Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Emekliler Haftası kapsamında Değirmenboğazı’nda emeklileri buluşturan renkli bir organizasyona imza attı. Doğayla iç içe geçen etkinlikte emekliler yemeklerini yedi, sohbet etti, müzik eşliğinde eğlendi. Ahmet Akın ve eşi Arbil Akın da emeklilerle bir araya gelerek ev sahipliği yaptı. Fotoğraf kareleri, sıcak sohbetler ve neşeli görüntülerle doldu.
CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı da davul sesini duyunca ritme ayak uyduran isimlerden biri oldu. Emeklilerle birlikte çiftetelli oynadı, halaylara eşlik etti. Ortaya samimi ve renkli görüntüler çıktı.
Emeklilerin böylesi organizasyonlarla bir araya gelmesi elbette değerli. Çünkü insan hayatının her döneminde sosyal bağlara, dayanışmaya, birlikte vakit geçirmeye ihtiyacı var. Özellikle yıllarca çalışmış, üretmiş, ailesi ve toplumu için emek vermiş insanların hayatın dışında kalmaması gerekiyor.
Tabi iş sadece birkaç saatlik piknik organizasyonuyla bitmiyor.
***
Balıkesir, Türkiye’nin ‘emekli kentleri’ listesinin başında. Hatta nüfus yapısı dikkate alındığında Türkiye’de emekli nüfus oranı en yüksek şehirlerden biri olduğunu söylemek mümkün. Bu nedenle emekliler konusu Balıkesir için sıradan bir sosyal etkinlik başlığından çok daha büyük anlam taşıyor.
Bendeniz de bu kitlenin içindeyim. On bir yıllık emekli olarak az çok kıdemli sayılırım. Fakat emeklilik demek, hayatın kenarına çekilip gün saymak anlamına gelmiyor. Pek çok emekli hâlâ çalışıyor, üretmeye devam ediyor. Çünkü bugün Türkiye’de emekli maaşıyla hayatını sürdürebilmek her geçen gün daha zor hale geliyor.
Birçok emekli için mesele artık yalnızca sosyal faaliyetlere katılmak değil; temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek.
Markete gidiyorsunuz, fiyatlar karşınızda duruyor. Bir kilo et almak ciddi bir hesap işi haline gelmiş. Peynir, zeytin, sebze, meyve… Günlük mutfağın temel ihtiyaçları bile emeklinin bütçesinde büyük yer kaplıyor. Çoğu zaman mutfak masrafını karşılamıyor; bütçe açık veriyor. Ev kendisinin olsa bile, alınan maaşla ay sonunu getirmek kolay değil.
Emekli vatandaş artık kampanya takip ediyor, indirim kolluyor, alışveriş listesini küçültüyor. Ulaşım masrafından kurtulmak için yürüyebildiği kadar yürüyor. Yaş ilerledikçe sağlık sorunları da hayatın önemli bir parçası oluyor. Hastane koridorları, poliklinik sıraları, ilaç katkı payları derken emeklinin bütçesi daha da zorlanıyor.
Oysa bu insanlar yıllarca çalıştı. Üretti. Vergisini verdi. Çocuklarını yetiştirdi. Topluma katkı sundu. Bu ülkenin bugünlere gelmesinde onların emeği var.
Geri kalan ömürlerinde biraz huzur, biraz sosyal hayat, biraz mutluluk istemeleri çok mu fazla?
***
Geçtiğimiz yıl Türkiye’de “Emekliler Yılı” ilan edilmişti. Fakat birçok emekli için o yıl, hayat şartlarının daha ağır hissedildiği bir dönem olarak hafızalara kaldı. Emeklilerin ‘yıldığı’ bir yıl oldu!
Ahmet Akın’ın Değirmenboğazı’ndaki etkinlikte söylediği “Emekliler Haftası Türkiye’de bir hafta, Balıkesir’de 365 gün” sözü önemli bir iddia ortaya koyuyor.
Peki bu 365 gün nasıl değerlendirilecek?
Emekli vatandaş için yıl boyunca ne yapılacak?
Bir emekli kahvesi açmak elbette kötü bir fikir değil. İnsanların oturup sohbet edeceği, nefes alacağı alanlar önemli. Ancak emekliyi yalnızca çay içip vakit geçirecek bir kitle olarak görmek büyük eksiklik olur.
Emeklilerin hayat tecrübesi, mesleki birikimi, sosyal hafızası çok büyük bir değer taşıyor.
Balıkesir’de emeklileri kent yaşamının aktif bir parçası yapacak projeler üretilebilir.
Emekli sanat atölyeleri kurulabilir. El becerilerini değerlendirecek çalışmalar yapılabilir. Emekli koroları, müzik grupları, halk oyunları ekipleri oluşturulabilir. Kültür gezileri, tarih ve doğa yürüyüşleri, sağlık kampları, eğitim programları düzenlenebilir.
Yıllarca farklı mesleklerde çalışmış insanların deneyimlerini gençlerle buluşturacak projeler hazırlanabilir.
Bir öğretmen emeklisinin bilgisi, bir ustanın tecrübesi, bir esnafın hayat birikimi bu şehrin hafızasıdır.
***
Balıkesir Kent Konseyi açısından da önemli bir alan burası. Emekli Meclisi daha etkin hale getirilebilir. Emeklilerin sadece sorunlarını konuşan değil, çözüm üreten, proje geliştiren, kente katkı sunan bir yapıya dönüşmesi sağlanabilir.
Çünkü emekli vatandaş, hayatın kenarında bekleyen biri değildir.
Hâlâ üreten, paylaşan, öğrenen, öğreten bir toplumsal güçtür.
***
Ama Balıkesir gerçekten “emekli şehri” olacaksa, bunun karşılığı yılda bir yapılan piknik fotoğraflarıyla değil; emeklilerin yaşam kalitesini artıran, onları sosyal ve kültürel hayatın içinde tutan kalıcı projelerle gösterilmeli.
Piknik bitti, masalar toplandı, fotoğraflar paylaşıldı, güzel anılar kaldı. Peki geriye emeklinin hayatında ne kaldı? Birkaç saatlik eğlence mi, yoksa 365 güne yayılan gerçek bir sosyal destek mi? Ölçü, pikniğe kaç kişinin katıldığı, kaç kişinin eğlendiği değil, kaç emeklinin kendini yalnız hissetmediği, kaçının yaşamın içinde kaldığı olmalı.
Büyükşehir Belediyesi, Balıkesir’de yaşayan emekli vatandaşları yaşamın içinde diri tutacak başka projeler geliştirmeli.
Selam ederim.