Aldatılan hayaller, satılan umutlar ve iyi niyetin sistematik istismarı...

**************************

İnsan artık bir ürünü satın almıyor. İnsan, kendisine gösterilen hayatı satın alıyor.

Bugün dijital dünyanın temel problemi budur.


***

BİR EV GÖRÜRSÜNÜZ, BİR HAYATA İNANIRSINIZ

İnternette gezinirken İstanbul’da harika manzaralı bir ev gördüm.

Etrafı çam ağaçlarıyla çevrili, havuzlu, tek katlı… Sessiz, sakin, şehirden kopuk ama şehre yakın.

Bu görüntü, bir evden fazlasını anlatıyordu.

Bu, bir kaçıştı. Bir nefesti. Bir “artık yoruldum” cümlesinin fotoğrafa dönüşmüş haliydi.

Aradım, randevu aldım.

Hafta sonu atladım arabaya, yola çıktım.

Navigasyon adrese ulaştırdı ama… Ortada ne tek katlı ev vardı, ne havuz, ne bahçe, ne de çam ağaçları.

Karşımda dört katlı, sıradan, bitişik nizam bir bina duruyordu.

Ne fotoğraflardaki sessizlik vardı, ne vaat edilen hayat.


***

Firmayı aradım, geldiler.

“Her kat ayrı ayrı satılık.” dediler.

“Havuz müteahhidin ilerideki planı.”

“Yandaki bina alınırsa yıkılacak.”

“Ağaçlandırma düşünülüyor.”


Yani bana satılan şey mevcut bir taşınmaz değildi.

Satılan şey, bir ihtimaldi. Bir hayaldi. Gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belirsiz bir temenniydi.

Bu, ticaret değildir. Bu, iyi niyetli tüketicinin istismarıdır.


***

GERÇEKLE ALGI ARASINDAKİ KOPUŞ

Bugün dijital mecralarda sunulan ilanların büyük bölümü, gerçeği anlatmaz.

Gerçeği yeniden kurgular. Fotoğraflar genişletilir. Çevre yeşillendirilir. Manzara büyütülür.

Eksikler kadraj dışına itilir.

Tüketici bu sunumu gerçek sanarak karar verir.

Bu noktada pazarlama bitmiş, algı mühendisliği başlamıştır.


***

BU SADECE KONUT MESELESİ DEĞİL

Otomobil piyasasında “değişensiz” denilen araçlar ağır hasarlı çıkar.

Kilometresi düşürülmüş araçlar “çok temiz” diye satılır.

Tatil sektöründe denize sıfır diye satılan oteller yokuş başında çıkar.

“Her şey dahil” paketlerde en temel hizmetler bile ekstra olur.


***

E-TİCARETİN KARANLIK YÜZÜ

Rahmetli kardeşimin yaşadığı olay bu sistemin sembolüdür. “Abi internette çok güzel bir fotoğraf makinesi gördüm, alacağım.”

Gelen kargo bir kitaptı.

Bugün bunun sayısız örneği vardır: Telefon sipariş edilir, oyuncak telefon gelir. Marka ayakkabı alınır, plastik terlik gelir. Deri ceket diye alınan ürün naylon mont çıkar. Elektronik süpürge yerine boş kutu gönderilir. Bebek arabası yerine maket gelir.

Ve çoğu insan şunu söyler:

“Uğraşmaya değmez.”


***

İNDİRİM YALANI VE PSİKOLOJİK MANİPÜLASYON

“%70 indirim”, “Son 24 saat”, “Stoklar tükeniyor”...

Önce fiyat yükseltilir. Sonra indirim yapılmış gibi sunulur. Tüketici düşünmeden karar vermeye zorlanır.

Bu serbest piyasa değildir. Bu ekonomik zayıflığın istismarıdır.


***

SOSYOLOJİK GERÇEK

Modern insan yalnızdır. Yorgundur. Sürekli ekran başındadır. Güvenmek istemektedir.

Ekranın karşısında utanma yoktur. Mahcubiyet yoktur. Vicdanın muhatabı yoktur.


***

TÜKETİCİ NE YAPMALI

Her ilan ekran görüntüsüyle saklanmalıdır. Yazılı mesajlaşmalar silinmemelidir.

Sözlü vaatlere güvenilmemelidir. Kapora göndermeden ürün yerinde görülmelidir.

“İleride yapılacak” denilen her şeyden uzak durulmalıdır.


***

DEVLET VE KAMU NE YAPMALI?

Dijital ilanlara ön denetim getirilmelidir. Gerçek fotoğraf ve adres zorunlu olmalıdır.

İndirim oranları geçmiş fiyatlarla kıyaslanmalıdır.

Sürekli ihlal eden firmalara dijital yayın yasağı uygulanmalıdır.

Sosyal medya satışlarına lisans şartı getirilmelidir.


***

Bu bir tüketici yazısı değil, bir toplum yazısıdır. Güven kaybolursa ekonomi daralır. Ekonomi daralırsa toplum yorulur. Dijital dünya denetlenmezse, umutlar satılmaya devam eder.

Ve bir gün, kimse kimseye inanmaz.