AV. YILMAZ SİMAV / Balıkesir Belediyesi eski Başkan Yardımcısı
Üniversite bünyesindeki Tıp Fakültesi Hastanesi şehir merkezine 18 kilometre mesafededir. Kent ölçeğine göre bu uzaklık çok fazladır. Mesafenin sebep olduğu zorluk ve olumsuzlukların bir türlü üstesinden gelinememektedir. Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi de şehir merkezinden aynı şekilde 18 kilometre uzaklıktadır. Ancak bu boşluk kısa sürede konut ve binalarla doldurulmuştur. Kurulan kooperatifler konut üretimini hızlandırmış, yapılar üniversitenin yakınlarına kadar gelmiştir. Sonuçta fakülte hastanesinin yakınına kadar raylı sistem sokulmuş ve ulaşım sağlanmıştır.
Bizde böyle bir gelişme asla olamaz. Mevcut arazi tarım arazisidir. Yetersizlikler yaşanır, sonuç alınamaz.
Tıp Fakültemize ulaşım, toplu taşıma olarak minibüsle yapılmaktadır. Raylı sistem ise mesafe sebebiyle ekonomisini kurtaramamaktadır. Halkımız otobüsle ulaşım konforundan mahrumdur. Görülmüş şey değil! Mesai saatleri dışında toplu ulaşım yoktur; refakatçiler yüksek taksi ücreti ödemek zorundadır. Balıkesirli bir dekan, “geceleri in cin top oynuyor, güvenlik yok” deyip İstanbul’a kaçmıştır.
TIP FAKÜLTESİNİN YERİ İKİNCİL BİR TERCİHTİR
Karar öncesi merkezde bir yer olsun istenmiş, bazı çalışmalar yapılmıştır. Ayrıntıya girip isim vermeyeyim; şehrin söz sahibi ileri gelenleri arsa aramışlar, bulduklarını incelemişlerdir. Şu kadarını söyleyeyim ki dönemin rektörü, üniversitenin merkez yerleşkeyle irtibatının artması için hastanenin oraya yapılmasını çok arzu etmiştir. Uygun arsa sahibi kamu kurumu karşı çıkmıştır. “Madem devletin işi, arsayı da devlet bulsun” anlayışıyla hareket edenler olmuş; ikincil bir tercih olarak hastane yerleşkeye konuşlandırılmıştır. Birinci tercihle bir olabilir mi? Hastane işi ne uzamakta ne de kısalmaktadır. Problemleri sırtında taşıyarak gereken binaları da edinememektedir.
NEDENSE İZMİR YOLU–BİGADİÇ YOLU KAVŞAĞINDAKİ BİR ARSA HEYETE BİLDİRİLMEMİŞTİR
Burası şehir merkezine çok uzak olmayan, raylı sistemin ekonomik olarak çalışabileceği, Milli Emlak elindeki bir arsadır. 200 dönüm, yani 200 bin metrekare yüzölçümündedir. Belirttiğimiz kavşakta, konunun çözümüne katkı sağlayacak nitelikte bir yerdir. Ağaçlandırma sahasıdır. Milli Emlak burayı üçüncü bir şahsa satmıştır; bir nevi yeşil alandır. Ancak büyük bir anlayış gösterilmiş ve iskâna açılıvermiştir. Poliklinik ek binası yapmak için burası çok müsaittir.
Mülk sahibinin de yararı vardır. Hastane ünitesi buraya yapılırsa kanalizasyon, elektrik ve şehir suyu kolayca gelir. Arsanın kalanı kıymetlenir. Mülk sahibi gördüğü büyük anlayışın bir miktarını, arsayı alacak hayırsevere de gösterirse mesele kalmaz.
Fakülte hastanesinin gelişmesi için kimi hayırsever zenginlerimiz çeşitli türlerde yardımlar yapmaktadır: cihaz almak, bina yapmak gibi. Ancak artık bu yazımdan sonra, onların belirttiğim mevkide bir poliklinikler binası yapmaları, öncelikle arsasını temin etmeleri, halkımıza bir umut ışığı olacaktır. Gerisi gelecektir. Halkımız “Bir tuğla da sen koy” kampanyasıyla o arsa üzerine bina yapılmasını da sağlar. Bu işe gönül vermiş Balıkesir sevdalısı arkadaşlarımın meydan okumalarını bu yazıma yansıttım.
Kent sakinleri Atatürk Şehir Hastanesinden genelde memnunmuş. (Burada yeni Başhekim Murat Gök’ü kutluyorum.) Fakülte Hastanesinden de memnun olmak onların doğal hakkıdır. Devletimizin ne yapıp edip sonuç getirici icraatını ortaya koymasını bekliyoruz.