EY Ahmet Akın! Balıkesir’den binlerce kilometre uzakta bir firmaya nasıl ihale verirsin?

Biz sormuyoruz; AK Parti Milletvekili Mustafa Canbey soruyor!

“Balıkesir benim ailem” diyormuşsun, ama binlerce kilometre uzaktaki bir firmadan et, süt falan alıyormuşsun…

Binlerce kilometreden kasıt, Ağrı – Eleşkirt.

Bin beş yüz – bin altı yüz kilometre ötede.. “Binlerce” deyince Canbey, sınır ötesi oluyor; İran’dan da ötesi, Pakistan, Hindistan, hatta daha uzağı! Uzak Asya coğrafyaları…

Ağrı ise Türkiye Cumhuriyeti’nin bir vilayeti.. Ay yıldızlı bayrağın dalgalandığı bir memleket.

İşte bu memleketin tüccar eşrafından bir vatandaş, Balıkesir Kent Lokantası’nın et- süt alım ihalesine girmiş.. Şartnamede istenen tüm belgeleri dosyalamış, fiyat teklifini sunmuş, en uygun teklifi veren firma olarak kabul edilmiş; ihaleyi almış.

Büyükşehir Başkanı Ahmet Akın, “Balıkesir benim ailem” diyormuş ama, ihale işlerini şehir dışından başkalarına veriyormuş; Balıkesir’in yerli tacirleri dururken, neden dışarıya gidiyormuş bu işler!


***

ASLINDA bu mevzuyu ilk diline dolayan kişi, AK Parti Büyükşehir Meclis Üyesi Mehmet Birol Şahin. Video çekmiş, uzun uzun anlatıyor.. Medyaya da pasladı, “haber yapın” diye. Google haritalardan ihaleyi alan Ağrılı firmanın adresini, konumunu falan da bulmuş; hatta görselleriyle falan “aha işte burası” diyor.

Firma 22 milyon 250 bin TL üzerinden ihaleyi almış. Bu ihale geçen sene yapılmış; Haziran 2025.

Yani neredeyse bir yıl geçmiş üstünden. Bir yıl önceki mevzuyu bugün gündeme getirmenin çok anlamı yok. Etler yenmiş, sütler içilmiş.

Canbey diyor ki: “Kapasitesi tartışmalı bir adrese bu ihalenin verilmesi, akılla vicdanla bağdaşmıyor!”

Firmanın kapasitesini biz bilemeyiz; ama ihale kriterlerine uyduğuna göre, bu işi yüklenebilecek donanıma sahip demek ki. İşin bu kısmı çok önemli değil; zira önceki dönemde de kapasitesi, iş tanımı falan çok tartışılan nice kişi ve işletmeye ne ihaleler verildi…

O dönem Büyükşehir’de muhalefet sıralarında oturan CHP’liler, bugünün AK Partilileri gibi bu işlerin yaygarasını yapmayı beceremiyordu; tutuk, donuk kalıyorlardı. Eleştirmeye, hesap sormaya falan dilleri, etkileri, güçleri pek yetmiyordu.

Neyse.


***

ASIL soru şu olmalı: Geçen yıl yapıldığı tarihle sabit ihaleye kaç Balıkesirli firma katıldı?

Ya da katıldı mı?

Fiyat teklifi veren, ihale dosyasını eksiksiz komisyona sunan Balıkesirli firma var mı?

Ağrı’daki firma işi yüklenmiş.. Her şey kanuna, nizama, kitaba uygun…

“Balıkesirliye neden verilmiyor?”

Balıkesir’de kamu ihalelerine giren firmalar.. Özellikle belediye ihalelerini takip edenler; az çok biliyor ki, hak edişlerini zamanında ve tam olarak alamıyorlar!

“Para yok” yanıtıyla karşılaşmak istemiyorlar. Alacakları için çok uzun süre beklemek zorunda kalıyorlar. Alamayınca icra yoluna başvuruyorlar!

Böyle de bir gerçekliğimiz var.

Dışarıdan giren firmalar bu gerçeğin ayırdında mı, hak edişlerin tahsilinde uzun süreli gecikme olabileceği riskini göze alıyorlar mı, orasını bilemeyiz.

Ama işte “benim esnafım, benim tacirim” dedikleri, böyle bir riskle karşı karşıya kalıyor memlekette.


***

ŞARTLARI yerine getiren her kişi ya da firma bu ihalelere girebilir. “Neden girdin” diye hesap sorulmaz.

Kent Lokantası’nın et ve süt ürünleri alım ihalesini yüklenen Ağrılı firma, eti sütü falan oralardan mı taşıyıp getiriyor buraya; bizim buralardan mı temin ediyor, o kısımla ilgili bilgi yok. Ama Mehmet Birol Şahin’e sorarsanız, ‘bakkal dükkanı’ diye tanımladığı işletmenin bu nakliyeyi yapabilecek kapasitesi bulunmuyor.

Bugüne kadar sorun yaşanmamış, ürünler taşınmış, getirilmiş, teslim edilmiş besbelli. Aradan bunca zaman geçtikten sonra, AK Partili Birol Şahin bu mevzuyu niye gündeme getiriyor?

