için tebligatlar muhtarlığa bırakılıyor. Bunun değiştirilmesi tebligatların tek elden verilmesi için uğraştım ama kabul görmedi.

Demiryolu Balıkesir’in tam ortasından geçiyor, trafik kazalarına, can kayıplarına neden oluyordu. Demiryolunun etrafına demir parmaklıklar yapılması sizin aklınıza mı geldi, yoksa size öneren oldu mu?
Tüm Balıkesirlilerin bildiği gibi demiryolu, mahallemdeki Merkez Endüstri Meslek Lisesinin önünden geçiyor. Yüzlerce öğrenci, binlerce insan, hemzemin geçidi kullanmadan demiryolundan karşı tarafa geçerken kazalar meydana geliyordu. Bazı kazalar can kaybı ile sonuçlanıyordu. Balıkesir’deki demiryolu, İzmir 3. Bölge Müdürlüğünün sınırları içerisinde kalıyormuş. Balıkesir DDY Müdürlüğünün ilgilendiğini düşünüyordum. Bu nedenle Balıkesir’deki görevlilere başvurup Demiryolu çevresinin kazalara neden olmaması için demir parmaklıklarla kapatılması için dilekçe verdim. Özellikle yerel basında haberler çıkmasını sağladım, konuyu kendim de kaleme aldım. Bir süre sonra İzmir 3. Bölge Müdürlüğünde görevli 3 müfettiş gelip benimle konuşmak istediklerini, demiryolunda yayaların geçmesi için geçitler olduğunu söylediler. Birlikte keşfe çıkıp demiryolunu boydan boya gezdik. Belirttikleri, var olduğunu iddia ettikleri geçitler yoktu. İnsanlar, öğrenciler demir yolundan geçecekti. İkna olduklarında, Ankara’ya gidip demir parmaklık yapılması için bakanlıkla görüşeceklerini açıkladılar. Ne var ki yazılarımdan dolayı beni mahkemeye vermişlerdi. Dönemin Balıkesir milletvekili ve Devlet Bakanı Ekrem Ceyhun ile demiryolu hakkında görüşmüştüm. Bana çok yardımcı oldu. Demir Korkuluklar sonunda yapıldı ve ölümlü trafik kazaları engellenmiş oldu.

Mahallenin her ihtiyacının karşılanması için belediye başkanı dışında milletvekillerine kadar götürmenin nedeni nedir?
Bahçelievler Mahallesi tahmin ettiğimden daha hızlı gelişip büyüyordu. Mahalle sakinleri, PTT’de işleri olduğu zaman uzun bir yol katetmek zorundaydı. Pazar alışverişlerini yapmak için Kasaplar Mahallesindeki Cumartesi Pazarına gidiyordu. Öncelikle PTT sorununu çözmek gerekiyordu. Devlet Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı yapmış olan Milletvekili Baki Ataç ile görüşüp Bahçelievler Mahallesine PTT şubesi açılması gerektiğini bildirdim. Onun da girişimleriyle mahalleye PTT şubesi kuruldu. Pazar yeri için dönemin Belediye Başkanı Sami Gökdeniz’in makamına çıktım. Konuyu aktardım. Kurulacak pazarın yerini önerdim. İmar Müdürü ile hep birlikte konuyu ele aldık. Ancak pazar yerinde belediyenin arsaları dışında Tekel’e ait bina vardı. Başkan Gökdeniz’in ve benim çabalarıma rağmen Tekel binayı belediyeye terk etmedi. Buna rağmen Çarşamba Pazarı kuruldu. Pazarımız küçüktü. Bu kez Kasaplar Mahallesindeki Cumartesi Pazarının Miting Alanına taşınmasını istedim. Çünkü Atalar Caddesi’ne kurulan Cumartesi pazarı, gün boyu caddeyi kapatıyor, bir yangın anında itfaiye ve ambulansın geçmesine olanak vermiyordu. Cumartesi Pazarının taşınması için 7 yıl uğraştım. Çabalarım boşa gitmedi ve Cumartesi Pazarını Bahçelievler Mahallesine aldırmayı başardım. Birde mahalledeki sokakların isim yerine numaralandırılmasını istedim. Bazı yerlerde sokak ismi yerine numaralandırma sistemi var. Tüm mahallede kapsamlı bir değişikliği başaramadım.

