Ülkemizin siyasi bunalımlara, siyasi virajlara girdiği dönemlerinde elini salladığı klasik hareketi ile yaptığı ani çıkışları ile ünlenen, erken seçim kararlarına yön veren, en son; "Öcalan Meclis'te konuşsun" çıkışı yapan Devlet Bahçeli, şu günlerde nasıl bir çıkış yapacak?...
*
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partinin kurucusu Alparslan Türkeş'in 4 Nisan1997 tarihinde ölümünün ardından yapılan olağanüstü kongrede MHP Genel Başkanı seçildi.
6 Temmuz 1997 tarihinde gerçekleştirilen MHP Olağanüstü Kongresi'nde Tuğrul Türkeş ile yarışarak bin 193 delegeden 697'sinin oyunu alarak partinin başına geçti. Kongrede aldığı oya bakıldığında ise ezici bir üstünlük elde edemedi ama partisinin başına geçti...
İKTİDAR SIKIŞIR, BAHÇELİ YETİŞİR...
Bahçeli, o tarihten bu yana neredeyse bütün siyasi gelişmelerde etkin ve belirleyici rol aldı.
Bahçeli o dönemde, partideki dağınıklığı gidermek amacıyla "Tarafsız ağabey" rolüyle partililerin ve kamuoyunun karşısına çıktı. Fakat ileriki yıllarda MHP'nin bölünmesini engelleyemedi ve Muhsin Yazıcıoglu, MHP'den koparak Büyük Birlik(BBP) Partisi'ni kurdu.
EN HAREKETLI YILLAR
Devlet Bahçeli'nin, MHP Genel Başkanı olduğu 1997 yılından bu yana Türkiye'de. siyaset dünyasında en kritik anlarda yaşanan seçim tarihlerinin belirlenmesi, hükümetlerin kurulması, koalisyonların kurulması ya da dağılması, cumhurbaşkanı seçimleri gibi, Ülkemizin geleceğe doğru aldığı yolda yaptığı etkiler, siyaset tarihimizin hikayesinde ilginç olaylardır.
AK PARTİ'NİN YOLUNU BAHÇELİ AÇAR...
1999 genel seçimlerinin ardından DSP, MHP ve ANAP ortaklığında 57. Hükümet kurulur. Türkiye'nin, sosyal, ekonomik, siyasal yönden en zor dönemlerinden birinde kurulan bu hükümet, büyük sıkıntılar içinde görev yapar.
Bir taraftan Uluslararası Para Fonu(IMF) yaptırımları, bir taraftan Başbakan Bülent Ecevit'in sağlık sorunları, bir taraftan siyasi rakiplerinin, Ecevit’in sağlık sorunları üzerinden Hükümete yaptığı saldırıların baskısı koalisyonu zor durumda bırakıyordu.
BÜYÜK EKONOMİK KRIZ!
19 Şubat 2001 tarihinde Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Millî Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında Başbakan Ecevit'e Anayasa kitapçığı fırlatma olayı yaşanır. Ecevit'in bu olayı basın toplantısında açıklamasının ardından 2001 Yılı Ekonomik Krizi patlar, ardından döviz fiyatlarının onlarca kat artışı, şirket ve banka iflasları gelir...
BAHÇELİ, 15 TEMMUZ 2002 TARİHİNDE ŞÖYLE DİYORDU:
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin resmi web sitesinde de yer alan 15 Temmuz 2002 tarihli, o uzun basın açıklamasında Türkiye'yi istikrarsızlığa sürüklemek isteyen çevrelere karşı, bir erken seçimin kaçınılmaz hale geldiğini savunuyor ve savunmakla kalmıyor, seçim tarihini de ilan ediyordu.
İşte o açıklamadan bir bölüm:
"...........Türkiye'nin gündemine bilinçli olarak taşınan siyasi belirsizlik ve yönetim boşluğu tartışmaları giderek tırmandırılmış ve ekonomik ve siyasi istikrarı hedefleyen bir kampanya başlatılmıştır.
Bunun amacının da, böyle bir tehdit ve şantaj ortamında Türkiye'de siyaset kurumunu yeniden tanzim etmek olduğu anlaşılmıştır.
Ortak hareket eden bir cephenin bu amaçla sahneye koymaya çalıştığı siyasi senaryolara, milletin hakemliğine gidilerek bir cevap verilmesi artık gerekli ve kaçınılmaz hale gelmiştir.
Milliyetçi Hareket Partisi bu oyunu bozmuş ve seçimlerin 3 Kasım 2002 tarihinde yapılması için Türkiye Büyük Millet Meclisini 1 Eylül'de olağanüstü toplantıya çağırmıştır........."
AK PARTİ'NİN YOLU AÇILIR...
Koalisyon ortaklarından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, açıklamalarının sonunda, elini sallayarak yaptığı, o meşhur çıkışlarından birini yapar.
3 Kasım 2002 tarihde erken seçim çağrısında bulunur ve Meclis, seçim kararı alır. 3 Kasım 2002 secimlerinin ardından seçimlerinde koalisyon ortaklarının DSP, MHP, ANAP, yüzde 10'luk barajın altında kalır ve AK Parti'nin çeyrek asırlık iktidarının önü açılır...
ABDULLAH GÜL NASIL SEÇİLDİ?
