Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, kent merkezinde 2005 yılından bu yana Toplu Taşıma Merkezi (TTM) olarak hizmet veren alanı, yayaya öncelik veren kamusal ve kültürel bir kent meydanına dönüştürmek için mimari proje yarışması düzenliyor.
“Balıkesir Cumhuriyet Meydanı Sosyal Merkezi Mimari Proje Yarışması” başvuruları belediyenin resmi internet adresi üzerinden alınacak. Yarışmada birinci projeye 1 milyon 500 bin TL, ikinciye 1 milyon 250 bin TL, üçüncüye ise 1 milyon TL ödül verilecek.
Bu yarışma yalnızca bir tasarım arayışı değil; Balıkesir’in kent merkezini yeniden tanımlama girişimi.
Başkan Ahmet Akın’ın vizyonu
Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu sözleri kullanıyor:
“Balıkesir kent merkezi, tarihsel belleği ve kamusal yaşamıyla kentin ortak hafızasını taşıyan en önemli alanlardan biridir… Hedefimiz; yayaya öncelik veren, kültürel etkinlikleri ve toplumsal buluşmaları aynı mekânda buluşturan, yaşayan ve sürdürülebilir bir kent meydanı anlayışını ortaya koymaktır.”
Akın’ın vurgusu önemli: Geçici çözümler değil, uzun vadeli ve kalıcı bir kamusal merkez.
Ancak Balıkesir’in meydan geçmişi, iyi niyetli projelerin tek başına yeterli olmadığını gösteriyor.
Zağnos Paşa Meydanı... Şehrin hafızası, tartışmalar ve dönüşüm süreci...
Balıkesir’de meydan denildiğinde akla gelen ilk yer Zağnos Paşa Camii çevresi. Çarşıdaki Ali Hikmet Paşa Meydanımız da var tabi; ne ki süslemelerle doldurulmuş, karmaşık ve sıkışık görünümüyle meydandan çok kavşak olarak tanımlamak lazım...
Zağnos Paşa Meydanı ise farklı dönemlerde farklı yaklaşımlarla ele alındı.
Önceki başkanlardan İsmail Ok, meydanın bir bölümünü düzenlerken, kentin ticaret hafızasında önemli yeri olan eski Sebze Hali binasını kültür merkezine dönüştürme fikrini gündeme getirmişti. 1950’lerde inşa edilen ve mimari değeri bulunan yapı için projeler hazırlandı, görseller paylaşıldı.
Ancak süreç sonunda yapı yıkıldı.
Sebze Hali, zenginin de yoksulun da alışveriş yaptığı, kimsenin kimseye üstünlük taslamadığı, sınıfların iç içe geçtiği bir kamusal mekândı. O hafıza silindi. Meydan ise büyük saksılar, yapay bitkiler ve sert peyzaj uygulamalarıyla dolduruldu. Beklenen kamusal ruh yakalanamadı.
Edip Uğur’un meydan projeleri...
Büyükşehir Belediyesi’nin kurucu başkanı Ahmet Edip Uğur, Çamlık ve Avlu projelerinin ardından Zağnos Paşa çevresini de dönüştürmek istemişti. Üç ayrı proje gündeme geldi.
Ancak projeler yoğun süsleme unsurları, yapay yeşil uygulamalar, fıskiyeli havuzlar ve dikey bahçelerle eleştirildi. Doğal dokuyu güçlendirmek yerine, estetik yük bindiren tasarımlar olarak değerlendirildi. Siyasi süreç projelerin uygulanmasına imkân tanımadı.
Yücel Yılmaz neler yaptı?
Sonraki süreçte Yücel Yılmaz, iki parseli birleştirerek alanı genişletti, meydanı gölgeleyen yapıları yıktı ve daha sade bir peyzaj yaklaşımı benimsedi. Bugün binlerce insanın bir arada olabildiği, çayını içip vakit geçirdiği bir ortak yaşam alanı ortaya çıktı.
Eksikleri yok mu? Elbette var. Çevresindeki düzensiz imar ve çöküntü alanı görüntüsü hâlâ meydanı gölgeliyor. Boyayla kapatılmaya çalışılan cepheler, yapısal sorunu çözmeye yetmiyor.
