Lafı eğip bükmenin, dolandırmanın anlamı yok. Kim ne derse desin görünen köy kılavuz istemiyor. Ayvalıkgücü Belediyespor karşısında Nev Sağlık Grubu Balıkesirspor maçı kazanmak istemedi. Lamı cimi yok, istemedi, nokta.

Neden böyle bir kanıya vardığımıza gelince, peşinen söyleyelim amacımız suçlu aramak değil, düşüncelerimizi paylaşmak. Futbol üç ihtimalli bir oyun; kazanırsın, kaybedersin berabere kalırsın. Sonucu önceden kestirmek mümkün değil. Her tahminin doğru çıkacak da değil. Belki de futbolu güzel kılan şey bu öngörülmezliği.


Sahada mücadelenin yanında doğru kadro seçimi de sonuca etki eden unsurların başında geldiğini futboldan biraz olsun anlayanlar bilir. Burada futbolcuları hedefe koyma gibi bir derdimiz yok. Onlar verilen görevleri yetenekleri çerçevesinde sahaya uygulamaktan sorumlular. Form durumları etken olsa da kabiliyetleri dahilinde bu görevleri ya yaparlar ya da yapamazlar. Bu da bir kapasite meselesidir.

Kadro seçiminde oyuncu tercihlerinin yanı sıra mevkisinde oynatmadığı futbolcular üzerinden kazanılan maçlar dahil olmak üzere oldukça eleştirilen Teknik Direktör Zafer Uysal özelinde Ayvalıkgücü Belediyespor maçını değerlendirelim.


Şapkadan tavşan çıkarma konusunda oldukça becerikli hocamız karşılaşma öncesi bizleri yine yanıltmadı. On birler açıklanınca her zamanki gibi şaşırmadık. Rakip veya hedef önemli değildi. Bu tip kararlarına neredeyse alışmıştık. Ya bol stoperli ya tek stoperli oyun planıyla ezberlerimizi bozuyordu. Baştan önemsemesek de maç başlayınca tercihlerinin takımın ritmini bozduğunu gördük. Neredeydi geçen haftaki takım?

Sakat Yiğit Bayındır tribünde, sakatlığını tam atlatamayan, risk edilmeyen Serhat Velioğlu kulübedeyken orta sahadaki eksikliğe çare stoper Yiğit Epözdemir’den aranırken, gözlerimiz vazgeçilmezi sandığımız Ahmet Necat Aydın’ı ararken, onu da kulübede bulduk. Garip bir huyu hocanın sarı kart cezalısı oldu mu yandın. Bir sonraki hafta oynamıyordun. Aynı Harun Toprak’ta olduğu gibi.


Futbolu ilk yarıda “eh” şöyle böyle diyeceğimiz bir Balkes’e ikinci yarı teknik heyetin saha içi dokunuşları damgasını vurdu. Kanatlardaki oyuncuların yerleri değişince olmayan ritim temelli bozuldu. Üstüne üstlük yapılan bu hamleler futbolcularla taraftarı karşı karşıya getirdi.

Anlamsız oyuncu değişiklikleri, sahada değişen dizilişler ve forma yüzü görmeyen futbolculardan kurtarıcı yaratma çabaları ikinci yarının başında yenen gole karşılık vermeye yetmedi. Belki de ilk defa yenilgiyi hak ettiğimizi düşündük. Normaldir bir takımın bu kadar temel taşlarıyla oynanırsa olacağı buydu.

Bir daha hak etmemek dileğiyle…