Zeytin ve zeytinyağı sadece bir ürün değil Balıkesir’in geleceği...

Bazı şehirler bir renkle anılır, bazıları bir sesle. Balıkesir’in rengi zeytin yeşilidir; sesi ise rüzgârda birbirine çarpan zeytin dallarının fısıltısıdır. Bu fısıltı yüzyıllardır devam eder. Kimi zaman bir çobanın türküsünde, kimi zaman bir nine elinde taş değirmende dönen yağda, kimi zaman bir evladın üniversite harçlığıdır zeytin. Aslında bu şehir, zeytinin gölgesinde büyümüş, zeytinyağıyla ayakta kalmıştır.


Balıkesir’in Zeytin Coğrafyası

Balıkesir'in kırsalında bir yolculuğa çıktığınızda, nereye bakarsanız bakın sizi karşılayan manzara aynıdır: Uçsuz bucaksız zeytinlikler… Ayvalık’tan Edremit’e, Burhaniye’den Havran’a kadar uzanan bu topraklar, Ege ve Marmara’nın iklimsel kesişim noktasında benzersiz bir mikroklimaya sahiptir. İşte bu özel doğa koşulları, Balıkesir zeytinine ve onun altın sarısı yağına eşsiz bir aroma ve asit dengesini armağan eder.

Bugün Balıkesir, 11.692.133 meyve veren zeytin ağacı ve 685.689 meyve vermeyen genç fidanla Türkiye’nin en büyük zeytin varlıklarından birine ev sahipliği yapmaktadır. 2023-2024 sezonunda bu ağaçlardan 138.216 ton zeytin elde edilmiş, bunun 30.570 tonu sofralık olarak, 107.645 tonu yağlık olarak değerlendirilmiştir. Bu süreçte yaklaşık 21.334 ton zeytinyağı üretilmiştir.



Türkiye'nin Rekoltesinde Balıkesir'in Yeri

Türkiye genelinde 2024-2025 sezonunda beklenen zeytinyağı rekoltesi 475 bin ton, sofralık zeytin üretimi ise 750 bin tondur. Balıkesir bu üretimde yüzde 4 ila 5 arasında pay alarak, sessiz ama çok kıymetli bir üretici olarak öne çıkmaktadır. Özellikle Ayvalık ve Edremit bölgesi, kalite açısından Türkiye’nin en rafine zeytinyağlarını üreten merkezlerden biridir.


Rakamlar, Gerçekler, Gelecek

Ancak bu başarı öyküsünün satır aralarında bazı sessiz çığlıklar da vardır. Örneğin Balıkesir’de ağaç başına ortalama verim 11,8 kg’dır. Oysa İspanya, İtalya gibi ülkelerde bu rakam 30–35 kg’dır. Neden? Çünkü hâlâ geleneksel yöntemlere bağımlıyız. Sulama eksik, budama bilgisiz, hasat ekipmanı yetersiz. Üretici kooperatifleşmekten çekiniyor, pazarlama zinciri kopuk, destekler dağınık…Bir üretici düşünün: Sabah 6’da zeytinliğe gidiyor. Ağacın başında 10 saat. Akşam getirip değirmene veriyor. Litre başına aldığı fiyat, bazen bir litre benzinden ucuz. Böyle bir denge sürdürülebilir olabilir mi?


Ne Yapmalı?

Kooperatifleşme Şarttır:
Üretici ancak örgütlenirse pazarda söz sahibi olabilir...

Zeytin Akademisi Kurulmalı:
Üreticiler modern yöntemlerle eğitilmeli...

Lisanslı Depoculuk ve Soğuk Zincir Desteklenmeli:
Kaliteli depolama tesisleri kurulmalı...Dijital Pazarlama ve E-Ticaret:
Üretici doğrudan tüketiciyle buluşturulmalı...


Neden Sadece İspanya Konuşulsun?

Bugün dünya zeytinyağı pazarında İspanya, İtalya ve Yunanistan hakim. Ancak Türk zeytinyağı bu sahada adını duyurmaya başladı. Özellikle Ayvalık, Edremit ve Akhisar hattı, ihracatta büyüme potansiyeline sahiptir. Balıkesir bu üçgende stratejik bir üretim üssüdür.


Zeytinle Büyüyen Şehir

Benim dedem ve ailesi bu toprağın insanlarıydı. 100 yıl yaşadılar, sağlıkları yerindeydi. Çünkü sadece zeytinyağı kullandılar. Bizim eve margarin yağı hiç girmedi. Bu bir gelenekti, ama aynı zamanda bir yaşam biçimiydi. Bugün bilimsel olarak anlıyoruz ki; zeytinyağı sadece bir besin değil, bir sağlık kaynağıymış.

Balıkesir, sanayi şehri olabilir. Turizm potansiyeli yüksektir. Tarım ürünleri çeşitlidir. Ama hiçbir ürün zeytin kadar hem kültürel hem ekonomik hem de tarihsel olarak bu şehre yakışmaz. Çünkü zeytin sabırdır, köklülük ister, derinlik ister. Ve Balıkesir tam da böyle bir şehir.

Zeytin sadece bir meyve değildir, Balıkesir’in kimliğidir. Zeytinyağı sadece bir ürün değildir, Balıkesir’in geleceğidir.