Aslında asıl amaç, ramazan ayı iftarlarıyla ilgili tartışmaları bu tür gıda ihaleleriyle falan gündemde tutmak. Dört yüz bin kişilik iftar organizasyonunu da güneydoğu taraflarından bir firma yüklenmişti. AK Parti Grup Başkanvekili Yasin Sağay da kendi matematik hesabıyla sadece 200 bin kişilik organizasyon yapıldığını tespit etmiş ve 200 bin kişilik yemeğin dağıtılmadığını ileri sürmüştü.

Büyükşehir Başkanı Ahmet Akın, Sağay’ın Meclis’te dillendirdiği bu mevzuya dair tek kelam etmedi, yanıt vermedi, yalanlamadı; ses çıkarmadı!

Ya da meclis sıralarından “o iş öyle değil canım benim” türü bir çıkış da yaşanmadı.

Yakında iki yıllık çalışmalarını anlatacağı lansmanda, Başkan Akın’ın bu mevzuyu da araya sıkıştırıp neyin ne olduğunu anlatmasını bekler kamuoyu.

Tabi şu da biliniyor; iftar yemeklerini Başkan Akın beğenmemiş.. Suyun içinde yüzen iki parça et ve tek bir patates dilimine ‘dana güveç’ muamelesi yapılmasına sinirlenmiş.

Öyle ya, bu ihaleyi aslında Fırıntaş alacaktı. Önceki yıllarda öyle oluyordu. Yemek organizasyonlarını Büyükşehir’in Fırıntaş’ı yapıyor, şirket para kazanıyordu. Hem de ürün kalitesi vardı.

Bu kere Fırıntaş çırak çıktı; yüklenici firmanın verdiği teklifin üzerinde bir fiyat vermişler. İhaleyi alamadılar.

Oysa Fırıntaş, bu işleri yapan pek çok firmadan daha fazlasına sahip. Personel gücü, üretim potansiyeli, imalathaneleri, nakliye araçları, mutfaklar, depolar, her türlü imkana sahip yani.

Daha düşük fiyat verilebilir, iftar organizasyonları Fırıntaş’ta kalabilirdi.

Ne ki, CHP’li Büyükşehir yönetimi, önceki dönemin AK Partili yönetimi gibi rahat hareket edemiyor. Silkeleneceğini, sorgulanacağını, sonrasında bu işlerden dolayı idari ve adli takiple yüz yüze kalacaklarını düşünüyor.


***

İHALELERDEN açtık madem; şimdi de Balıkesir Toplu Taşıma A.Ş.’nin önceki dönemki bir ihalesine bakalım.

Yücel Yılmaz döneminin kahve markası Balbucks vardı hani. Ahmet Akın ONON Kafe yaptı; Balbucks tarih oldu.

Akçay otobüs terminalinin yanındaki yeşil alana Balbucks Kafe inşa etmişler. İhaleyi alan firma 25 milyon 500 bin lira artı KDV’ye bu işi yaparım demiş. Büyükşehir parayı peşin ödemiş. Ama iş bitmemiş; yüzde 42’sinin tamamlanmadığı tespit edilmiş.

Şimdiki BTT Genel Müdürü Ömür Boyuer, kendinden önceki genel müdürün zaman zaman yaptığı itham ve suçlamalardan muzdarip malum; bu mevzu üzerinden “şimdi yaktım çıranızı” diyerek yargıya gidiyor. Yargı, 13 milyon 973 bin liralık kısmın hakedişe dayanmadığına hükmediyor. Şimdi bu para yükleniciden geri alınacak. Ayrıca mevzuyla bağlantılı çeşitli isimler hakkında suç duyurusunda bulunulmuş, davalar açılmış, onların sonucu bekleniyor.

AK Parti cephesinin gıda ihaleleriyle örselemeye çalıştığı CHP’li Büyükşehir, Akçay’daki Balbucks Kafe inşaatı üzerinden misilleme yapıyor şimdi.

Bu arada Yücel Yılmaz döneminde başlayan ve yarım kalan bu inşaat, imara aykırılık ve yeşil alan işgali gerekçesiyle Edremit Belediyesi’nce yıkılıyor. Ortada daha büyük bir kamu zararı var yani.


***

BELEDİYELİK bir mevzuda, Milletvekilinin durumdan vazife çıkarıp yerel yönetimi örselemesi, bir diğer vekilin de durumdan vazife çıkarıp misilleme yapmasına neden oluyor.

Bu kere CHP Milletvekili Serkan Sarı devreye giriyor. Gıda ihalelerinin kanuna, mevzuata uygunluğundan girizgahla, BTT’nin davasına getiriyor konuyu

“Yarım işe tam ödeme yapmışsınız, n’abeeer” sinyali çakıyor!

Bitmediği halde parası peşin ödenen yapıyı gündeme getirip, 13.9 milyonluk kısmın hukuksuz ödeme olduğunu söylüyor. Akabinde, “devam eden süreçle birlikte yaklaşık 30 milyon liralık kamu zararı söz konusu!” diyor.

Ayrıca AK Parti iktidarında kamu ihale yasasınıhn tam 206 kez değiştirildiğine vurgu yaparak, Bir yasa bu kadar sık değişiyorsa ya ciddi bir sorun vardır ya da isteğe göre eğilip bükülüyordur” eleştirisini de notlarına ekliyor.


***

TÜM bu içerikten ne sonuç çıkaralım?

Bir atasözümüz var:

Tencere dibin kara, seninki benden kara…

Ya da: Kendi gözündeki merteği görmez, elin gözündeki çöpü görür!

Dahası da var:

İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır!

Durum budur.

Selam ederim.