YILMAZ SİMAV


İnsanlar küçük yaşlardan itibaren arkadaş edinme ihtiyacı duyarlar. Ergenlik yaşında arkadaş kimi zaman aileden daha etkin olur. Sonraları elengeme sağlanır.

Aynı apartmandan aynı sitede, aynı iş yerinde, öğrenci yurdunda yaşayanlar arasında birlik ve beraberlikler oluşur. Bu saydıklarımızın ortak yanları vardır. Ancak okul denince iş değişir. Okulda öğrenci vardır. Onun bilgi ihtiyacını karşılayacak öğretmenler de mevcuttur. Yönetim vardır. Günlük çeşitli ihtiyaçların karşılanması gerekir. Birlikte karın doyurmak da söz konusudur. Öğretme ve öğrenme işi, diğer işleme benzememektedir.


Ergenlikten uzaklaşıp gençliğe geçmek için uğraş veren karşı cinsi tanıyıp tüm davranışlarını düzenleyen liseliler vardır artık. Onların düzlemi, yukarıda değindiğimiz gibi diğerlerinden farklı, kendine mahsus (sui geneeris) tur. Diyelim ki orijinaldir. Üstelik bu birliktelik birden fiziki olarak sona ermekte ise orta öğretimliler üniversiteye, yükseköğrenime geçmektedir. Bunca okumuşluğun sonucu olarak oralarda yer edinecekler, tekrar tekrar okuyup, öğrenip meslek, kariyer sahibi, sosyal hayatta daha üst derecelere ve oralarda söz sahibi olacaklardır.

Böylesine güçlü ve donanımlı lise, geleceği ümit vaat eden liselilerin ve emsallerinin birbirlerini unutmamaları, birbirlerinden haberdar olmaları beklenir. Ve arkadaşlıklarının devamı!


Orta öğretimlilerin tamamını kapsamak üzere liseliler diyelim. Mezun olan liselilerin birbirlerini kaybetmeleri olasıdır. Bunu önlemek, aksine birbirlerini bilmelerini, bulmalarını, bilip bulduklarında beraberliği değerlendirip derinleştirmeleri ve arkadaşlıkları tüm boyutları ile sürdürmeleri için düşündüğümüz çare, bizim buluşumuz olan BİRLİKTELİK olmuştur.

Lise döneminde başlayan, mezuniyet sonrası devam eden BİRLİKTELİK.