CENK TUNÇSİPER

24 Yıllık Hasret Bitti
Türk Milli Takımı, tam 24 yıl sonra yeniden Dünya Kupası sahnesinde. 2002’deki tarihi üçüncülüğün ardından gelen uzun bekleyiş sona erdi. Avrupa’nın en önemli kulüplerinde forma giyen genç ve yetenekli jenerasyonumuzla yeniden dünya futbolunun vitrinindeyiz. Arda Güler’den Kenan Yıldız’a, Orkun Kökçü’den Kerem Aktürkoğlu’na kadar birçok yıldızımız artık Avrupa’nın konuştuğu isimler.

Uçakta Yazılan Satırlar
Bu yazıyı Atlantik üzerinde, Amerika Birleşik Devletleri’ne giderken yazıyorum. Belki de hayatımda son kez Dünya Kupası’nı yerinde izleme fırsatı yakalayacağım. İnsan yaş aldıkça bazı organizasyonlara farklı gözle bakıyor. Futbolun kendisinden çok, yaşanan anların kıymetini hissediyor.

Vancouver’da Soğuk Duş
İlk maçta Avustralya karşısında alınan 2-0’lık yenilgi hepimizi üzdü. Ancak skor oyunun gerçek hikâyesini tam olarak anlatmıyor. Millilerimiz topa yüzde 78 oranında sahip oldu, yaklaşık 30 şut çekti ancak rakip kaleciyi geçemedi. Avustralya ise bulduğu fırsatları değerlendirdi ve disiplinli savunmasıyla sonuca gitti.

Sonuç Kötü, Umut Hâlâ Büyük
Futbolda bazen rakamlar sizi yanıltır. Dominant oynarsınız ama kaybedersiniz. Hakan Çalhanoğlu’nun maç sonrası söylediği gibi, belki de bu yenilgi takım için bir “uyandırma tokadı” oldu. Önümüzde iki kritik maç var ve kader hâlâ bizim elimizde.

Arda Güler ve Yeni Nesil
Henüz 21 yaşındaki Arda Güler’in sahadaki liderliği gelecek adına en büyük kazanım. Avustralya karşısında en fazla şut atan oyuncu oldu, oyunun yönünü değiştirmeye çalıştı. Bu takımın omurgası gençlerden oluşuyor ve önlerinde uzun yıllar var.

Şimdi Sıra Paraguay’da
20 Haziran’da San Francisco’da Paraguay ile oynayacağız. Bu maç artık bir final niteliğinde. Kazandığımız takdirde yeniden iddialı konuma geleceğiz. Beraberlik bile bizi son maç öncesi zora sokabilir. Dünya Kupası’nda bazen ilk maçlar değil, ikinci maçlar kader belirler.

ABD Maçı Bir Futbol Şöleni Olacak
26 Haziran’da Los Angeles’ta ev sahibi ABD ile karşılaşacağız. Muhtemelen grubun kaderini belirleyecek mücadele olacak. Türk taraftarlarının tribünlerde oluşturacağı atmosferi şimdiden hayal edebiliyorum. Amerika’da adeta iç saha oynayacağımızdan şüphem yok.

Sonuçtan Fazlası
Bu seyahat benim için yalnızca futbol yolculuğu değil. Bir neslin yeniden Dünya Kupası heyecanına kavuşmasının hikâyesi. Belki kupayı kazanamayacağız. Belki istediğimiz yere ulaşamayacağız. Ama yeniden dünya sahnesinde olmak, yeniden umut etmek, yeniden “biz de buradayız” diyebilmek bile başlı başına büyük bir başarıdır.

Şimdi rota San Francisco…
20 Haziran’da Paraguay karşısında yeni bir hikâye yazmak için.
Dünya Kupası’nda umut, son düdüğe kadar yaşar.