Bir Şehrin Yeniden Kuruluşu: Deprem Sonrası Balıkesir’de Mimari Devrim... Yıkımın ardından başlayan yeniden inşa süreci, Balıkesir’de sadece fiziksel bir onarım değil, aynı zamanda modern şehircilik anlayışının da doğuşu oldu. Bu bölümde, cami ve külliye ekseninde şekillenen mimari dönüşüm ele alınıyor.

OSMAN ZEKİ ŞAHİN

Balıkesir Mimarlar Odası Şube Başkanı / Y. Mimar


-1-


Üzerinde yaşadığımız, her gün yürüdüğümüz bu şehir, kendiliğinden oluşmuş sokaklardan ibaret değildir. Bir kentin biçimi; yaşadığı afetlerin, aldığı kararların ve onu yöneten insanların bıraktığı izlerle şekillenir. Bugün Balıkesir'in merkezinde birbirini tamamlayan caddelerden geçerken, çoğumuz bu düzenin ardında yatan hikâyeyi fark etmeyiz. Oysa bu hikâye, bundan tam 128 yıl önce yaşanan büyük bir felaketle başlar.


29 Ocak 1898 günü Balıkesir, tarihinin en yıkıcı depremlerinden biriyle sarsıldı. Yüzyıllar boyunca oluşmuş geleneksel kent dokusu büyük ölçüde zarar gördü. Dar sokaklar, ahşap yapılar, çarşılar, kamu binaları ve dönemin önemli eserleri ağır hasar aldı. Sadece evler değil, şehrin sosyal ve ekonomik hayatını ayakta tutan yapılar da kullanılamaz hâle geldi. Balıkesir adeta yeniden kurulmayı bekleyen bir şehir görünümündeydi.

Ancak bazı afetler aynı zamanda değişimin de başlangıcı olur.


Depremin yaşandığı dönemde Karesi Mutasarrıfı olarak görev yapan Ömer Âlî Bey, sıradan bir yeniden inşa anlayışını tercih etmedi. Pek çok şehirde yapılabilecek en kolay şey, yıkılan binaları eski yerlerine yeniden yapmak ve eski düzeni sürdürmekti. O ise farklı düşündü. Yaşanan felaketi, Balıkesir'i daha düzenli, daha güvenli ve daha yaşanabilir bir şehir hâline getirmek için bir fırsat olarak gördü.


Ömer Âlî Bey'in en önemli katkılarından biri, şehrin ulaşım omurgasını yeniden ele alması oldu. Çıkmazlarla ve düzensiz bağlantılarla şekillenmiş eski sokak yapısının yerine, daha geniş ve birbirine bağlanan yollar açıldı. Yeni yapılaşma sınırları belirlenerek sokakların gelecekte nasıl gelişeceği planlandı. Bugün kent merkezinde kullandığımız bazı ana güzergâhların temelinde, o yıllarda alınan kararların izlerini görmek mümkündür.

Bu çalışmalar geleceği düşünerek yapılan bir şehircilik hamlesiydi. Çünkü deprem, bir kez daha göstermişti ki düzensiz kent dokuları afetler karşısında daha kırılgan olabiliyordu.


1898 depremi Balıkesir'in simge yapılarının büyük bölümünü de etkiledi. Çarşı bölgesi, ibadet yapıları ve kamusal alanlar ciddi zarar gördü. Şehrin kalbi sayılan Zağnos Mehmed Paşa Külliyesi de bu yıkımdan nasibini aldı. Önümüzdeki bölümde göreceğimiz gibi, Balıkesir'in yeniden ayağa kalkış hikâyesi yalnızca sokaklarda değil, taşın, kubbenin ve mimarinin içinde de devam edecekti.


Ömer Âlî Bey'in görevi boyunca attığı adımlar, sadece kendi döneminin sorunlarını çözmedi. O kararlar, sonraki kuşakların yaşayacağı şehrin çerçevesini de belirledi. Bugün Balıkesir'in merkezinde yürürken hissettiğimiz düzen duygusunun ardında, deprem enkazı arasında cetvelle çizilmeye başlanan o ilk planlama iradesi vardır.

Balıkesir'in değişimi de işte böyle bir günde başladı.


Yarın: “Taşa ve Demire Şekil Vermek: Zağnos Paşa Camii'nin Tektonik Yenilenmesi”