Muhtarların mühürleyip, imzalayıp verdiği pek çok belgeyi artık e-devlet sisteminden alabiliyorsunuz. “Mahalle muhtarlarına ne gerek var” tümcesinin gündem olduğu şu günlerde sizce muhtarlık sistemi kaldırılmalı mı?
20-25 yıldan beri söylediğim şudur; Muhtarlar devletin kamu görevi üstlenen bireyleridir. Seçimle işbaşına gelir. İkametgah belgesi, nüfus talep belgesi, fakirlik ilmühaberi, almak isteyenler muhtara gelir. Muhtar mahkeme, askerlik tebligatlarını ilgililere ulaştırır. Vatandaşların sorunlarını resmi kurum ve kuruluşlara iletir. İhtiyaç sahiplerini belirler, altyapı takibi yapar. Bunlar tamam da muhtarların yetkisi yok. Köy muhtarlarının bütçesi var, mahalle muhtarının yok. Köy muhtarı imece yapar, mahalle muhtarı yapamaz. 10 Nisan 1944 yılında yürürlüğe giren 4541 sayılı Şehir ve Kasabalarda Mahalle Muhtar ve İhtiyar Heyetleri Teşkili Kanunu ile muhtara pek çok görev verilmiş. O tarihte doğan insanlar öldü, kanun değişmedi, yenilenmedi. Halka imece usulü kullan diyor, nasıl kullanırsın? Yardımı nasıl toplayacaksın? Zannediliyor ki muhtar evrak alır evrak verir. Bu düşünce yanlıştır. Muhtarları çalıştıracaksan yetki vereceksin. Yetki vermeyeceksen muhtarlığı kaldıracaksın.

Balıkesir Büyük Şehir statüsü kazanınca köyler mahallelere dönüştürüldü. Köy muhtarlarının yetkileri de mahalle muhtarları kapsamına mı girdi? Köylerin mahalle yapılması doğru bir karar mı?
Balıkesir Büyük Şehir olmaya hazır mı değil mi? Önce olaya bu açıdan bakmak lazım. Bana göre Balıkesir’in büyük şehir statüsü kazanmasına daha yıllar var. Balıkesir’in değişmesi için önce sanayisinin gelişmesi gerekli. Organize sanayi bölgesi olmasına rağmen daha geniş kapsamlı fabrikaların, üretim sahalarının olması gerekir ki büyük şehir olmayı hak edelim ama karar siyasidir. Büyük şehir olunca vergiler ikiye katlandı. Normal şehirde emlak vergisi ‰2, Büyükşehirde ise ‰4 Büyük şehir olmanın avantajı da dezavantajı da var. Büyük şehir belediyesinin kırsal mahallelere ne kadar ulaşma olanağı var? Olaya böyle bakmak gerekir. Böyle baktığımızda da araç gereç olması şart.

Kaç belediye başkanı ile çalıştınız? Size en çok yardımcı olan başkan kim?
Görev yaptığım süre içerisinde 7 belediye başkanı değişti. Hepsiyle nezaket içerisinde konuşup anlaştık. Bürokrat yetiştiğim için nizamı bilirim. Hizmet sunarken saygı çerçevesinde mahallemin sorunlarını aktarırdım. Bana en çok Ziya Tan ve Sami Gökdeniz yardımcı oldu. Diğer başkanların da yardımını gördüm fakat adını zikrettiğim belediye başkanları bütçelerinin kısıtlı olmasına rağmen beni desteklediler. Tatlı tartışmalarımız da oldu. Sabri Uğur döneminde yollar yapılıyordu. Toz çok fazlaydı, yağmur yağınca çamur oluyordu. Konuyu başkana ilettim. “Çizme giysinler” diye yanıt verdi. Bende başkandan mahalle halkına dağıtmak üzere çizme istedim. Konu basının gündemine de geldi. Görev süresi tamamlandığında veda etmek için muhtarları topladı. Konuşup çekişmemizi tatlıya bağladık.

35 yıl muhtarlık yapan biri olarak yeni görev alan muhtarlara ne tavsiye edersiniz?
Ben her gün Resmi Gazeteyi okurdum. Halkın yararına hangi konular var biz ne yapmalıyız diye düşünürdüm. Bir muhtarın öncelikle yasaları çok iyi bilmesi lazım. Günümüzde hangi muhtara sorarsak soralım, gece evlerin aranmasına gidilmesi kaç sayılı kanuna tabidir sorusuna pek çoğundan yanıt alamayız. Bu nedenledir ki, muhtarların yasaları, yönetmelikleri, kararnameleri çok iyi bilmeleri, tek tek incelemeleri gerekir. Tavsiyem Resmi Gazeteyi takip etsinler.