Dün büyük bir heyecanla, 2026 Dünya Kupası’ndaki ikinci grup maçımızda Paraguay ile oynayacağımız karşılaşmayı izlemek üzere San Francisco’ya geldik.
Daha havalimanından çıkar çıkmaz Dünya Kupası atmosferini hissetmeye başladık. Şehrin caddelerinde Paraguaylı ve Türk taraftarlar gruplar halinde, ülkelerinin bayrakları ve formalarıyla dolaşıyor; marşlar söylüyor, fotoğraflar çekiyor ve yaklaşan büyük mücadeleyi bekliyordu. Saatler ilerledikçe şehrin turizm hareketliliği de gözle görülür şekilde arttı. Restoranlar, kafeler, oteller ve meydanlar dünyanın dört bir yanından gelen futbolseverlerle dolup taşmaya başladı.
San Francisco sıradan bir şehir değil. Dünyanın teknoloji ve inovasyon merkezi olarak kabul edilen Silikon Vadisi’nin hemen yanında yer alıyor. Bugün dünyanın ekonomik gücüne yön veren birçok dev şirketin merkezi veya önemli yönetim merkezleri bu bölgede bulunuyor. Apple, Google, Meta, Nvidia, Salesforce, OpenAI, Uber, Airbnb, Cisco ve Intel gibi dünya ekonomisine yön veren markalar burada doğdu veya büyüdü.
İlk bakışta insan, böylesine büyük ekonomik güce sahip bir ülkede yoksulluğun, evsizliğin ve sosyal sorunların olmayacağını düşünüyor. Ancak şehri gezerken farklı bir gerçekle karşılaşıyorsunuz. San Francisco’nun birçok caddesinde ve kaldırımında evsiz insanları görmek mümkün. Milyarlarca dolarlık teknoloji şirketlerinin gölgesinde yaşayan bu insanlar, modern dünyanın ekonomik başarı ile sosyal adalet arasındaki çelişkisini adeta gözler önüne seriyor.
Bir yanda yapay zekâ, uzay teknolojileri ve dünyanın en değerli şirketleri; diğer yanda sokakta yaşam mücadelesi veren insanlar… San Francisco, bu zıtlıkların aynı karede buluştuğu ender şehirlerden biri.
Ancak bugün burada konuşulan en önemli konu teknoloji değil, ekonomi değil, siyaset değil. Bugün burada konuşulan tek şey futbol ve Türkiye.
İlk maçta Avustralya karşısında aldığımız 2-0’lık mağlubiyet hepimizi üzmüştü. Ancak genç ve Avrupa’nın önemli kulüplerinde forma giyen futbolcularımızdan oluşan bu yeni jenerasyona olan inancımız devam ediyor. Paraguay karşısında alınacak bir galibiyet, hem moralimizi yükseltecek hem de son grup maçı öncesinde yeniden umutlarımızı canlandıracaktır.
Bugün San Francisco sokaklarında gezerken binlerce Türk taraftarın aynı heyecanı taşıdığını görmek gurur veriyor. Türkiye’nin dört bir yanından, Avrupa’dan ve Amerika’nın farklı eyaletlerinden gelen vatandaşlarımız ay-yıldızlı bayrağımızın etrafında birleşmiş durumda.
Çünkü Dünya Kupası sadece bir futbol organizasyonu değildir. Dünya Kupası; bir milletin ortak sevinci, ortak heyecanı ve ortak hayalidir.
Bugün burada, Amerika’nın batı kıyısında, binlerce kilometre uzakta olmamıza rağmen kendimizi evimizde hissediyoruz. Çünkü etrafımızdaki binlerce Türk taraftar aynı duyguyu paylaşıyor.
Şimdi gözler Paraguay maçında…
Tribünlerde binlerce Türk, tek yürek halinde Milli Takımımız için tezahürat yapacak.
Ve bizler, dünyanın öbür ucunda da olsak aynı inançla haykıracağız:
“Haydi Türkiye! Bu gurur, bu heyecan ve bu başarı hikâyesi devam etsin…”