Şehir merkezinden OSB yoluna, kırsaldan ana arterlere kadar bozuk asfalt, çukurlar ve geçici yamalar Balıkesir’de günlük hayatın parçası haline geldi. Vatandaş kalıcı çözüm beklerken, sahadaki tablo ile yapılan açıklamalar arasındaki fark büyüyor.
Balıkesir’de son yıllarda en çok konuşulan ama en az çözülen sorunların başında yollar geliyor. İl merkezinde cadde ve sokakların büyük bölümü uzun süredir gerçek bir bakım görmediği için asfalt artık bir kaplama olmaktan çıkmış, parçalanmış bir zemin haline dönüşmüş durumda.
Derin çukurlar, çökmeler, araçları zıplatan düzensiz yükseltiler ve gelişigüzel yapılan yamalar, sürüş konforunu ortadan kaldırdığı gibi sürüş güvenliğini de ciddi biçimde tehdit ediyor. Günlük hayatın olağan bir parçası haline gelen bu bozuk zeminler, Balıkesirlilerin adeta kaderi gibi görülmeye başlandı.
***
Sorun yalnızca kenar mahallelerle sınırlı değil. Şehrin merkezinde ana arterlerde de tablo farklı değil. Şehrin en bilinen noktalarından Vasıf Çınar Caddesi gibi yoğun kullanılan güzergâhlarda bile baştan sona yenilenmiş, bütüncül bir asfalt çalışması görmek neredeyse mümkün değil. Araç sürücüleri, bozuk zeminden kaçmak için şerit içinde manevra yapmak zorunda kalıyor, bu da trafiği ayrıca tehlikeli hale getiriyor. Asfaltın içinden yükselen altyapı kapakları ya da çukurda kalan rögar seviyeleri ise hem araçlara zarar veriyor hem de kazalara davetiye çıkarıyor.
***
Büyükşehir yönetimi zaman zaman yeni asfalt plentlerinden, üretim kapasitesinden ve teknik imkânlardan söz ediyor. Ancak sahadaki gerçeklik ile bu açıklamalar arasında belirgin bir uyumsuzluk göze çarpıyor.
Güney Marmara’daki bazı ilçelerde, özellikle Gönen’de yapılan asfalt çalışmalarına ilişkin görüntüler ve haberler kamuoyuna servis edilirken, Balıkesir il merkezinde aynı yoğunlukta ve aynı ölçekte bir çalışma vatandaş tarafından görülmüyor. Günlük yaşamın geçtiği sokaklar ile basın bültenlerinde anlatılan şehir arasında ciddi bir fark oluşmuş durumda.
***
Yakup Şevki Paşa Caddesi’nden Organize Sanayi Bölgesi’ne uzanan Savaştepe Caddesi hattı, bu sorunun en somut örneklerinden biri. Her gün yüzlerce ağır tonajlı aracın kullandığı bu güzergâh, üretim ve sanayi açısından kritik öneme sahip olmasına rağmen uzun süredir ciddi bir bakım görmemiş görüntüsü veriyor.
Yol yüzeyi yer yer parçalanmış, çukurlar derinleşmiş durumda. Özellikle OSB’ye geçişi sağlayan tek şeritli viyadüğün bağlantı noktalarındaki bozulmalar, hızla seyreden sürücüler için tehlikeli bir risk alanı oluşturuyor. Aynı şekilde Dokuma Yolu bağlantısının durumu da uzun süredir eleştiriliyor.
***
Şehir merkezinde olduğu gibi kırsalda da uygulanan yöntem çoğunlukla geçici yama şeklinde. Çukurlar dolduruluyor ancak yeterli presleme yapılmadığı, silindirle sıkıştırmanın çoğu zaman eksik kaldığı görülüyor. Yağmurun ardından bu yamalar kısa sürede dağılıyor, içindeki mıcır yola saçılıyor ve yeni bir tehlike unsuru haline geliyor. Bu tablo, planlı ve kalıcı bir bakım anlayışından çok günü kurtarmaya yönelik uygulamaların öne çıktığını düşündürüyor.
Kırsal mahallelerde ve bazı sokaklarda tercih edilen parke taşı uygulamalarında da benzer bir durum söz konusu. Alt dolgunun yetersiz olması nedeniyle zemin kısa sürede çöküyor, taşlar gömülüyor ve yüzey bozuluyor. Yapılan iş kısa vadede bir görüntü sağlasa da kalıcı bir çözüm üretmiyor. Sonuçta hem kamu kaynağı kullanılıyor hem de vatandaş kısa sürede yeniden bozuk bir yol ile karşı karşıya kalıyor.
