Ülkemizin sosyal, siyasal, ekonomik görüntüsü, toplumsal hayatı epey karmaşık. Tanımlar, kavramlar değişti, değiştirildi, “kerameti kendinden menkul” bir hâl aldı. İnsanlarımız, “değerlendirme” yeteneğini kaybetti.
Son yıllarda demokrasimiz de bu rüzgârın önünde, “kuru yaprak” misali savruluyor. Bu rüzgârın etkisiyle demokrasi tanımımız da, “Demokrasi bir trendir” ifadesiyle son şeklini aldı.

Her şey ne kadar da değişti. Demokrasimiz trene, gazetecimiz siyasetçiye benzetilirken, siyaset dünyamız da adeta “organize” dedikodudan ibaret hâle geldi.
Bu organize dedikoduya en güzel(!) örnek de “Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, AK Parti’ye geçecekmiş” cümlesiyle ortaya atılan iddia-dedikodu bulamacıydı…


GAZETECİLİK DE NASİBİNİ ALDI

Yaşadığımız bu olaylardan gazetecilik mesleği de yeni bir tanımla nasibini aldı(!) Geçtiğimiz “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” dolayısıyla çeşitli kutlamalar, açıklamalar yapıldı.

AK Parti Balıkesir İl Başkanı Mehmet Aydemir de 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir gazeteci tanımı yapmış. Aydemir, Balıkesir’de görev yapan basın mensuplarıyla Edremit Güre’de düzenlenen kahvaltı programında bir araya gelmiş. Samimi bir atmosferde gerçekleştiği belirtilen buluşmada Aydemir, basının toplumsal rolü ve Balıkesir’e katkılarını vurgulamış.

Mehmet Aydemir, “Gazetecileri siyasi partiler gibi görüyorum” diyerek gazeteciliğe yeni bir tanım ve boyut getirmiş(!)

Gazetecilerin kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğuna dikkat çekerek, basın mensuplarını toplum için vazgeçilmez bir aktör olarak gördüğünü ifade eden Aydemir’in değerlendirmesi şöyle:
“Açıkçası gazetecileri siyasi partiler gibi görüyorum. Bizler Balıkesir ve ülkemiz için sahadayız, sizler de Balıkesir’e ne katabiliriz diye gece gündüz çalışıyorsunuz. Yanlışa yanlış, doğruya doğru diyebilmeniz bizler için yol göstericidir.”

Gazeteciliğe getirilen bu tanım, atfedilen “siyasetçilik” misyonu tamamen ilgisiz bir tanımlamadır. Gazeteciliği tanımlayan ifade şudur:
“Basın, kamuoyu adına gücü denetler!”

Bu güç odakları arasında siyasetçiler, siyasi partiler de vardır.
Gazeteci ile muhatabı arasında ast-üst ilişkisi ve hiyerarşi yoktur.


ORGANİZE DEDİKODU

Siyasi iklim ve siyasetçinin gazeteciliğe biçtiği rol, günümüz gazeteciliğini de etkiledi.
Basının, gazeteciliğin son yıllarda genel atmosfer sebebiyle içine düştüğü duruma ilişkin her gün çok sayıda örnekle karşılaşıyoruz.

Bu durumu ortaya seren en somut örneklerden biri de Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın hakkında yapılan yazılı ve görsel yayınlarda kendisini gösterdi. TV100’de geçtiğimiz günlerde yapılan bir programda, “Balıkesir BB Başkanı Ahmet Akın’ın AK Parti’ye geçeceği” yönündeki dedikodular, iddialar uzun uzun konuşuldu. Bir futbol jargonu ile ifade edilirse, yarım saatten fazla bir süre “top çevrildi”.

Konuşmaların, iddiaların merkezinde AK Parti 26. Dönem Erzurum Milletvekili Mustafa Ilıcalı ve Umre ziyaretindeki Başkan Akın’la yaptığı telefon görüşmesi vardı.

Eski AK Parti Milletvekili Mustafa Ilıcalı, Umre ziyaretindeki Başkan Akın’ın kayınvalidesinin vefat ettiğini duyunca telefon ettiğini, başsağlığı dilediğini anlattı. Bu konuşma, gündemdeki dedikodular için de uygun bir gerekçe ve zemin oldu. Programın moderatörü Hande Aydemir de bunu iyi kullanıyordu. Aydemir, programı açarken, “İddiaların odağındaki Başkan (Ahmet Akın) konuştu! Hem de Mustafa Ilıcalı ile… CHP’li bir belediye başkanı AK Partili bir milletvekili ile neden görüşmek ister?” anonsunu yapıyordu.

Konuşan falan yoktu aslında.
Aydemir, görüşmek için arayan Ilıcalı olduğu hâlde,
“Neden CHP’li bir belediye başkanı bir AK Partili vekil ile görüşmek ister?” diyerek manipülasyon yapıyordu.


