Mayıs ayı geldi mi, insanın içi kıpır kıpır olur. Sadece havalar ısındığı için değil… Toprak da artık “hazırım” demeye başlar. Kışın sertliği geride kalır, baharın o yumuşak geçişi yerini üretime bırakır. İşte tam bu noktada, bahçesi olan da olmayan da aynı şeyi düşünür: “Ne eksem?”
Aslında Mayıs, tarımın en heyecanlı aylarından biri. Çünkü artık bekleme değil, harekete geçme zamanı.


Kış boyunca dinlenen toprak, Mayıs’ta iyice ısınır. Bu da demek oluyor ki birçok ürün için en kritik eşik geçildi. Özellikle yazlık sebzeler için bundan daha iyi bir zaman bulmak zor.
Domates, biber, patlıcan ve salatalık… Bunlar yaz sofralarının vazgeçilmezleri. Ama işin sırrı pazardan almakta değil, doğru zamanda toprağa indirmekte. Mayıs ayı, bu fideleri dikmek için en doğru dönemlerden biri.
Bir kere doğru zamanda diktiğinizde, bitki size zaten karşılığını veriyor. Güneşi seviyor, toprağa tutunuyor, büyüyor. Gerisi biraz sabır, biraz emek.


Fideler tamam ama işin bir de “sıfırdan başlayan” kısmı var. Fasulye, mısır, kabak, bamya… Bunlar tohumdan ekildiğinde ayrı bir keyif verir. Çünkü o minicik taneden çıkan ilk filizi görmek, insana tarif edilmez bir mutluluk yaşatır.
Hele kavun ve karpuz… Sabır ister ama karşılığı da bir o kadar tatlı olur. Yaz ortasında kestiğiniz o ilk karpuzun tadı, marketten aldığınız hiçbir şeye benzemez.


Bir de işin daha “hızlı sonuç veren” tarafı var. Marul, roka, maydanoz, dereotu… Bunlar öyle çok büyük alanlar istemez. Balkonunuz varsa bile yetişir.
Ve en güzeli şu: Ektiğiniz şeyin birkaç hafta sonra tabağınıza gelmesi. Dalından koparıp salataya koyduğunuz bir rokanın kokusu bile başka olur.


Şunu da unutmamak lazım: Mayıs ayı sadece ekip kenara çekilme ayı değil.
Toprak hazırlanacak…
Sulama düzenli olacak…
Filizlenen bitkiler takip edilecek…

Havalar ısındıkça su ihtiyacı artar. “Nasıl olsa yağmur yağar” diye düşünmek artık pek gerçekçi değil. O yüzden düzenli sulama şart.
Bir de erken davranan kazanıyor. Özellikle yapraklı bitkiler için ayın başı altın değerinde. Geç kalırsanız sıcaklar bastırır, verim düşer.
İşin bir de ruh tarafı var.
Toprağa dokunmak, bir şey yetiştirmek, beklemek… Bunlar sadece tarım değil aslında. Biraz yavaşlamak, biraz nefes almak gibi.
Bugün şehirde yaşayan birçok insanın en çok ihtiyacı olan şey belki de bu: Üretmenin hissi.
Bir saksıda bile olsa…
Bir dal maydanoz bile olsa…
Kendi yetiştirdiğin bir şeyi yemek, insanı bambaşka bir yere götürüyor.



Mayıs ayı kaçırılacak bir zaman değil. Toprak hazır, hava uygun, ürün seçenekleri bol.
İster bahçeniz olsun, ister balkonunuz…
İster hobi olarak başlayın, ister ciddi ciddi üretin…
Ama bir yerden başlayın.
Mayıs ayı biraz da umut ekme ayı.