Geriye dönüp baktığımızda; ekonomik darboğazın gölgesinde geçen haftalar, beklenmedik ayrılıklar, bir türlü istikrar tutturamayan performanslar ve eldeki imkanlarla verilen o devasa mücadele... Evet, bu sezon Balıkesirspor için "günahıyla sevabıyla" yaşandı ve normal sezon defteri artık kapandı. Doğrudan üst lig bileti cebimizde olmayabilir ama yolun sonu da henüz görünmedi. Şimdi önümüzde; hata payının sıfıra indiği, üç ayaklı ve beş maçlık "mini bir lig" var: Play-off heyecanı!
Kaderin cilvesi mi desek, yoksa bir hesaplaşma mı? İlk rakibimiz tanıdık bir sima: Eskişehirspor. Sezon içinde deplasmanda dize getirdiğimiz, evimizde ise yenişemediğimiz ama saha içinde psikolojik üstünlüğü her daim hissettirdiğimiz bir rakip. Çift ayaklı bu eşleşmenin ilk ayağı evimizde, Atatürk Stadı’nda. Rakip taraftarın cezalı olması bizim için bir avantaj mı? Bunu zaman gösterecek. Ancak bildiğimiz bir şey var ki; o gün o tribünlerde sadece kırmızı-beyaz sevdası haykırmalı.
Sezon boyu sakatlıklar, cezalar ve formsuzluklar yüzünden adeta bir "yap-boz tahtasına" dönen kadro yapımız, ne mutlu ki en kritik dönemeçte taşları yerine oturttu. Deneme yanılma metoduyla geçen haftalar bitti; artık sahada ne yaptığını bilen, fiziksel gücünü mental dayanıklılıkla birleştiren bir Balkes var. Tecrübe ile gençliğin harmanlandığı bu yeni kimlik, bu mini ligde beklentilerimizi en tepeye taşıyor.
Sahadaki en büyük kozumuz kuşkusuz orta saha dinamizmimiz. Serhat Velioğlu, Yekta Sönmez ve Sedat Yiğit Kurnaz gibi isimlerle, bu grubun en kaliteli merkez hattına sahip olduğumuzu iddia etmekten çekinmiyoruz. Özellikle duran toplardaki etkinliğimiz, kilitlenen maçları açacak en büyük silahımız olacak. Tek düşmanımız ise kendi kendimize yaptığımız bireysel hatalar. Eğer bu zaafı asgariye indirebilirsek, tur kapısını aralamak işten bile değil.
Sadece taktik ve teknik bazen yetmez. Futbol, duyguların da oyunudur. Rakibin direncini kırmak, sahada terinin son damlasına kadar savaşan oyuncuyu kamçılamak ve hakemin adalet kantarını doğru tutmasını sağlamak için o muazzam itici güce, yani taraftara ihtiyacımız var. Daha bir hafta önce Eskişehir’de tribünlerin yarattığı atmosferi ve takım üzerindeki o pozitif baskıyı hepimiz gördük. Şimdi sıra bizde!
Play-off finallerinde kaybeden bir Balıkesirspor imajı, maalesef hafızalarımızda yer etmiş bir gerçek. Ancak her yenilgi bir tecrübedir. Artık daha tecrübeliyiz, daha kararlıyız. Bu şanssızlığı kırmak için verilecek sınav hem sahada hem de tribünde...
Yolun sonu, o çok istediğimiz hayale ulaşmak olsun. Unutmayın; inanmak, başarmanın yarısıdır.