Bir zamanlar Türk turizminin kalbi Erdek’te atardı. Bizim çocukluğumuzun, gençliğimizin, ilk heyecanlarımızın mekânıydı Erdek. Kumluk sahili, çam ağaçları, bahçeli pansiyonları ve huzurlu havasıyla sadece Balıkesirlilerin değil, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından gelen insanların yaz aylarındaki vazgeçilmez adresiydi.
Öyle ki dönemin ünlü sanatçıları da Erdek’teydi. Berkant, Gökben, Serpil Örümcer gibi isimler sokaklarda yürür, halkla iç içe olurdu. Kültürle turizmin iç içe geçtiği, gerçek anlamda bir yaz medeniyeti yaşanırdı.
Ancak 1980’li yıllarda Turgut Özal ve Anavatan Partisi'nin öncülüğünde Türk turizmi küresel standartlara kavuşmaya başladı. Hedef, daha uzun sezonlu, daha sıcak iklimli, daha büyük yatırım alanlarına kaymaktı. Böylece Ege ve Akdeniz sahilleri öne çıktı. Bodrum, Marmaris, Çeşme ve Kemer gibi merkezler yıldızlaştı. Erdek ise daha yerel, daha mahalli bir turizm destinasyonu olarak kaldı.
Fakat Balıkesir için hiçbir şey bitmedi. Çünkü bu şehir eşsiz bir avantaja sahipti: İki denize kıyısı olan nadir illerden biri olması. Marmara’da Erdek, Avşa, Ocaklar, Saraylar… Ege’de Ayvalık, Gömeç, Burhaniye ve Edremit… Her biri farklı dokuya sahip, her biri doğal güzellikleriyle başlı başına bir değer.
Bugün geldiğimiz noktada, Ege ve Akdeniz’deki turizm merkezlerinde kontrolsüz fiyat artışları, gayrimenkul değerlemeleri ve aşırı yoğunluk nedeniyle birçok yerli turist alternatif destinasyon arıyor. İşte bu noktada Balıkesir’in Ege kıyıları devreye girebilir.
Edremit Körfezi’nin oksijen deposu havası, Ayvalık’ın tarihi dokusu, Burhaniye’nin sakinliği, Gömeç’in doğal güzellikleri… Bütün bunlar hem yerli hem de nitelikli yabancı turist için yeni bir rota olabilir.
Elbette sezonumuz kısa. Haziran ortasında başlar, eylül ortasında biter. Ama bu kısa sezonda dahi planlı bir stratejiyle ciddi turizm geliri elde edilebilir.
Gerçek şu ki, Balıkesir’in Ege kıyılarında turizm alanları kısıtlı. Çünkü her kasabanın, her mahallenin yerleşik halkı ikinci ve üçüncü yazlıklarına sahip. Bu durum turizm yatırımı için yeterli boş alan bırakmıyor gibi görünse de, aslında büyük bir potansiyel barındırıyor.
Peki bu yazlıklar nasıl değerlendirilebilir?
İşte bazı öneriler:
. Yazlıkların kısa süreli kiraya açılması için yasal ve dijital altyapı kurulmalı. (Yerel yönetim ve kooperatifler işbirliğiyle)
Ev pansiyonculuğu desteklenmeli, bunun için güvenli ve lisanslı sistemler teşvik edilmeli.
Bölgesel turizm kooperatifleri aracılığıyla yazlık sahipleri bir çatı altında toplanarak evlerini profesyonel şekilde pazarlayabilir.
Emekli ve sabit gelirli yazlık sahipleri için gelir elde etme imkanı doğar. Hem mülk değerlendir, hem bölge canlanır.
Yazlık bölgelerde kültür, sanat ve gastronomi festivalleri düzenlenerek sezon uzatılabilir.
Turizmde Balıkesir Modeli: Kısa Sezon, Yüksek Getiri
Balıkesir’in Ege kıyısında yer alan dört ilçe (Edremit, Burhaniye, Gömeç, Ayvalık) toplamda yaklaşık 200 km sahil uzunluğuna, 400 bini aşkın yazlık nüfusa ve 100 bine yakın konuta sahip. Bu yazlıkların en az %60’ı yılın sadece 30–45 günü aktif kullanılıyor. Geri kalan sürede atıl durumda.
Aşağıdaki örnek model, potansiyelin nasıl bir katma değere dönüşebileceğini gösteriyor:
Kategori |
Tahmini Rakam |
Açıklama |
Kullanılmayan yazlık sayısı |
60.000 |
Toplam konutun %60’ı |
Sezonda kısa dönem kiralanma süresi |
45 gün |
Ortalama |
Gecelik kira (ortalama) |
1.500 TL |
Döneme göre değişken |
Toplam potansiyel turizm geliri |
4 milyar TL |
60.000 konut x 45 gün x 1.500 TL |
Erdek’ten Körfez’e Yeni Bir Turizm Vizyonu Şart
Balıkesir'in turizmde birinci ligde oynaması için ihtiyacı olan şey sahil değil, vizyon. Erdek’le başlayan ve bir dönem Türkiye’yi peşinden sürükleyen bu potansiyel, şimdi Körfez kıyılarında yeniden doğmayı bekliyor.
Bugün artık her evin, her yazlığın sadece bir anı değil, aynı zamanda bir ekonomik enstrüman olduğu bir dönemdeyiz. Balıkesir bu geçişi başarıyla yapabilirse hem sezonu uzatabilir, hem gençlere iş yaratabilir, hem de kıyılarını kültür, tarih ve doğa temelli bir turizm vizyonuyla büyütebilir.
Unutmayalım: Her şehrin madenleri vardır; kimisi yerin altında, kimisi denizin kıyısında… Balıkesir’in madenleri iki denizin birleşimindedir.