Şöyle bir durup düşünelim…
Sabah kahvaltısı zaten aceleye geliyor, akşam yemeği çoğu zaman kaçamaklarla dolu. Peki ya öğle yemeği? Hani ofiste “ne bulursak” yediğimiz, bazen de sırf karnımız doysun diye geçiştirdiğimiz o öğün…
Meğer işin sırrı tam da oradaymış.
Uzmanlar uzun süredir söylüyor ama biz pek kulak asmıyoruz: Uzun ve sağlıklı bir hayat sadece genetik mesele değil. Gün içinde tabağına ne koyduğun, nasıl yediğin, hatta ne zaman yediğin bile oyunun kaderini değiştiriyor. Özellikle öğle yemeği… Enerji, odaklanma, kas gücü, beyin sağlığı… Hepsi bu öğüne bakıyor.
Şimdi sıkı dur:
“Uzun yaşam için ideal öğle yemeği” denince karşımıza çıkan şey ne lahmacun ne de tost. Somonla doldurulmuş avokado.
Evet, ilk duyunca biraz “Instagram yemeği” gibi geliyor olabilir ama arkasındaki mantık gayet sağlam.
Önce somon…
Bu balık var ya, omega-3 deposu. Yani vücudun içinde sessiz sedasız çalışan iltihap yangınlarını söndürmeye yardım ediyor. Kalp, eklemler, damarlar… Hepsi bu yağ asitlerinden payını alıyor. Bir de beynimiz var tabii. Sonuçta beynin büyük kısmı yağdan oluşuyor. Doğru yağı verirsen, sana daha net düşünce, daha güçlü hafıza olarak geri dönüyor.
Avokado da boş değil.
E vitamini, antioksidanlar, sağlıklı yağlar… Üstelik işin güzel tarafı şu: Bazı vitaminler var ya, A, D, E, K… Bunlar yağ olmadan doğru düzgün emilmiyor. Avokado tam burada devreye giriyor. Yani yediğin şey sadece “sağlıklı” değil, aynı zamanda diğer besinleri de daha faydalı hale getiriyor.
Bir de kas meselesi var.
30’dan sonra “ben bir şey yapmıyorum ama kaslar niye gidiyor” diye sızlanıyoruz ya… İşte o iş proteinle çok bağlantılı. Somon, vücudun ihtiyaç duyduğu tüm temel amino asitleri barındıran nadir proteinlerden. Öğle yemeğinde böyle bir protein almak, gün boyu daha tok hissetmeni de sağlıyor. Kan şekeri dalgalanmıyor, akşamüstü krizleri azalıyor.
Şunu fark ettim:
Bu tür öğünler aslında “diyet yemeği” değil. Daha çok “ileride kendime teşekkür etmek istiyorum” yemeği.
Her gün somon-avokado yenir mi? Elbette hayır. Ama mantığı almak önemli.
Öğle yemeğinde:
Kaliteli protein
Sağlıklı yağ
Lif
oldu mu, vücut gerçekten başka çalışıyor.
Belki mesele “ne kadar yaşadığımız” değil de “nasıl yaşadığımızdır”.
Ama kabul edelim… Daha dinç, daha net düşünen, daha güçlü bir bedenle yaşamak da fena fikir değil.
Belki yarın öğlen, tabağa bakıp şu soruyu sormak yeterli:
“Ben şu an kendime iyi mi davranıyorum, yoksa sadece karnımı mı doyuruyorum?”