Hadi dürüst olalım... Kan şekerini kontrol etmek deyince aklımıza genelde sadece diyabet hastaları geliyor. Oysa mevzu çok daha geniş: Kalp sağlığımızdan tutun enerjimize, hatta uzun vadede bizi bekleyen hastalıklara kadar her şeyi etkiliyor. Üstelik bazen sağlıklı beslendiğimizi düşünsek bile, küçük ama sinsi alışkanlıklarla fark etmeden kan şekerimizi uçuruyoruz. Gelin birlikte bakalım, hangi tuzaklara düşüyoruz?

Sabahları şeker bombasıyla güne başlamak
Sabah kahvenizle kendinizi ödüllendiriyorsunuz... Harika. Peki ya o kremalı latte'nin içinde neler var? Örneğin büyük boy bir beyaz çikolatalı mocha tam 11,5 çay kaşığı şeker içeriyor! Enerji içecekleri deseniz ondan da beter. Sabah aç karnına bu bombaları içmek kan şekerinizi hızla tavana fırlatıyor. Ne yapmalı? Tamamen bırakamasanız bile, yanına protein ve lif ekleyin. Yumurta, tam tahıllı ekmek gibi seçenekler denge sağlar.

Az su içmek
Su deyip geçmeyin. Vücut susuz kaldığında kortizol ve vazopressin devreye giriyor, kan şekeriniz hop yükseliyor. Üstelik bu, tip 2 diyabet riskini de artırabiliyor. Susamayı beklemeyin, gün boyu suyunuzu yudumlayın.

Bitmeyen stres hali
Stres zaten başlı başına problem. Ama kan şekerini de etkiliyor. Kortizol yükseliyor, vücut alarma geçiyor, kan şekeriniz de fırlıyor. Üstelik stresli olduğunuzda canınız tatlı çekmeye daha meyilli oluyor. Çözüm? Yürüyüş yapın, nefes egzersizi deneyin, meditasyon yapın. Ne yaparsanız yapın, stresi boş bırakmayın.

Uykusuzluk: Tatlı krizi garantisi
Uyumak sadece dinlenmek değil. Az uyuyunca hem kan şekeriniz dalgalanıyor, hem de şekerli yiyeceklere karşı dayanma gücünüz azalıyor. 7 saatin altına düşmemeye çalışın. Uyuyamıyorsanız profesyonel destek almaktan çekinmeyin.

Gün boyu şekerli içecekler
Sabah kahvesiyle bitmiyor. Öğlen gazlı içecek, akşam çikolatalı süt, yanında meyve suyu derken vücut sürekli şekerle boğuşuyor. Bu alışkanlık uzun vadede diyabet riskini tavan yaptırıyor. Çözüm? Su, maden suyu ve şekersiz bitki çayları kurtarıcınız olsun.

Yeterli protein ve lif almamak
Protein ve lif sindirimi yavaşlatır, kan şekerini dengede tutar. Hatta araştırmalar gösteriyor ki, karbonhidrattan önce protein ve sebze yemek, kan şekerini %40’a kadar daha iyi kontrol ediyor. Her öğününüzde bunları bulundurmaya çalışın.

Hareketsizlik: Modern çağın büyük belası
Akşam yemeğinden sonra 10 dakikalık yürüyüş bile mucizeler yaratabiliyor. CDC haftada 150 dakika hareket öneriyor. Çok gözünüzde büyütmeyin, bu kadarını herkes yapabilir.

Sürekli paket yemek sipariş etmek
Fast food ve paket servisler çoğu zaman rafine karbonhidrat ve sağlıksız yağ dolu. Evde yemek yapmak sadece cüzdanınızı değil, kan şekerinizi de korur. Tamamen dışarıdan vazgeçmeseniz de, haftada birkaç gün kendi mutfağınızda pişirmek büyük fark yaratır.

Peki kan şekeriniz yüksekse ne yapmalı?
Kendi kendinize panik yapmayın. Doktorunuza danışın, kan testi yaptırın. Sonrasında birlikte bir yol haritası oluşturabilirsiniz: Rafine şekerden uzak durmak, hareket etmek, stresi yönetmek ve uykunuzu düzene sokmak bu işin temel taşları.

Unutmayın: Sağlıklı yaşam küçük adımlarla başlar. Kan şekerinizi yönetmek de öyle. Bir sonraki sabah kahvenizi içerken bu yazıyı hatırlayın. Belki de o beyaz çikolatalı mocha’nın şurup miktarını yarıya indirirsiniz