Bizde bir söz vardır, erken öten horozu keserler. Peki, erken çiçek açan ağacı ne yaparlar? Şubat ayının daha ortası gelmeden çiçek açan meyve ağaçlarını gördüğümüzde içimizi bir sevinç kaplar; bahar erken geliyor sanırız. Oysa bu erken sevinç, çoğu zaman büyük bir hayal kırıklığının habercisidir. Çünkü doğada acele eden, bedelini ağır öder. Ağaçlar için bu bedelin adı çoğu zaman zirai dondur.


Ağaçlar neden erken çiçek açıyor?

Meyve ağaçları normal koşullarda kış boyunca dinlenme dönemine girer. Bu dönem, ağacın kendini koruduğu, enerji topladığı ve bahara hazırlandığı doğal bir süreç. Ancak son yıllarda kış aylarında görülen mevsim normallerinin üzerindeki sıcaklıklar, ağaçların bu dinlenme sürecini yarıda kesmesine neden oluyor. Ağaç, birkaç gün üst üste ılık havayı gördüğünde kışın bittiğini sanır ve çiçek açar. Halk arasında bu duruma çok net bir ifade kullanılır: Güneşe aldandı.

Kış ortasında çiçek açan ağaçların temel nedeni iklim dengesinin bozulması. Uzun süren yalancı bahar günleri, gece ve gündüz sıcaklıkları arasındaki farkın azalması ve küresel ısınmanın etkisiyle kış mevsimi ağaçlar için yanıltıcı hale geliyor. Ağaç, takvime değil sıcaklığa bakar. Takvim hâlâ kışı gösterirken, hava birkaç gün baharı hatırlatınca ağaç da baharın geldiğini zanneder. İşte bu zannediş, yani aldanış, çoğu zaman donla sonuçlanır.


Hangi ağaçlar erken çiçek açar?

Her ağaç aynı şekilde davranmaz. Bazı meyve ağaçları genetik yapıları gereği erken uyanmaya daha yatkındır. Özellikle badem, kayısı, erik, şeftali ve bazı kiraz türleri kış sonuna doğru ilk sıcaklık artışına hemen tepki verir. Bu ağaçlar baharın erken geldiğini sanan ilk canlılardır ve bu yüzden de zirai dondan en çok zarar görenlerdir. Elma ve armut gibi türler ise genellikle daha temkinlidir; geç uyanır, geç çiçek açar.

Erken çiçek açan ağaç meyve verir mi? Bu soru her yıl aynı umutla sorulur ama çoğu zaman cevabı hayal kırıklığıdır. Erken açan çiçekler, birkaç derecelik bir soğukta bile zarar görür. Gece sıcaklığı sıfırın altına düştüğünde çiçek yanar, döllenme gerçekleşmez ve meyve tutumu olmaz. Ağaç bahar boyunca yeşil kalabilir, yaprak açabilir, fakat meyve ya hiç oluşmaz ya da çok cılız olur. Yani görüntü aldatıcıdır, ağaç var gibidir ama ürün yoktur.


Zirai don nedir?

Zirai don, hava sıcaklığının bitkilerin dayanabileceği sınırların altına düşmesiyle meydana gelen ve tarımsal üretimi doğrudan etkileyen bir doğa olayıdır. Özellikle çiçeklenme ve meyve bağlama dönemlerinde yaşanan donlar son derece yıkıcıdır. Ağaç uyanmış, çiçeğini açmış ama henüz kendini koruyacak güce ulaşamamıştır. Bu yüzden geç gelen bir soğuk, bir gecede tüm yılın emeğini silebilir.

Son yıllarda yaşanan tablo neredeyse aynı senaryoyla tekrar ediyor. Kış ayları ılık geçiyor, ağaçlar erken uyanıyor, ardından mart ya da nisan ayında ani bir soğuk hava dalgası geliyor. Bu ani düşüş çiçekleri yakıyor, meyve tutumu düşüyor ve rekolte ciddi şekilde azalıyor. Sonuç ise pazarda kendini gösteriyor, sebze ve meyve fiyatları artıyor, üretici de tüketici de zorlanıyor. Geçen yıl yaşanan fiyat artışlarının önemli bir kısmı bu zirai don olaylarının doğrudan sonucuydu.


Erken çiçek ağaçları nasıl koruyalım?

Zirai dona karşı yüzde yüz etkili bir çözüm yok, ancak zararı azaltmak mümkün. Don riski olan gecelerde bahçede kontrollü duman oluşturmak, toprağın gün içinde sulanarak ısı tutmasının sağlanması ve özellikle genç ağaçların örtülerle korunması belirli ölçüde fayda sağlar. Ancak bu yöntemlerin hiçbiri mucize değildir. Asıl önemli olan, ağacı erken uyandıracak uygulamalardan kaçınmak. Özellikle erken budama, ağacın savunmasız hâlde kıştan çıkmasına neden olur.

Bazen en doğru müdahale, müdahale etmemektir. Ağaç erken çiçek açtıysa ve don vurduysa, bunu geri döndürmek mümkün değil. Bu noktada yapılabilecek en sağlıklı şey, ağacı daha fazla strese sokmamak ve gelecek sezonlar için önlem almak. Toprak sağlığını korumak, doğru tür seçimi yapmak ve geç çiçeklenen çeşitlere yönelmek uzun vadede daha etkili sonuç verir.


Bilimsel literatürde bu durum “yalancı bahar”, “erken fenolojik uyanma” ya da “iklim anomalisi” gibi kavramlarla açıklanır. Ama halkın dili daha yalındır ve çoğu zaman daha doğrudur: Güneşe aldandı. Tıpkı erken öten horoz gibi… Doğa da aceleyi sevmez; acele edenin sonu çoğu zaman hüsrandır.

Kış ortasında açan çiçek, her zaman bereketin habercisi değildir. Aksine, çoğu zaman yaklaşan bir riskin habercisi olur. Zirai don gerçeğiyle birlikte düşünüldüğünde, erken çiçeklenme tarım için ciddi bir uyarı. Doğa kendi zamanını bili, ona rağmen öne çıkan, bedelini öder. Ağaç için bu bedel meyvedir, üretici içinse bir yılın emeği.