ASFALT DÖKMEKTEN İNSAN RUHUNA DOKUNMAYA BELEDİYECİLİK!

Belediyecilik, insan hayatının yalnızca altyapısı değil, aynı zamanda ruhu, duyguları, sosyal ihtiyaçları ve kültürel beklentileriyle ilgili yönlerini de kapsar. Özellikle çocuklar ve gençler için spor merkezleri, yeteneklerini geliştirebilecekleri kulüpler, sanat okulları gibi alanların kurulması çağdaş belediyeciliğin temelidir. Bir aile, haftada en az bir kez tiyatro ya da konsere gidebilmeli, akşam bir parkta yürüyüşten sonra güvenle oturup bir kahve içebilmelidir. Gençler, belediyeye ait spor merkezlerinde eğitim alabilmeli, yeteneklerini keşfedebilmelidir. Böylece kent yaşamı sadece beton ve trafiğe sıkışmış bir düzenden ibaret kalmaz; sosyal bağları canlı tutan, insanın kendini iyi hissettiği ortamlar oluşur.


Belediyeciliğin Kavramsal Temeli

Belediyecilik geleneksel anlamda yol yapmak, asfalt dökmek, çöp toplamak gibi temel hizmetlerden başlar. Ancak modern sosyoloji açısından bunların ötesinde katılımcı yönetim, sosyal adalet, kültürel gelişim, çevreye saygı ve kentsel aidiyet kavramlarını kapsar. Belediye, bireyi yalnızlaştırmayan, kent yaşamının öznesi haline getiren, ortak değerleri pekiştiren bir aktör olmalıdır.


Belediyeciliğin Boyutları

- Fiziksel Boyut: yol, kanalizasyon, su, elektrik, park, spor tesisi, meydan
- Sosyal Boyut: aile destek merkezleri, spor kulüpleri, sanat atölyeleri, yaşlı ve engelli destekleri, sosyal yardımlar
- Kültürel Boyut: haftalık konserler, tiyatrolar, festivaller, yerel kültür projeleri, sosyal mekanlar
- Katılımcı Boyut: mahalle meclisleri, hemşehri buluşmaları, dijital anket ve platformlar


İnsana Dokunan Belediyecilik

Bir belediye başkanı çocukların spor yapmasına, gençlerin yeteneklerini geliştirmesine imkan tanıyorsa, kültürel etkinlikleri sürekli organize ediyorsa, ailelerin yeşil alanlarda huzur bulmasını sağlıyorsa, engelli, yaşlı, ihtiyaç sahibi vatandaşları yalnız bırakmıyorsa insan ruhuna dokunan belediyecilik yapıyordur. Asfalt dökmek elbette gereklidir; ama insanların aklında kalan, bir çocuğun yüzünü güldüren spor salonu, bir annenin tiyatro heyecanı ya da bir babanın parkta ailesiyle hissettiği huzur olur.


Yurt Dışından Örnekler

Kopenhag: Bisiklet odaklı şehir yönetimiyle ailelerin güvenli ve sağlıklı yaşamını destekledi.
Barselona: Superblock modeliyle sokakları ailelere ve kültürel etkinliklere açtı.
Toronto: Civic Engagement modeliyle vatandaşla iletişimi güçlendirdi.



Türkiye’den Örnekler

Bedrettin Dalan: İstanbul’da modern altyapı ve sosyal tesisler.
Dr. Burhan Özfatura: İzmir’de sosyal tesislerin açılması, parkların modernleşmesi.
Celal Doğan: Gaziantep’te spor ve sosyal projeler.
Yılmaz Büyükerşen: Eskişehir’i öğrenci kenti ve kültür merkezi haline getirmesi.



Balıkesir Özelinde Eksiklikler

- Sosyal etkinlik mekanlarının yetersizliği
- Katılımcı yönetim eksikliği
- Tarihi değerlerin unutulması
- Ulaşım entegrasyonu zayıf
- Engelli, yaşlı, öğrenci dostu hizmetlerin eksikliği
- Kent belleği konusunda vefa eksikliği



Balıkesir’in Gelişim Modeli, Rakamlarla Öneriler ve Tarihsel Vefa

Balıkesir’in geleceği, tek bir sektöre odaklanarak değil, kümelenmiş çok sektörlü bir kalkınma modeliyle mümkün olacaktır. Gastronomi, kültür, üniversite, sanayi ve emeklilik gibi başlıkların kopuk değil entegre bir stratejiyle ele alınması gerekir. Örneğin:
- 5 yılda 50 yeni yöresel gastronomi işletmesi
- 20 yeni gastronomi festivali
- Coğrafi işaretli ürün sayısını 7’den 20’ye çıkarmak
- Yılda 12 kültürel etkinlik
- 10 gençlik merkezi ve 50.000 öğrenciye ulaşan üniversite kapasitesi
- 3 organize sanayi bölgesi ile 10 yılda 500 sanayi tesisi
- 100 milyon USD tarım-sanayi ihracatı artışı
- 10 yeni sosyal yaşam evi (emekliler için)
- Kişi başına yeşil alanı 3 m²'den 10 m²'ye yükseltmek.


Bu hedeflerle Balıkesir, 2035’e kadar 1 milyon insan için yaşanabilir, kültürle beslenen, ekonomisi çeşitlenmiş bir marka şehir olabilir.
Ancak kentin tarihsel vefası da zayıftır; örneğin Kurtdereli Spor Salonu’nu kimin yaptırdığı, Atatürk Anıtı’nın kim tarafından inşa ettirildiği, Balıkesir Lisesi’nin kuruluşunda kimlerin emeği olduğu unutulmuştur. Bu tarihsel değerler, yeni bir kent belleği projesiyle mutlaka korunmalıdır.

Belediyecilik asfalt dökmekle başlar, ama orada bitmez. Sosyal, kültürel, katılımcı ve tarihi boyutları da kapsar. Balıkesir için gastronomi, kültür, üniversite, sanayi ve emeklilik temalarını birleştiren bütüncül bir proje geliştirilmelidir. Bununla birlikte tarihine vefa gösteren, değerlerini anlatan, yaşayan bir kent belleği oluşturulmalıdır. Balıkesir ya tekdüze bir emekli şehri olarak kalacak, ya da bu güçlü kümelenmiş vizyonla tüm Ege ve Marmara’nın parlayan yıldızı olacaktır.