2007 yılında yaşanan Cumhurbaşkanlığı Seçimi "krizinin" aşılmasında da Devlet Bahçeli'nin girişimi belirleyici olur. 2007 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in görev süresi dolduğunda AK Parti, Abdullah Gül'ü cumhurbaşkanı adayı gösterir.
Gül'ün adaylığına Meclis'in muhalif kesimi, ağırlıklı olarak da Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) karşı çıkar.
Devlet Bahçeli de, tam da bu aşamada Meclis'te yerini alarak oylamanın önünü açar. MHP kendi Cumhurbaşkanı adayını çıkartsa da ancak 70 oy alır. Abdullah Gül 3. tur oylamada Türkiye Cumhuriyeti'nin 11. Cumhurbaşkanı olur...
O günlerde, "Herhalde kendi partisinin adayının kazanamayacğını o da biliyordu.. " yorumları dikkat çekiyordu.
DAVUTOGLU'NUN "İSTİKŞAFİ" OYALAMALARI, KILIÇDAROĞLU'NUN UYUMU...
7 Haziran 2015 genel seçim sonuçları AK Parti için sıkıntılı bir dönemdi. AK Parti hükümet kurma çoğunluğunu elde edememişti.
Bu dönemde Başbakanlık görevini yürütmekte olan Ahmet Davutoglu'na hükümeti kurma gorevi verildi. Başbakan Davutoğlu ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu arasında bir süre görüşmeler devam etti. Bu dönemde, siyaset tarihimiz, Davutoglu'nun dile getirdiği, "istikşafi görüşme" (araştırma amaçlı, ön altyapı yoklaması) ifadesi ile tanıştı ama bir sonuç çıkmadı.
BAHÇELİ VE ERKEN SEÇİM
VE AK PARTİ'NİN "ZAFERİ..."
Bu aşamada Devlet Bahçeli, yine devreye giriyor ve seçim sonuçları belirginleştiğinde yaptığı basın açıklamasında; yine elini sallayarak, "Eğer bunların hiçbirisinden uygulanarak sonuç alınamıyorsa... En erken seçim ne zaman olacaksa o zaman da seçim olsun!" diyerek erken seçimi ilan etmişti bile...
Aynı günlerde "Çözüm süreci" de sona erdirildi. Terör de yeniden yükseldi ve Türkiye "Hendek Operasyonları" ile sarsıldı.
Bu gelişmelerin ardından, 5 ay gibi kısa bir sure sonra, 1 Kasım 2015'te erken seçim yapıldı. AK Parti bu seçimde oylarını artırarak yeniden tek başına iktidar oldu...
BAŞKANLIK SİSTEMİNE GEÇİŞ...
"Yetmez Ama Evet" sloganı ile, 12 Eylül 2010 tarihinde 1982 Anayasası'nda 26 maddelik değişikliği öngören Anayasa Refetandumunda Bahçeli, bu defa "Hayır!" kanadında yer aldı.
15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından Ekim 2016'da Bahçeli, "Fiili duruma hukuki boyut kazandırmak gerekir" diyerek AK Parti'nin uzun süredir istediği
Başkanlık Sistemi (Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi) için referandumun önünü açtı. Bahçeli, "Başkanlık" sisteminin yolunu açan 16 Nisan 2017 referandumunda ise bu defa "Evet!" kanadında yer aldı...
BAHÇELİ BU DEFA KAĞIDI KALEMİ ELİNE
ALIP 'CUMHUR İTTİFAKI OY PUSULASINI' BİLE ÇİZİYORDU...
Bahçeli, Başkanlık Sistemini desteklemesinin yanında, bu yolda kurulacak olan "Cumhur İttifakı" projesine de isim babalığı yapıyor ve bir televizyon programında elinde kağıt kalem olduğu halde Cumhur İttifakı için oy pusulasının şeklini de, çizerek anlatıyordu.
17 Nisan 2018'deki grup toplantısında Bahçeli, Türkiye'nin Kasım 2019'a kadar bekleyecek sabrı olmadığını belirterek 26 Ağustos 2018 tarihinde erken seçim yapılmasını önerdi. 24 Haziran 2018'de erken genel seçim yapıldı. Bu seçimle birlikte Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, tam adıyla ise "Türk Tipi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi." kesinleşmişti.
EN RADİKAL ÇIKIŞ: "ÖCALAN MECLI'STE KONUŞSUN!"
Devlet Bahçeli, son yılların en radikal çıkışını ise, 22 Ekim 2024'teki Meclis grup toplantısında yaptı. Terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan'a, örgütü tasfiye etmesi şartıyla; "Gelsin TBMM'de DEM Parti grup toplantısında konuşsun" çağrısında bulundu."Umut Hakkı" Yasasını gündeme getirdi.
TÜRK SİYASET TARİHİNİN
EN TUHAF GÜNLERİ...
Şu günlerde ise, Türkiye siyaset tarihinin, Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) 38. Kurultayının, mahkemenin 'mutlak butlan' kararı ile iptalinin yol açtığı kaos yaşanıyor.
Bahçeli, kararın hukuki yönüyle ilgili bir eleştiri dile getirmezken, CHP Genel Başkanlığı koltuğuna yeniden oturtulan Kemal Kılıçdaroğlu ile bu karara ve uygulamalara muhalefet eden Özgür Özel'e "uzlaşma" telkin ediyor...