Yaz geldiğinde hepimiz ilk olarak klimayı, gölgeyi ya da denizi düşünüyoruz. Ama çoğu zaman gözden kaçırdığımız bir konu var; soframız. Oysa sıcak havalarda ne yediğimiz, kendimizi nasıl hissettiğimizi doğrudan etkiliyor.


Bir düşünün... Öğle sıcağında ağır bir kebap ya da bol yağlı bir kızartma yedikten sonra insanın üzerine nasıl bir rehavet çöküyor. Enerji toplamak isterken tam tersine daha da bitkin hissediyoruz. Bunun nedeni aslında çok basit. Vücudumuz hem yediklerimizi sindirmeye çalışıyor hem de artan hava sıcaklığıyla mücadele ediyor. İki yük bir araya gelince sonuç kaçınılmaz oluyor.


Yazın sofralar biraz daha renklenmeli. Domates, salatalık, semizotu, roka, marul... Zeytinyağının eşlik ettiği bol yeşillikli bir salata, çoğu zaman ağır bir yemeğin yerini rahatlıkla alabiliyor. Yanına bir tabak zeytinyağlı sebze ya da cacık eklendiğinde hem tok kalıyorsunuz hem de kendinizi hafiflemiş hissediyorsunuz.

Soğuk çorbaların kıymeti de tam bu mevsimde anlaşılıyor. Ayran aşı, cacık ya da yoğurt bazlı soğuk çorbalar sadece serinletmiyor, terle birlikte kaybettiğimiz sıvı ve minerallerin yerine konmasına da yardımcı oluyor. Üstelik hazırlanması kolay, tüketmesi de oldukça keyifli.


Yaz mevsiminin en güzel taraflarından biri de meyve bolluğu. Karpuz, kavun, kiraz, şeftali ve çilek... Bu meyveler sadece serinletmiyor, yüksek su oranları sayesinde günlük sıvı ihtiyacına da katkı sağlıyor. Elbette "Meyve zararsızdır." deyip ölçüyü kaçırmamak da gerekiyor. Her güzel şey gibi meyvenin de fazlası faydadan çok zarar getirebilir.

Bir başka önemli konu ise su tüketimi. Çoğumuz susayınca su içiyoruz ama aslında iş işten geçmiş oluyor. Sıcak havalarda susamayı beklemeden gün boyunca düzenli su içmek gerekiyor. Terle birlikte sadece su değil, mineraller de kayboluyor. Bu nedenle sade maden suyu ya da ayran gibi içecekler de gün içinde iyi bir destek sağlayabiliyor. Şekerli gazlı içecekler ise serinletiyor gibi görünse de kısa süre sonra daha fazla susatıyor.


Kahve ve alkol konusunda da biraz frene basmakta fayda var. Özellikle güneş altında geçirilen uzun saatlerde bu içecekler vücudun su kaybetmesini hızlandırabiliyor. Yerine evde hazırlanmış şekersiz limonata ya da soğuk komposto hem daha ferahlatıcı hem de daha sağlıklı bir tercih olacaktır.

Yaz aylarında sağlıklı beslenmenin sırrı aslında çok karmaşık değil. Daha hafif yemekler, daha fazla sebze ve meyve, bol su ve mümkün olduğunca doğal besinler... Bazen küçük görünen bu değişiklikler günün sonunda kendimizi çok daha dinç, enerjik ve rahat hissetmemizi sağlıyor.

Unutmayalım; sıcaklarla mücadele sadece gölgeye kaçmakla olmuyor. Bazen en büyük serinlik, doğru hazırlanmış bir sofrada başlıyor.