Yıllardır sıvı atıklar konusunda, tesis yetersizlikleriyle boğuşan ve oldukça ciddi bir kirlilik sorunu yaşanan Edremit Körfezi’nde, nihayet vatandaşların yüzünü bir parça güldürecek gelişmeler oluyor.
En fazla kirlilik yaşanan sahillerinden işe başlamak amacıyla, BASKİ’nin ihale ettiği iki adet İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi’nin uygulama projeleri artık hazır. Zeytinli AAT ve Güre AAT projeleri üzerinde, ilgili kurumlarla da değerlendirmeler yapıldı. Bu projelerin halka tanıtım toplantıları ise bu hafta yapılarak Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci de başlatılacak. Halkın konuya ilişkin sorularını aydınlatma, önerilerini ve uyarılarını dinleme süreci, aslında projeler için halkın onayını alma anlamını da taşıyor. Halkın rızası, yapılacak işe destek de sağlar. Balıkesir B. Belediyesi ve BASKİ doğru yoldan gidiyor. “Ben yaptım oldu” demiyorlar, daha sonra oluşacak tepkiler yerine, işin başından halkla temas ediyorlar.
Fakat halkın onayı kadar önemli bir diğer husus da devletin onayı elbette. Kamusal bir yatırım yapılacak ama değişen sistem gereği, bu projelerin Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı’na da kabul edilmesi gerekli. Müracaatı yapılalı bir seneyi aştı. Yatırım Ofisi’nin de mutlaka çok yoğun işleri vardır. 81 il, 922 ilçe ve 23.749 belediye içinden fark edilmek bile çok zor. Yine de bu eşiği aşmak ve o yatırım programına girmek zorundayız. Çünkü Edremit Körfezi adeta can çekişiyor, gerçekten çok kötü durumda. Yaşamını bu sahillerde sürekli veya mevsimlik ikametle devam ettirenler de artık tahammüllerinin sınırına gelmiş haldeler.
***
Körfez’de yüzlerin iyice gülmesi, umutların tazelenmesi için Edremit’in Zeytinli ve Güre AAT’leri sadece bir başlangıç olacak aslında. Bunların gerçekleştirilmesi diğer ilçeleri de sevindiriyor. Yine Edremit’in Altınoluk ve Narlı AAT’leri sırada; Havran, Burhaniye, Pelitköy, Gömeç ve Ayvalık’taki AAT’lerinin kapasite artışları ve modernizasyonu da sırada bilindiği gibi. Bunlar hep gündemde olacak artık. Körfez’in tüm sahillerinde yeterli kapasiteye sahip İleri Biyolojik Arıtma Tesisleri olmalı ki her tarafı güvenli ve tümüyle temiz denilebilsin artık.
Yıllardır uğraşıldı ama bence geldiğimiz nokta önemli. Düşünsenize on yıl kadar önce arıtma konusundan söz ettiğimizde bir inkar ve negatif yaklaşımla karşılaşırdık. Yöneticiler bu konudaki eleştirileri dinlemez, hatta “turizm geliri” açısından sessizlik bile isterlerdi. Kirliliğin giderek çoğalmasını ve arıtma tesisi yetersizliğini görmezden gelirlerdi. Halkın tepkilerini de uzun bir süre “İller Bankası bu yıl ödenek ayırmadı” diyerek geçiştirdiler. Hatta “Eylül’e kadar bağırır, sonra giderler, seneye geldiklerinde bakarız vaziyete” bile denirdi. Sonra koku, kirlilik, köpüklenme, denizden kapılan hastalıklar o kadar arttı ki, onlar da kabullendi kirlilik gerçeğini. Balıkesir “büyükşehir” olduktan sonra ise iki dönem AKP yerel yönetimdeydi.
Rahmetli Edip Uğur’un 2017-2018’de gerçekleştirdiği Altınoluk AAT kapasite artışı yatırımı ile Narlı AAT inşası, ihtiyacı karşılamanın bir gereği olduğu kadar, adil olmanın da göstergesiydi. Fakat bir “istisna dönemi” olarak geçmişte kaldı. Bundan sonra ne yazık ki arıtma konusunda tek çivi bile çakılmadı Körfez’e. Siyasette kamplaşma arttıkça da “onlar yönetti hep Körfez belediyelerini, şimdi ben mi düzelteceğim?” bile denildi.
***
Şimdi 8 sene sonra arıtmalar için yine “umutlu” bir döneme girdik nihayet. Altınkum kirlilik ve kokudan, Güre fosseptik ve vidanjör derdinden kurtulacak bu yatırımlarla. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı işte bu nedenlerle önemli. Ankara “tamam” diyecek ki, finansman sorunu da çözümlensin ve işler yürüsün. Yasalara göre bu yatırımlar Balıkesir B. Belediyesi ve BASKİ’nin görevi. Şimdi CHP var yerel yönetimin başında. Sık sık Ankara’ya gidiyorlar ama onlara başka destekler de gerekiyor. Uzun yıllardan sonra bu noktaya kadar ulaşmış olan arıtma işinin, uygulamaya geçmesi için şimdi herkesin omuz vermesi gerekiyor. Bu güne kadar konuyu düşünen, araştıran, projeler hazırlayan, detaylara giren, çaba gösteren her kim varsa, hepsine çok teşekkür ediyoruz. Bundan sonra verilecek destekleri de teşekkürle karşılamak istiyoruz elbette.
Denizin kiri ve kokusu AKP, MHP, CHP, İYİ P, DEM P, Saadet P. ve diğer parti seçmeni diye bir ayırım yapmıyor değil mi? O halde bugüne gelip de Yatırım Programı’na takılmamalıyız artık. Seçim hesapları söz konusu bile olmamalı şimdi. Körfez kirliliğinin halledilmesi için mesela AKP “bizi seçseydiniz yapardık” deyip arkasını dönebilir mi? Mesela MHP “bir dahaki seçim sonucu belli olsun da ona göre” diyebilir mi? Böyle olursa çözüme de asla ulaşılmaz. Zira o vakit ana muhalefet partisi CHP de “yerel yönetimi verdiğiniz gibi, ilk seçimde hükumeti de bize verin yapalım” demez mi? Tıkanır gider bu konu böylece. Halk kime hak verecek bu durumda? Valla bana göre hiçbirine. Zira haklı olan tek taraf vatandaş burada. Bir lütuf değil Anayasal hakkını istiyor çünkü. Temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşamak istiyor. Siyasetçiler için bu yatırımlar sadece bir “dönem” olarak önem kazanırken, vatandaşlar için ömürden giden yıllar olup çıkıyor.
***
O nedenle hiç ayırım göstermeden, TBMM’nde görev yapan Balıkesir milletvekillerine bu konuda bir ortak çalışma ve destek çağrısı yapmak istiyorum. Bu projelerin, Yatırım Programı’na alınması için hepsi çaba göstermeliler. Bütün hemşerilerimiz de uygun görüyorlarsa lütfen bu çağrıma katkıda bulunsunlar. Aşağıda milletvekillerimizin isimleri ve iletişim bilgileri var. Arayın, uyarın, talep edin ve şimdi, tam da şu an, hepsi Körfez’e destek versin, bu projeler Yatırım Programı’na girsin. Madem bu noktaya kadar gelindi artık arıtma tesisi işlerinde, devamına da ortak çabayla destek sağlansın.