Ve işte burada önemli bir ders var.. Meydan yalnız başına var olamaz. Çevresiyle birlikte tasarlanmalıdır.
TTM’den Kent Meydanı’na dönüşüm
Bugün Başkan Ahmet Akın, 2005’ten bu yana TTM olarak kullanılan alanı ikinci bir kent meydanına dönüştürmek istiyor. O alan, daha önce Balıkesir’in şehirler arası otobüs terminaliydi. Hafızası var. Yolculukların başlangıç noktasıydı.
TTM’nin kaldırılması ve alanın yayalaştırılması doğru bir adım olabilir. Mesele yalnızca boşalan alana estetik bir tasarım yapmak değil.
Çünkü o alanın hemen arkasında Akıncılar Bölgesi var.
Eski belediye başkanlarından merhum Sabri Uğur, terminali Ayşebacı bölgesine taşırken asıl hedeflerinden biri Akıncılar’daki çöküntü alanını dönüştürmekti. Konutlar, ticari alanlar, sosyal donatılar içeren kapsamlı bir proje hazırlandı. Lansmanlar yapıldı.
Ancak mülk sahipleriyle uzlaşma sağlanamadı. Proje rafa kalktı.
Sonraki başkan İsmail Ok, projeyi tamamen iptal etti. O günden bu yana Akıncılar, metruk yapıları ve dağınık dokusuyla varlığını sürdürüyor.
Bu bölge bir zamanlar küçük sanayi esnafının kalbiydi. Marangozlar, demirciler, oto tamircileri, hırdavatçılar, tornacılar, şunlar bunlar… Yeni sanayi sitesinin açılmasıyla burası boşaldı. Taş yapılar kaderine terk edildi.
Bugün TTM’yi kaldırıp meydan yapmak, Akıncılar’ı görmezden gelerek yapılırsa, yeni proje de eksik kalacak.
Bütüncül bir vizyon mümkün mü?
Yeni meydan trafikten arındırılmış, yayalaştırılmış, yapay değil doğal yeşil dokuyla desteklenmiş, geniş yürüyüş akslarına sahip, kafe, restoran gibi mekanlarla birlikte kültürel alanlarla zenginleştirilmiş bir kamusal alan olabilir.
Ancak çevresindeki yapılar, başta BASKİ binası ve bitişik nizamlı bloklar dönüşmeden bu estetik eksik kalır.
Yeni meydan, restorasyonu süren eski Ordu Evi binaları ve Salih Tozan Kültür Merkezi ile uyumlu bir mimari dil yakalamalı. Taklit bir Avrupa meydanı değil; Balıkesir’e özgü, kentin kimliğini yansıtan bir tasarım ortaya çıkmalı.
Ve en önemlisi, bu proje Akıncılar’ı da kapsamalı.
Metruk yapılar arasından mimari değeri olanlar seçilip restore edilmeli. Sokak sağlıklaştırmaları yapılmalı. Bölgenin en ucundaki Çay Deresi hattı projeye entegre edilmeli. Kültürel ve yaratıcı endüstrilere alan açılmalı.
Merhum mimar Ali Özerk’in yıllar önce Akıncılar için hazırladığı yenileyici ve koruyucu proje çalışmalarının da incelenmesi, geçmiş birikimi geleceğe taşımak açısından değerli olabilir.
Balıkesir’in yeni meydan arayışı heyecan verici. Yarışma yöntemi doğru bir tercih. Ödül miktarı güçlü bir teşvik.
Geçmiş deneyimler şunu gösteriyor: Meydan, sadece zemini granitle kaplanmış boşluk değildir. Meydan, hafızadır. Meydan, sınıfların bir araya geldiği yerdir. Meydan, çevresiyle anlam kazanır.
Eğer proje yalnızca TTM alanıyla sınırlı kalırsa, güzel ama eksik bir iş ortaya çıkabilir.
Akıncılar’ı da içine alan, koruyan, yenileyen, bütüncül bir dönüşüm hedeflenirse, Balıkesir gerçekten ikinci bir kamusal odak kazanabilir.
Bu yarışma, yalnızca bir meydan mı üretecek, yoksa Balıkesir’in merkezini yeniden tanımlayacak cesur bir kent vizyonu mu doğuracak?
Bekleyip göreceğiz.
Selam ederim.