***
Karayolları sorumluluğundaki şehirlerarası bağlantı yollarında da benzer şikâyetler dile getiriliyor. Sürücüler, Manisa ya da Bursa sınırından Balıkesir’e geçildiği anda yol kalitesindeki farkın hissedildiğini söylüyor. Daha düzgün ve konforlu bir zeminden, yamalarla ayakta tutulan bir asfalta geçiş, Balıkesir’in ulaşım altyapısında planlı bakım eksikliğine işaret eden bir başka gösterge olarak öne çıkıyor.
***
ŞEHRİ SARIP SARMALAYAN ÇÖP KOKUSUNA ÇÖZÜM ÜRETMİYORLAR!
Yolların yanı sıra şehirde yoğun şekilde dile getirilen bir başka sorun da çöp kokusu. İlçeler ve merkezden toplanarak Gökköy depolama sahasına taşınan atıklardan yayılan ağır koku, çevre mahallelerin ötesine geçerek geniş bir alanı etkiliyor. Yıldız, Gaziosmanpaşa, Gökköy çevresi ve TOKİ konutlarının bulunduğu bölgeler bu durumdan doğrudan etkilenirken, rüzgârlı günlerde kokunun şehrin daha uzak noktalarında bile hissedildiği belirtiliyor. Bu soruna ilişkin kamuoyuna yansıyan kalıcı ve kapsamlı bir çözüm çalışmasının görünür olmaması, eleştirileri artırıyor.
***
Ortaya çıkan tablo, belediyeciliğin en temel hizmet alanları olan yol bakımı, temizlik ve çevre yönetimi konularında ciddi bir memnuniyetsizlik olduğunu gösteriyor.
Vatandaşın günlük yaşamını doğrudan etkileyen bu başlıklarda yaşanan aksaklıklar, yerel yönetimlerin önceliklerini sorgulatan bir noktaya gelmiş durumda. Gösterişli projelerden önce düzgün asfalt, güvenli yollar ve yaşanabilir bir çevre beklentisi her geçen gün daha yüksek sesle dile getiriliyor.
Balıkesir’in ihtiyacı olan şey geçici yamalar değil, planlı, programlı ve periyodik bakım anlayışı.
***
Merak ediyorum; Büyükşehir’in büyük salonlarında oturup şehir adına karar veren Meclis üyeleri bu anlattıklarımızdan habersiz mi? Onlar bu şehirde yaşamıyor mu?
Sorumlu daire başkanları, müdürleri, amirleri falan.. Hani ‘sorumlu’ diyoruz ya... Görmüyorlar mı, duymuyorlar mı, yaşamıyorlar mı?
Büyükşehir Başkanı Ahmet Akın ve dahi ilçe belediye başkanı arkadaşlar, makam araçlarıyla oraya buraya giderken, arabanın camından şöyle bir dışarıya bakma gereği duymuyorlar mı?
***
VARSA YOKSA İMAR...
Altyapı yetersizliğini yıllardır yazıyoruz. “Altyapı, altyapı” deyip duruyorlar ama, bir yağmurda şehirde hayat durma noktasına geliyor. Cadde ve sokaklarda gölcükler, taşkınlar oluşuyor.
Temizlik konusunda titizlenmeyen, bu işi konteyner boşaltma rutinine bağlayan bir belediyecilik anlayışı hakim. Konteyner dedim de, onu da yarım yamalak yapıyorlar. Meselâ bizim köydeki konteyneri çöp aracına bağlayıp boşaltmak zor geliyor arkadaşlara; üst kısımdaki birikmiş birkaç poşeti alıp geri kalanını bırakıyorlar.
Bu durum hep böyle; bir iki değil, sürekli aynı şey...
***
Gözleri imardan başka bir şey görmüyor! Satılacak arsalar, imar değişikliklerinden elde edilecek gelir, kat artışları, plan tadilatları, imar rantı falan filan.
Sürekli olarak imar konuşuluyor bu şehirde. Meclis gündemlerinin üçte ikisi imarla ilgili.. Tabi şehrin bayındırlığı anlamında bir imar mevzusu değil bu; kazanca dayalı bir imarcılık anlayışı... Bir anlamda gayrimenkul uzmanlığı!
Selam ederim.