ISMARLAMA BİR SELAM OLMUŞ…

Eski Milletvekili Ilıcalı da Başkan Akın’ı kendisinin aradığını söylüyor zaten… Akın aramamış, aranmış!

Ilıcalı anlatıyor:
“Cumhurbaşkanımız, Türkiye Parlamenterler Birliği üyesi bir grup milletvekili ile Dolmabahçe’de bir araya gelecekti. Ahmet Akın’ın kayınvalidesi vefat etmişti. Umre’de olduğunu duydum, arayıp Akın’a başsağlığı diledim. ‘Cumhurbaşkanımız bizi birazdan kabul edecek, sizin de selamınızı ileteyim mi?’ dedim. O da çok samimi bir ifadeyle ‘Hem selamımı hem de saygılarımı iletin. Dualarımı göndereceğim’ dedi…”

Ilıcalı, açıklamasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Akın’ın selamına memnun olduğunu, “Siz de selam söyleyin” dediğini belirterek Akın’ı yeniden arayıp selamı ilettiğini anlattı.

Ilıcalı açıklamasına devamla, “Görüşmeden sonra Balıkesir’in AK Partili geçmiş dönem milletvekillerinden Ali Bey aradı. Zekai (Kafaoğlu) Bey’le de görüştürdüler.” ifadelerini kullandı.


ILICALI, AKIN’IN “CHP’LİYİM” DEDİĞİNİ AKTARIYOR…

Bu görüşmelerin ardından Ilıcalı, Belediye Başkanı Ahmet Akın’ı yeniden aradığını, kendisinin AK Parti’ye geçeceği yönündeki dedikodularla ilgili olarak bir TV programına çıkacağını, konuya açıklık getirmek istediğini ve iddialarla ilgili olarak ne düşündüğünü sorduğunu belirterek Akın’ın açıklamasını şöyle aktardı:

“Mustafa Abi, ben devlet millet adına ne gerekirse onu yapan biriyim. Devletimizin başkanına da saygım var. Milletimize hizmet için kilitlenmişim. Belediye başkanı seçilirken AK Parti’den de, her partiden de oy verdiler. Rozetimi çıkardım, hizmet vermeye çalışıyorum. Bunu parti geçişi olarak yansıtıyorlar. Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nden seçildim. Cumhuriyet Halk Partiliyim.”


ISRARLI BİR MANİPÜLASYON GAYRETİ

Başkan Akın, Ilıcalı ile yaptığı görüşmede iddiaları net olarak yalanlıyor ama moderatör Hande Aydemir ve programın konuşmacılarından olan gazeteci Hacı Yakışıklı, aksini manipüle etme gayretini sürdürüyor.

Hacı Yakışıklı, Akın’ın CHP’li olduğunu söylemediğini, “Olduğum yerdeyim diyor, CHP’yi anmıyor” diyerek iddiasını sürdürüyor.

Moderatör Hande Aydemir de Ilıcalı’nın konuşmasını bölerek, “Cumhuriyet Halk Partisi…, Balıkesir benim ailem dedi mi?” diyerek tuhaf bir şekilde araya giriyor.


KONUYA BALIKESİR’DEN İLGİNÇ BİR “YORUM”

Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, gazeteci Ramazan Demir’in kendi haber sitesinde yaptığı “yorum” ilginç. Şöyle diyor:

“……….. Benim kişisel kanaatim nettir:
Ahmet Akın’ın, sağduyulu bir değerlendirme yaparak AK Partili bir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak yoluna devam etmesi; hem kendi siyasi birikimini heba etmemesi hem de Balıkesir’in kaybettiği ivmeyi yeniden kazanması açısından gerçekçi bir seçenek olarak durmaktadır.
Bu bir ‘geçiş’ meselesi değil, bir devamlılık meselesidir…….”

Gerçekten de net bir “yorum”

CHP’nin aday gösterip, Balıkesir halkının oylarıyla belediye başkanı seçtiği bir siyasetçiye bir gazetecinin, “Partini bırak da iktidar partisine geç!”
demesi; hem o başkana hem de seçmenine karşı bunu söylemesi nasıl yorumlanmalı?

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ise Umre ziyareti dönüşünde Belediye Meclisi’nde yaptığı konuşmasında iddiaları net olarak reddetti. CHP’nin adayı olarak seçildiğini ve CHP’li olduğunu vurguladı. Umre’deyken sosyal medya üzerinden açıklama yapmak zorunda kalmaktan büyük üzüntü duyduğunu, kırgın olduğunu dile getirdi.

Bakalım bu aşamadan sonra CHP Genel Merkezi, Başkan Akın ve CHP Balıkesir Örgütü’nün tutumu ne olacak?…